PRP (Platelet rich plasma = Trombositten zengin plazma), dünyada son 2 yılda oldukça popülarize olmuş bir tedavi yöntemidir. Spor hekimliğinde, özellikle kas ve tendon yaralanmalarında geniş bir tedavi alanı bulmuş ve sporcu sakatlıklarında sahaya dönüş süresini kısaltmıştır. Ayrıca diz gibi büyük eklemlerin kıkırdak hasarlarında (kireçlenme) oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır.

PRP uygulamasında, hastanın kendisinden alınan venöz kan (PRP uygulama kitine göre 15-60 cc arasında değişmektedir), santrifüj işleminden geçirildikten sonra geriye kalan trombositler yine enjeksiyon yolu ile hastalıklı bölgeye verilmektedir. İşlem, genellikle 2-3 haftalık aralıklarla 3 kez uygulanmaktadır. Kişinin kendi kanı kullanıldığı için allerjik bir reaksiyon olma olasılığı yoktur. Dolayısı ile bir yan etkisi yoktur. Uygulama sonrası 24 saat süreyle lokal soğutma uygulanmaması ve Aspirin türevi kan sulandırıcı ilaçların alınmaması önerilmektedir.

PRP, özellikle kronik (müzmin) eklem hastalıklarında (ağır olmayan kireçlenmeler), kas ve tendonların akut ve kronik yaralanmalarında (diz yan bağ yaralanmaları, kas yırtıkları, Aşil tendon kopmaları, tenisçi dirseği, omuz kas yırtılmaları gibi), bağ ameliyatlarında güçlendirici olarak (çapraz bağ ameliyatlarında) ve kemik kaynama sorunlarında kullanılmaktadır.


İzmir Ortopedi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!