Sıçanlarda kıl foliküllerinden elde edilen mezenkimal papilla hücreleriyle erişkin deride yeni kıl folikülü oluşturulabileceği daha önce gösterilmişti. Kemiricilerde yapılan bu deneylerde kültür edilmiş, yani laboratuarlarda çoğaltılmış dermal papilla hücreleri, hem deney ortamlarında hem de deri altına enjekte edildikten sonra bir araya gelebiliyor ve farelerde yeni kıl kökü oluşumunu başlatabiliyor yani deriden yeni kıl çıkabiliyordu.

İnsan hücrelerinde deriye enjekte edildikten sonra hücrelerin birleşerek kümelenmesi, öbeklenerek bir yeni kıl oluşturacak nüve teşkil etmesi maalesef henüz görülmeyen bir fenomen. İnsan derisine enjekte edilen dermal papilla hücreleri dağılarak, yeni kılı oluşturacak bir yapıyı oluşturamadan yok olmakta ne yazık ki ..

Saç klonlamadaki en önemli problem, laboratuvar ortamında üretilen yani kültüre edilmiş saç folikül hücreleri, üretimleri sonrasında farklılaşma göstererek kök hücreler gibi farklı türde hücrelere, değişik rollere sahip bağ doku hücrelerine dönüşebiliyorlar. Bu yüzden saç folikül hücrelerinin deri yaralanması ya da travmalarda yara iyileşmesinde ek rol oynayan iyileştirici hücreler olduğu kabul ediliyor. Bu durum tabii ki şu soruyu akıllara getirmekte: Acaba dermal folikül hücreleri insanlarda yapılan deneylerde deri altına enjekte edildiklerinde, gerçekten kıl kökü oluşturacak bir nüve mi oluşturacaklar yoksa farklı türlerde, farklı fonksiyonlara sahip hücrelere mi dönüşecekler?

Saç klonlamasında ele alınan başlıca 2 hipotez var :
1)Saç folikülü dermal hücrelerinin deriye enjeksiyonu sonrasında bir araya gelerek yeni kıl kökü hücrelerine dönüşmesi ve yoktan bir kıl oluşumunu başlatması.
2)Var olan incelmiş dermal kıl foliküllerini uyararak büyümelerini , gelişmelerini ve incelmiş ayva tüyü tabir edilen kılardan daha sağlam ve kalın terminal kıl üretebilmelerini sağlamak. Fakat şu ana dek bu tür deneysel çalışmalardan olumlu bir sonuç alınabilmiş değil .

Dermal hücrelerin kültür ortamında çoğaltılmaya çalışılması, onları alıştıkları 3 boyutlu ve değişik türden hücrelerle iletişimde bulundukları ortamdan alarak, 2 boyutlu bir ortama taşınmaları ve hücreler arası iletişimin boyut değiştirmesi anlamına gelmekte. Belki de insanlarda bu yüzden enjekte edildikten sonra hücreler bir araya gelemiyor ve dağılarak yok oluyor. Bunu önüne geçmek için dermal papilla hücreleri, yani kıl kökü oluşturacak çekirdek hücreler, asılı damla kültürlerinde büyütülerek 3 boyutlu dermal kürecikler halinde çoğaltıldı.

Bu çalışmalardan olumlu sonuçlar bildirilmekte ve hücrelerin yapılarını ve genetik özelliklerini bozmadan, aralarındaki iletişimi korudukları, yeni papilla oluşumuna başlangıç olacak kaskadı başlatarak yeni kıl folikülü oluşturdukları raporlandı. Yani artık insan kıl folikülleri klonlandı ve başarıyla kıl oluşumu sağlandı denebilir. Fakat hala ne yazık ki oluşturulan kıllar oldukça minik, yönleri farklı doğrultuda, ne kadar süre ile değişmeden ve dökülmeden kıl folikülü olarak kalabilecekleri, normal kıl yaşam döngüsüne girip giremeyecekleri meçhul.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!