Polikistik over düzenli çalışmayan ve çeperinde minik kistlerin olduğu yumurtalığı tanımlamada kullanılan bir terimdir. Böyle yumurtalıklara sahip kadınlar düzensiz adet görürler ve androjen adı verilen bir hormonu aşırı dozda salgıladıkları için kıllanma, kilo alma ve akne şikayetleri olabilir, gebe kalmakta güçlük çekebilirler. Bu şikayetlerin bir araya gelmesi polikistik over sendromu (PKOS) adını alır.

Bu hastalığın adı çoğu zaman yanlış anlaşılmakta ve yumurtalıkta kist var zannedilmektedir. Ancak burada anlatılmak istenen yumurtalıkta gerçek anlamda kistin varlığı değil, minik sıvı dolu keseciklerden dolayı yumurtalığın görüntüsüne verilen tanımlamadır.

Normalde bir kadın yumurtalıklarından her ay düzenli bir yumurta üreterek tüplere bırakır. Bu işlem sırasında üretilen hormonlar da kadınların düzenli adet görmelerini sağlar. PKOS lu kadınlarda yumurtalıklar düzenli olarak yumurta geliştiremez ve buna bağlı olarak da adet düzeni bozulur. Rahim iç tabakasında zaman zaman kalınlaşma ve aşırı kanama oluşabilir. Androjen adı verilen ve erkeklerde daha yüksek oranda salgılanan hormonun yumurtalıklardan uzun süre aşırı salınımı nedeniyle de kıllanma, kilo alma, akne ve boyunda lekelenmeler oluşabilir.

Ülkemizde bayanların yaklaşık %15’inde PKOS varlığı belirlenmiştir. Kesin nedeni henüz ortaya konmamış olmakla beraber genetik faktörlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Genellikle ailevi eğilim olduğu ve ailesinde bu hastalık bulunanların riskinin de daha fazla olduğu bilinmektedir. Hastalık farklı kadınlarda çok değişik şikayetlerle kendini gösterebilir.

PKOS lu kadınlarda genellikle adet düzensizliği ergenlik dönemiyle başlar ve artarak devam eder. Ancak bütün kadınlarda hastalık aynı şekilde seyretmez. Bazılarında sadece adet düzensizliği mevcutken, diğerlerinde hastalığın bütün belirtileri görülür. Beslenme ve yaşam tarzı hastalığın ciddiyetinin ortaya çıkışında etkili olduğundan, bu tip yumurtalıkları olan ancak ideal kiloda olan kadınlarda hiçbir şikayet ortaya çıkmayabilir.

Polikistik Over Hastalığında Teşhis

PKO hastalığında teşhisi sağlayan en önemli nokta hastanın şikayetleridir. Genellikle hasta şikayetlerinin ergenlik döneminden beri var olduğunu belirtir. Adetler düzensizdir. Muayenede akne, kıllanma ve şişmanlık en sık rastlanan bulgulardır. Birçoğunda gebe kalmada zorluk yaşanmaktadır. Ultrasonografik muayenede yumurtalıklar minik sıvı dolu yapılar nedeniyle “inci kolye” şeklinde görülür.

Laboratuar incelemelerinde yumurtalıklardan salgılanan androjen adı verilen hormonların artmış olduğu görülebilir. Daha ileri yaş hastalarda yüksek tansiyon ve şeker saptanabilir.

PKO olan bayanların şeker hastalığına eğilimi olup olmadığını araştırmak amacıyla şeker yükleme testi yapılmaktadır.

Düzensiz kanaması olanlarda rahim iç tabakası kanseri riski nedeniyle rahi içinden parça almak gerekebilir.

Polikistik Over Hastalığında Tedavi

PKO hastalığında tedavi hastanın şikayetine ve hedeflerine göre yapılır. En önemli konu hastanın kilo kontrolunu sağlamasıdır. Bazı hastalarda sadece kilo vererek ve ideal kiloya inerek adetler düzene girebilir ve ilişkiyle gebelik sağlanabilir.

Kıllanma ve adet düzensizliği olanlarda en sık kullanılan ilaç doğum kontrol haplarıdır (DKH). Bu hapların kullanımı düzenli adet görmeyi sağladığı gibi, kıllanmayı sağlayan hormonları da baskılayarak akne ve kıllanma şikayetlerinin gerilemesine de yardımcı olur. Birçok hastamız DKH ları hakkında bilimsel olmayan kaynaklardan duydukları yan etkiler nedeniyle ilacı bırakmaktadır. PKO hastalığı olanlarda DKH larının yararları yan etkilerinden çok daha fazladır. Yaklaşık 6 ay-1 yıl kullanılan bu ilaçlar daha sonra bırakılarak adetlerin düzenine bakılır. Adet düzensizliği sürüyorsa tekrar başlanabilir. DKH ları çok uzun yıllar boyunca kullanılabilir, hataların daha sonra gebe kalma şanslarını olumsuz yönde etkilemez. Sadece 35 yaş üstü sigara içen bayanlarda DKH kullanımı damarlarda kan pıhtılaşmasına neden olabileceğinden önerilmemektedir.

Kıllanma şikayeti olanlarda ayrıca sadece androjen adı verilen kıllanmaya neden olan hormonu engelleyen anti-androjen adı verilen ilaçlar kullanılmaktadır.

Son 5 yılda metformin adı verilen bir ilaç da yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu ilacın kullanılmasının amacı hastanın insulin direncinin düşürerek hormon dengesinin sağlanması ve kilo vermesinin kolaylaştırılmasıdır.

Gebe kalma sorunu olanlarda ise uygulanan tedavi bazı farklılıklar gösterir. DKH ları yumurtlamayı baskılayarak etki gösterirken gebe kalmak isteyenlerde tam tersi yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar kullanılmaktadır. İlk olarak klomifen sitrat adı verilen ağızdan alınan tabletler ile yumurtalıklar uyarılır. Klomifen beyindeki hipofiz adı verilen bezden yumurtlamayı sağlayan hormonların salgılanmasını sağlar. Klomifen kullanımı 3-4 ay denenir, yanıt alınamayan hastalarda ise daha kuvvetli etki eden iğne kullanımına geçilir. Bu ilaçların kullanımıyla hastaların %80 i gebe kalmaktadır.

Bu tedavilere rağmen gebe kalamayanlarda ise son seçenek tüp bebek uygulamasıdır.

Tüp bebek uygulamasında PKO hastaları ilaçlara aşırı yanıt verebilir, karında şişlik ve gerginlik olabilir (aşırı uyarılma sendromu). Tüp bebek uygulamaları sonucunda gebe kalan PKO hastalarında düşük riski yumurtalıkları normal olan kadınlara göre daha fazladır.

Polikistik Over Hastalığında Cerrahi

İlaç tedavisine yanıt vermeyen bazı hastalarda yumurtalıklardan bir parça çıkarma (wedge rezeksiyon) yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemde yumurtalığın özellikle hormonal aktif bölgesinden bir parça çıkarılarak hormon üretiminin dengelenmesi planlanmıştır. Daha önceki yıllarda yaygın olarak kullanılan bu yöntem günümüzde daha az kullanılmaktadır. Bunun nedeni yapılan cerrahi işlemin yapışıklıklara neden olarak gebe kalma şansını azaltmasıdır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!