Domates prostat kanseri riskini azaltmaya yardımcı oluyor!

Domates likopen açısından zengin bir besin kaynağıdır ve sarı, turuncu ve kırmızı sebze ve meyvelerde doğal alarak bulunan karoten familyasına ait bir pigment. Yapılan bilimsel araştırmalarla prostat sağlığını destekleyici özelliklere sahip olduğunu kanıtlamış güçlü bir antioksidan ve vücudumuz tarafından üretilmeyip çeşitli besinlerle vücuda alınıyor.

Taze domates besleyici olsa da işlemden geçirildikçe likopenin antioksidan gücü artıyor. Domates, salça, ketçap, çorba, domates sosu yapımı aşamalarında işlemden geçerken hücre duvarı parçalanıyor ve likopen vücut için daha erişilebilir hale geliyor.

Brezilya’da yapılan bir araştırmada iyi huylu prostat büyümesinden müzdarip erkeker değerlendirilmiş ve 10 hafta boyunca günlük 50 gr domates tüketenlerin PSA değerlerinde %10’dan fazla düşüş olduğu tespit edildi.

Yine 48.000 erkek üzerinde yapılan başka bir araştırmada domates ve domates içeren ürünleri yoğun olarak tüketen erkeklerde prostat kanseri gelişme riskinin %35 oranında azaldığı, agresif prostat kanseri gelişme riskinin %53 oranında düştüğü sonucuna varıldı.

Almanya Bonn Üniversitesi’nden araştırmacılar günlük düzenli domates ve domates ürünlerinin tüketilmesinin DNA hasarını ve dolayısıyla prostat kanserini önlediğini vurguluyorlar.

Başlıca likopen kaynağı domates olup ayrıca tropikal meyveler, karpuz ve greyfurt gibi meyve ve sebzelerde de bol miktarda bulunuyor.

Zerdeçal kansere karşı mücadelde 1 numaralı besin!

Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal, zencefilgiller ailesinden sarı çiçekli, büyük yapraklı, çok yıllık otsu bir bitki cinsi.

Geleneksel olarak enflamasyon, soğuk algınlığı ve astım ile mücadele etmek için kullanılsa da yapılan bilimsel araştırmalarda prostat kanseri de dahil olmak üzere kanser önleyici özellikleri keşfedildi.

New Jersey Eyalet Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, prostat kanserinin önlenmesinde ve tedavisinde etkili olabileceğini ve tümör büyümesini önemli ölçüde azaldığını keşfettiler.

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nin yayınladığı raporda prostat kanserinin kemik yayılımını önlediği bildirildi. Kolombiya Üniversitesi’nin bir araştırmasında ise prostat kanser hücrelerinde apopitozis adı verilen programlı hücre ölümünü arttırdığı keşfedildi.

Somon kanserle savaşta güçlü bir antioksidan kaynağı!

Omega-3 yağ asitleri, prostat sağlığını destekleyen önemli bir besin maddesi. Omega-3'ü almanın en lezzetli ve besleyici yolu ise somon balığı tüketmek. Etli dokusu ve hafif tadı ile somon, genellikle balıktan hoşlanmayan insanlar için bile, tüketmesi keyifli bir besin olarak biliniyor.

Somonda bulunan omega-3 yağ asitlerinin prostat kanser gelişimini önlemede, mevcut prostat kanserinin büyümesini ve ilerlemesini yavaşlatmada önemli bir rolü bilinen bir gerçek.

Nisan 2009’da yayınlanan “Klinik Kanser Araştırması” raporunda haftada 1 somon gibi balıkları tüketmenin, genetik olarak yatkınlığı bulunan erkeklerde dahi, ileri evre kanser gelişim riskini azalttığı üzerinde vurgu yapılıyor.

İngiltere’de yapılan bir araştırmada somon gibi yağlı balıklarda bulunan özellikle EPA ve DHA gibi omega-3 yağ asitlerinin tümörlü dokuyu besleyen damarların gelişimini önleyici etkileri olduğu rapor edildi.

Somon ile ilgili en önemli endişe doğal somon ya da çiftlik somonu tüketilmesi konusundaki belirsizlik. Bu konuda yapılan araştırmalarda ve raporlarda çiftlik somonu üretiminde rengini arttırmak için boya ve hastalıkları önleyici antibiyotik kullanıldığı, bu nedenle toksin birikiminin doğal somona göre daha fazla olduğu belirtiliyor.

Kabak çekirdeği büyümüş prostatı küçültücü etkiye sahip!

Kabak çekirdeğinin, iyi huylu prostat büyümesi başta olmak üzere, prostat sağlına bazı benzersiz faydaları olduğu biliniyor. Kabak çekirdeği içindeki yağ, hormonların prostat hücrelerinin çoğalmasını tetiklemesine engel oluyor. Kabak çekirdeği ayrıca karotenoidler ve omega-3 yağ asitleri içeriyor. Araştırmalar, diyetlerinde daha yüksek karotenoid bulunan erkeklerin iyi huylu prostat büyümesi riskinde azalma olduğuna işaret ediyor.

Kabak çekirdeğinde bulunan başka bir besin çinko. Çinkonun prostat sağlığını destekleyici etkisi var. Bazı araştırmalarda çinkonun prostat kanseri gelişimine karşı koruyucu etkisi olduğu vurgulanıyor.

Nar prostat kanserinin büyümesini yavaşlatmada yardımcı olabilir!

Nar, bu olağandışı meyvenin tüketilmesinin sağladığı sayısız yararının keşfedilmesiyle, son zamanlarda çok araştırma ve tartışma konusu haline geldi. Antioksidanlar ve ellagitannin adı verilen bitkisel besinler bakımından zengin olan nar prostat sağlığı üzerine yararlı etkilere sahip. Yapılan laboratuvar çalışmaları, nar özlerinin prostat kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlattığını ve apopitozis adı verilen programlı hücre ölümünü hızlandırdığını ortaya koydu. Nar suyu içerisinde bulunan ellagitanninlerin prostat kanser hücrelerini besleyen yeni damar oluşumunu durdurduğu tespit edildi.

Mantar prostat tümörünü küçültebilir!

Mantar L-ergothioneine adı verilen güçlü bir antioksidan içeriyor. Bu besinlerin, özellikle Asya çeşitleri, kanserle mücadelede yardımcı olma özellikleri de dahil olmak üzere, büyük yararları olduğu biliniyor.

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada ergotoeininin hücreleri toksinler ve diğer maddelerle ilişkili hasarlardan koruduğu bulundu.

Yeşil çay PSA’yı düşürmeye yardımcı oluyor!

Yeşil çayın sağlık üzerine olan faydaları, bazı bakteri ve virüsleri yok ettiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve prostat kanseri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türleriyle mücadele ettiği gösterilen bir tür polifenol olan kateşinler olarak adlandırılan antioksidan içeriğinden geliyor.

Yapılan araştırmalar neticesinde, yeşil çay içerisinde bulunan polifenollerin, PSA düzeylerini önemli derecede azaltabileceğini gösterildi. Yeşil çay içerisinden bulunan kateşinler prostat intraepitelyal neoplazi (PIN) olarak da bilinen kanser öncesi prostat lezyonları tespit edilen ve prostat kanseri gelişme riski yüksek olan hastalarda da olumlu etkileri olabileceği yönünde bulgular elde edildi.

Çalışmalar, günlük kateşin kullanan PIN'li erkeklerde prostat kanseri gelişme riskinin daha düşük olduğunu ve ayrıca iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yardımcı olduğunu ve şikayetleri azalttığını gösteriyor.

Günde en az 3 fincan yeşil çay tüketen erkeklerde prostat kanseri riski azalıyor. Uzmanlar, yeşil çayın prostat kanserini tetikleyen enzimleri baskıladığını ve apopitozis adı verilen programlı hücre ölümünü tetiklediğini vurguluyorlar.

Kırmızı biber prostat kanser hücrelerini öldürebilir!

Şili biberi olarak da bilinen acı kırmızı biber prostata iyi gelen baharatın kaynağı. Bu biberler acılığını kapsaisin adı verilen yüksek konsantrasyonlu bir maddeden alırlar. Kapsaisin, ağrıyı azaltma özelliği nedeniyle tanınsa da, çalışmalar, prostat kanser hücreleri de dahil olmak üzere kanser hücrelerini öldürmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Kapsaisin, apopitozis adı verilen programlı hücre ölümünü tetikler ve bunu kanser hücrelerini çevreleyen sağlıklı hücrelere zarar vermeden mitokondri adı verilen, hücrenin enerji üreten kısmına saldırarak gerçekleştirir.

Kapsaisinin tek faydası bu değil, kanser önleyici yetenekleri ile birlikte ateroskleroza, yani damar sertliğine, yol açan serbest radikalleri etkisiz hale getiren güçlü bir antioksidan olma özelliği ile kardiyovasküler faydalar da sunuyor. Ülseri önlemeye ve şeker hastalığının olumsuz etkilerine neden olabilecek hücre hasarını azaltmaya yardımcı oluyor.

Brokoli kanser önleyici özelliklere sahiptir!

Brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası, lahana gibi turpgiller ailesinin bir üyesi.

Her ikisi de kanser önleyici özelliklere sahip sülforafan ve indollerden bol miktarda barındıran sayısız faydaya sahip bir besin kaynağı olduğu bilinen bir gerçek.

Sulforafan, vücuttaki detoksifikasyon enzimlerinin aktivitesini arttırarak potansiyel olarak kansere neden olan elementlerin daha çabuk ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor.

“Cancer” dergisinde yayınlanan bilimsel bir araştırmada, brokolide doğal olarak bulunan indol-3-karbinolün prostat kanseri hücrelerinin büyümesini baskıladığı keşfedildi.

Yine yapılan geniş kapsamlı bir kanser araştırmasında haftada bir kereden fazla brokoli tüketen erkeklerde, evre III ve evre IV prostat kanseri gelişme olasılığının %45 oranında azaldığı tespit edildi.

Brokoli tüketmenin en sağlıklı yolu hafifçe buğulanmış veya en fazla beş dakika boyunca sotelenmiş şekilde tüketmek. Eğer bundan daha uzun süre pişirilirse, kanser önleyici etkileri kayboluyor. Pişirmeden önce, çiçekleri parçalara ayırın ve beş dakika kadar bekletin. Bu, sebzenin kanser önleyici etkilerinin, pişirmeden önce ortaya çıkmasına izin verir. Çünkü ısı, işlemin gerçekleşmesini sağlayan enzimi Parçalar. Yemeğinizin sağlıklı değerini artırmak için sızma zeytinyağı, taze sarımsak ve kereviz ekleyebilirsiniz.

Brezilya fındığı, prostat kanseri riskini azaltabilir!

Tüm farklı fındık türleri arasında, Güney Amerika'nın bu yerli fındık türü, prostat sağlığı için önemli bir mineral olan selenyumun açısından zengin bir kaynak. Araştırmalar, selenyum içeren besinler tüketmenin prostat kanseri riskinde azalma ile ilişkili olduğuna işaret ediyorlar.

Diğer tüm fındık türleri gibi bu fındıklar da prostat sağlığı üzerine olumlu ektilere sahip bir diğer mineral olan çinko açısından çok zengin kaynaklar. Ek olarak, Brezilya fındığı, tüm amino asitleri içeriyor ve tüm diğer fındıklar gibi magnezyum ve tiamin bakımından da bir kaynak.

Selenyum sadece fındıkta bulunmuyor ton balığı, ay çekirdeği, kalamar, ahtapot, mantar ve yumurta da selenyum açısından zengin besinler.


Antalya Üroloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!