Rinoplasti bence plastik cerrahın sanatçı kişliğinin en fazla öne çıktığı bir ameliyattır. Kıkırdak ve kemikten oluşan burun anatomisinin basitliğine karşın; şekil vermenin oldukça hassasiyet ve öngörü gerektirdiğini söylemem gerekiyor.
Rinoplasti; yapmaktan büyük zevk duyduğum ameliyatlardan biri. Burun yüzde dudaklar ile birlikte merkezi çekiciliği üstlenen bir organdır. Güzel ve çekici bir yüz anatomisine sahip, ancak şekli bozuk buruna sahip bir hastamın ameliyat sonrası dönemdeki değişiminin verdiği mutluluğu gözlerinden okuyabiliyorum.
Rinoplastideki temel yaklaşım fazla olan kemik ve kıkırdak yapıların alınması , eksik olan yapıların yerine konulması ile estetik ve fonksiyonel bir burun elde etmektir.
Her estetik cerrahi girişimde olduğu gibi rinoplasti için de hastalarımın en sık sorduğu soru; "ameliyat sonrası dönemde burun estetiği yaptırdığım belli olacak mı, kalkık ve küçük bir burun ile karşılaşacakmıyım?" oluyor.
İnanın, bir plastik cerrah için kalkık ve küçük bir burun yapmak o kadar kolay ki, esas önemli olan ve bügün de artık kabul gören , ideal estetik yüz oranlarına uygun bir burun elde etmektir. Bunu da, gereksizce fazla doku çıkarmadan hatta eksik olan burun bölgelerine kıkırdak(greft) destekler ilave ederek elde edebiliyoruz.
Rinoplasti ameliyatı öncesi dönemde çekilen fotoğraflar üzerinde yaptığımız plan ve ölçümler ile gerekirse aynı seansta diğer yüz bölgelerine ait estetik kusurları da çözmek mümkün(sıklıkla çene bölgesine ait iskeletsel sorunlar)
Bu arada eğer hastanın nefes alma şikayeti de mevcut ise ameliyat öncesi dönemde yapılacak görüntüleme yöntemleri ile burun içi patolojiyi de tespit edip ameliyata fonksiyonel problemi de çözecek şekilde girmek gerekiyor. Operasyon öncesi özel bilgisayar programları ile oluşturulacak model, burun şekliniz hakkında bir bilgi verebilse de bunun, ameliyat sonrası oluşacak netice ile bire bir olamayacağını bilmeniz gerekiyor.
Rinoplasti ameliyatını lokal anestezi altında yaptığım küçük burun ucu girişimleri dışında genel anestezi altında yapıyorum. Mevcut iki yöntemden biri olan açık teknik rinoplasti vazgeçilmez tercihim. Çünkü rinoplastiye salt fazla kıkırdak ve kemikleri çıkartmak gözüyle bakmıyorum. Şekil vermenin, eklenecek küçük bir kıkırdak parçasının veya kıkırdaklara konulacak küçük bir dikişin burunda oluşturacağı büyük etkiyi düşünürsek açık tekniğin avantajlarını anlamış oluruz.
Ameliyat süresi sonunda geçmişte yerleştirilen uzun ve hastayı rahatsız eden tamponların yerine nefes alınmasına da izin veren özel silikon tamponlar yerleştiriyorum. Burun dış çatısını korumak için alçıdan veya elastik şekil verilen materyallerle atel uyguluyorum. Tamponları 48 saat sonra ateli ise 1. haftanın sonunda çıkarıyorum. Ağır sportif aktivitelere 1. aydan sonra izin veriyorum. Burun ödemi 2. haftadan itibaren azalıyor ve gerçek burun şekline 6 ay- 1 yıllık süre içerisinde kavuşulmuş oluyor.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!