Gözü çevreleyen konjonktiva tabakası ile göz kapaklarını içten çevreleyen konjonktiva tabakalarının değişik etkenler neticesinde birbirine yapışmasıdır. (Glob ve göz kapakları arasında yapışıklık oluşmasıdır.) Gözde ve kapaklarda hareket kısıtlılığına ve fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Semblefaron oldukça nadir bir durum olsa da eğer meydana gelirse ciddi bir durumdur. Kapak ve Bulbus konjonktivasının membranöz konjonktiviti, Alkali veya Asit yanıkları, Steven-Johnson Sendromu, Benign oküler pemfigoid ve Konjonktiva travmaları sonrası oluşabilir. Göz ve kapak hareketlerinde kısıtlılık ve gözde aşırı kuruluk bulunur.Ateş ve başağrısı görülebilir.

SEMBLEFARON NEDEN OLUŞUR ?

Atopik Keratokonjonktivit: Astım da dahil olmak üzere ve alerji için kullanılan bazı ilaçlar, nezle, dermatit ve egzama. Trichiasis: Kirpiklerin göz küresine doğru yanlış yönlenmiş olması. Toksik Epidermal Nekroz (TEN) Çeşitli enfeksiyonlar ve ilaçların kullanılmasıyla ilgili sorunlar. Stevens-Johnson sendromu, Kimyasal yanıklar, Muköz membran pemfigoid, Sarkoidoz, Epidermolizis büllöza gibi nedenlerden dolayı oluşabilir. Semblefaronun önlenmesinde akut evrede "Sembleferon Halkası "takılması faydalı olmaktadır. Cerrahi tedavisinde ise bukkal mukoza greftleri ve amniyon membran uygulaması kabul edilen yaklaşımlardır. Oral mukoza grefti dudaktan veya yanaktan alınabilir. Mümkün olduğunca ince bir grefon elde edilmelidir. Greft oküler yüzeye emilebilen sütürlerle veya doku yapıştırıcılarıyla yerleştirilir ve yüzeye oturması için bir akrilik sembleferon halkasının kapak içine yerleştirilmesi önerilmektedir. Bu tedaviye ilişkin ilk çalışma;1940 yılında Amerika'da Dr:Rotth tarafından rapor edildi;İnsan amnion zarı kullanımı ile; ilk 1990'larda (oküler yüzey kusurları ve anormalliklerin çeşitli tedavisinde) amniyon zarı transplantasyonu uygulama çalışmaları yapıldı. Hepinize sağlıklı ve mutlu günler dileğiyle..


Kıbrıs Göz Hastalıkları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!