Safra kesesindeki safrada çözünmüş olarak bulunan katı maddelerin birleşerek taş haline gelmesi ile safra kesesi taşları oluşur. Bu çözünmüş olan maddeler şunlardır; bilirıbin(alyuvarların yıkım ürünü),safra tuzları, fosfolipidler ve kolestrol.

Başlıca iki çeşit safra kesesi taşı vardır. Bu pigmentbilirubindir, safraya rengini veren maddedir. Pigment taşları da ikiye ayrılır, siyah pigment taşları, kahverengi pigment taşları. Bizim ülkemiz de daha gelişmiş ülkelerde de beslenme alışkanlığına bağlı olarak kolestrol taşlarını daha çok görüyoruz. Siyah pigment taşları ise bazı kan hastalıklarında daha sıktır. Kahverengi pigment taşları az gelişmiş ve hijyenin kötü olduğu ülkelerde bakterilere bağlı olarak daha sık görülmektedir. Safra kesesinde taş var ama şikayet yok ne olur: Şikayetiniz yoksa ömür boyu bu şekilde kalabilir, yani bir şey olmayabilir. Ama belirti veriyorsa (ağrı, hazımsızlık vb) istenmeyen ciddi sorunlar (komplikasyon) ortaya çıkabilir. Şikayet oluşturmayan (asemptomik) safra kesesi taşları genellikle diğer nedenlerle karın ultrasonografi ya da tomografisi yapılırken tespit edilir. Belirtisiz (asemptomatik) safra kesesi taşlarının her sene %3-5 isemptomatik (belirti verir) hale gelir. 20 sene içinde yaklaşık üçte biri semptomatik olur. Safra kesesi şikayete, ağrıya neden olmasada alınması gereken kişiler; Yaşlı ve diyabeti olanlar; bunlarda komplikasyon (istenmeyen bir durum) gelişirse sonuçları diğer sağlıklı bireylere göre daha ağır olur. Uzun bir zaman sağlık hizmetine ulaşamayacak olanlar;kışın ulaşımın kapandığı bölgelerde oturanlar,gemi mürettebatı,astronot vb. Porselen safra kesesi olanlar;bu insanların safra kesesi duvarı kalsifiye olmuştur,kese filmlerde ve bilgisayarlı tomografide yumurta kabuğu gibi görünür.Bunlarda safra kesesi kanseri gelişme riski artmıştır(premalign).Safra taşı 3 cm den büyük ya da 0,5 cm küçük olanlar. Özellikle küçük taşlar safra yoluna düşerek sarılık kya da akutpankreatite neden olabilir. Genç erişkinler; uzun yıllar içinde kanserleşme riskini artabileceğine dair endişeler mevcuttur. Safra kesesi taşı belirtileri : Tekrarlayan karın ağrısı atakları ; karnın sağ üst kısmında ya da göbek üzerindedir(epigastrik), sıklıkla sağ kürek kemiğine doğru yayılır.Ağrı genellikle ağır yemeklerden sonra başlar,yavaş yavaş artar ve kesilmeden birkaç saat sürer (bilier kolik). Bulantı ve kusma,ağrıya eşlik edebilir.Karında şişkinlik ve geğirme gözlenebilir.

Kapalı Safra Kesesi Ameliyatı: Bu safra kesesi ameliyatı açık ameliyatta kullanılan aletlerden daha farklı , daha uzun aletlerlke yapılır.Karın içi önce karbondioksit(CO2) ile şişirilerek bir çalışma sahası oluşturulur.Kullanılan aletlerin çapına göre 0,5-1 cm lik deliklerden bu uzun aletler ve bir teleskop içeriye yerleştirilir. Bazen 3 bazen 4 bazen de tek delikten işlem gerçekleştirilir.Ama delik sayısı azaldıkça içerdeki işlem zorlaşır.İçerisi yine teleskop yardımıyla aydınlatılır.(fiberoptik kablolarla dışarıdaki güçlü ışık kaynağından içeri ışık aktarılır).Monitöre bakarak safra kesesinin tamamı,bu uzun aletlerle çalışılarak çıkarılır. Sadece taşlar çıkarılmaz, böyle bir yöntem günümüzde kullanılmamaktadır.Çünkü safra kesesi zaten hastadır,sadece taşları aldığımızı varsayarsak bile, bir süre sonra yeniden oluşacaktır.Delik sayısını dert edenlere şunu açıklayalım,bu ameliyat cildi delmeden de yapılabilmektedir,nasıl mı , ağızdan (midenin içinden),rektumdan ya da vajenin içinden,böylece ciltte hiç ameliyat izi kalmamaktadır.

Açık Safra Kesesi Ameliyatı: Göbek üstünden orta hattan yada sağ kaburgaya yayının alt kısmından kesilerek yapılır.Günümüzde mecbur kalmadıkça sırf safra kesesini almak için bu şekilde ameliyat pek yapılmaz olmuştur.Kapalı safra kesesi ameliyatı yapılırken kesenin fazla iltihaplı olması ve anotomik yapıların belirlenmemesi durumunda açık ameliyata geçilir.Ciddi akciğer (astım gibi) ve kalp hastalığı olanlarda da açık ameliyat tercih edilebilir.

Op. Dr. Sezgin Aksoy


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!