Sigara içmek, kişilerin kendi iradesiyle benimsedikleri bir davranış biçimidir, bu nedenle erken ölümlerin en ”önlenebilir” nedeni denilebilir. Ülkemizde neredeyse nüfusun % 44’ü sigara kullanıcısı. Bu yüzden de ülkemiz için en önemli toplum sağlığı sorunlarından biri sigara alışkanlığı olmaktadır. Sigarada bulunan nikotin, kokain ya da amfetamin kadar güçlü bir uyarıcı maddedir. Sigara tiryakisine AKCİĞER GRRAFSİNDE SOL HİLER BÖLGEDEN PERİFERE UZANAN HOMOJEN GÖLGE KOYULUĞU ATELEKTRAZİ? MASS? TBC? KONTRASTLI TORAKS BT İ,STENDİ. sürekli sigara içme isteği veren şey de ‘Nikotin’ denilen bu maddedir. Sigara içimiyle içen kişide kalp hızında artma tansiyonda yükselme soluk alıp vermede hızlanma olur ve bu etki ortalama yarım saat civarinda kaybolur. Bu, başlangıçta insana doping etkisi yapar. Bu nedenle sigara içenlerde nikotin ihtiyacı oluşmaya başlar ve bu da bağımlılığa yol açar.

Sigara, yaklaşık 4000 çeşit toksik madde içermektedir. Bu maddelerin bazıları ve vucudumuza etkileri şunlardır:

Nikotin; bağımlılık yapar, kalp damar rahatsızlığına yol açar, karbon monoksit oksijenin alyuvarlara bağlanmasını bozar , oksijen düşüklüğüne bağlı yorgunluk yaparken arsenik, hidrojen siyanür, DDT, benzen, vinil klorur, krom nikel, polomyum, radon kanserojen etkisi olan maddelerdir.

Sigara içerdiği maddeler nedeniyle neredeyse tüm vucudumuza zarar vermektedir.

Solunum yollarında meydana gelen değişiklikler

Kronik bronşit ve alerjik solunum yolları hastalığı riski solunum yollarındaki hücrelerin fonksiyonunun bozulmasına bağlı olarak gelişir. En önemli zararı akciğer kanseridir. Akciğer kanserlerinin % 90’ına yakını sigaraya bağlı olarak gelişmektedir.

Santral sinir sisteminde meydana gelen değişiklikler

Her nefes sigara yaklaşık 100.000 beyin hücresini öldürür. Sigara içmeye devam eden kişinin zaman içinde beyin damarlarında daralma ve tıkanmalar meydana gelir. Buna bağlı olarakta felç gelişme riski artar. Karbonmonoksit içeriğine bağlı yorgunluk hissi oluşur.

Kalp ve Damarlarda meydana gelen değişiklikler

Sigara erken damar takınıklığı yapar hatta Burger hastalığı denilen uzuv kaybına yol açan hastalık % 100 sigara ile ilişkilidir. Kanda kolesterol seviyesini arttırır, hipertansiyona yol açar. Kalp hızında artış ve kalp krizine yakalanma olasığını ateroskleroza bağlı arttırır.

Sindirim sisteminde meydana gelen değişiklikler

Asit salgısını arttırmaya bağlı gastrit, mide ülseri, duedonum ülseri, ağız. dudak, yemek borusu, mide safra kesesi, pankreas kanseri gelişmesi ihtimalini arttırır.

Üreme ve boşaltım sisteminde meydana gelen değişiklikler

Cinsel isteksizlik, kısırlık riskini arttırır, gebe kadınlarda düşük yapma riskinde, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma ihtimalini arttırır. Ayrıca servix kanseri, mesane kanseri, böbrek kanseri riskini arttırır.

Bunun yanı sıra saçlarda çabuk dökülme cilt renginde soluklaşma, erken kırışıklık, selülit, tırnaklarda çabuk kırılma dişlerde ve parmaklarda sararma gibi yan etkileri de mevcuttur. Bu olumsuz etkiler aktif içiciler kadar olmasa da başkalarının içimine bağlı olarak maruz kalınan pasif içicilik durumunda da oluşabilir.

Sigara içiminin bırakma süresiyle azalacak olumsuzluklar kısaca şunlardır; 20 dakika sonra kan basıncı ve vucut sıcaklığı düzelmeye. 8 saat sonra kandaki karbon monoksit düzeyi normale inmeye başlıyor. 24 saat sonrasında kalp krizi riski azalmış oluyor. 3 ay içerinde de kan dolaşımı iyi yönde düzelmeye başlıyor, akciğerlerin fonksiyon kapasitesi % 30’a varan oranda artıyor. 1-9 ay içinde öksürük, sinüslerdeki tıkanıklıklar, bitkinlik ve nefes darlığı azalıyor; 1 yıl sonra kalp-damar hastalıkları riski, sigara içen kişilerin yarısına iniyor. 5 yıl sonra felç riski, sigara içmeyen birininkine eşit duruma geliyor. 10 yıl sonra akciğer kanserinden ölme riski, sigara içmeye devam eden birisinin yarısı kadar oluyor. Ağız, gırtlak, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri riski azalıyor. 15 yıl sonra kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski, sigara içmeyen birininkine eşit duruma geliyor.

KOAH Riskinden Korunmak İçin Sigarayı Bırakın

Sigara İçimi, hastalığın en önemli nedenidir. Ülkemizde erişkinlerin yaklaşık yarısı sigara içmektedir. Sigaraya başlama yaşı, dumanın yoğunluğu, günlük ve toplam içilen miktar hastalığın gelişimini etkilemektedir. Anne ve babası sigara içen çocuklarda solunum sistemi hastalıklarına ve kronik bronşite daha fazla rastlanır. Otuz yaşından sonra akciğer kapasitesi her yıl azalmaya başlar. Sigara içenlerde bu oran çok daha fazladır; ancak sigaranın bırakılması ile akciğer kapasitesindeki bu azalma yavaşlamaktadır. KOAH gelişiminden % 80-90 oranında sigara içiminin sorumlu olduğu, sigara içmeyenlere göre KOAH gelişme riskinin 9.7-30 kat arttığı, KOAH nedeniyle gerçekleşen ölümlerin erkeklerde % 85’inden, kadınlarda ise % 69 undan sigara içiminin sorumlu olduğu bildirilmiştir. İçilen sigara miktarı ile akciğer fonksiyonlarındaki kayıp arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır.

Pasif sigara içiciliği : Sigara içmeyenlerin, özellikle de çocukların sigara içilen bir ortamda dumana maruz kalmasıyla, bu kişilerde ileri yaşlarda astım ve KOAH başta olmak üzere solunum sistemi hastalıkları görülür.

Haftada 40 saatten fazla ve 5 yıldan uzun süreli sigara dumanı maruz kalmanın KOAH gelişim riskini % 50 oranında artırdığı bilinmektedir.


Ankara Göğüs Hastalıkları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!