Vajinal akıntı ve infeksiyonlar:

Çocuk hastalarda en sık görülen infeksiyon vulvovajinittir. Vajina ve labiumun (dış vajinal dudaklar) estrogen hormonu eksikliği nedeniyle henüz tam gelişmemiş olması bu bölgede infeksiyonlara yatkınlığa neden olabilir. Etkenler en çok mantar veya E.Coli (koli basili) bakterisidir. Mantar infeksiyonlarda kızarıklık ve kaşıntı ön planda iken bakteriyel infeksiyonlarda akıntı ve koku daha belirgindir.

Tedavide kültür tanısı esastır. Ancak kız çocuğunu incitmemek ve ruhsal durumunu örselememek için ana kucağında muayene edilir. Kültür çubuğunu hastaya göstermek endişelenmesine sebep olur. Kültür sonucuna göre antibakteriyel ya da antifungal tedavi doktor tarafından verilir.

Korunma:

Kız çocuklarında sentetik çamaşır kullanmamalı, sık banyo yapılıyorsa sonrasında iyi kurulanmalı, banyoda normal sabunlar (pH derecesi yüksek 5.5 ve yukarısı) genital bölgede kullanmamalı, gereksiz antibiyotik kullanılmamalıdır.

Yabancı cismin vajinada bulunması:

Kız çocukları mastürbasyonu keşfederken silgi, kalem ve benzerleri gibi parçaları vajinaya kaçırabilirler ya da tuvalet temizliği sırasında kağıt parçası kaçabilir. Sonuçta aşırı yoğun kokulu bazen kanlı akıntı gerçekleşir. Yabancı cismin hekim tarafından çıkarılması mutlak gereklidir. Vulvavajinitin antibiyotikle tedavi edilememesi akla yabancı cismi getirmelidir.

Genital travma:

Genelde ev kazaları ya da çocuk parkı-bisiklet kazaları vulva denilen dış kısımlarda yırtılmalara neden olur. Ailelerin en fazla tereddüdü himen denilen kızlık zarının zedelenmiş olması ihtimalindedir. Oysa kızlık zarı bu tip künt travmalarda kolayca zedelenmeyecek kadar içerdedir. Bu travmalar, küçük yüzeyel yırtıklar genelde dikiş gerektirmez, derin yırtıklar, yaralanmalar hematom (doku içi kanama) denen morluklara neden olabilir. O yüzden böyle künt (delici olmayan) zedelenmelerde buz uygulaması faydalı olur. Yüzeysel yırtıklar steril strip denilen bir tür yara bandı ile dikiş olmadan yapıştırılabilir.

Puberte:

Puberte kadın segender seks karakterlerinin (genital kıllanma, meme gelişimi, kalça gelişimi) başladığı ve üreme özelliğinin kazanıldığı dönem olarak tanımlanır.

Pubertenin Başlama Zamanı:

Başlangıcı belirleyen ana faktör genetiktir. Ancak çevresel veya hormonal faktörler bunda değişiklik yapabilir. Beslenme, genel sağlık durumu, coğrafi konum, ışığa maruz kalım ve psikolojik durum değişik etmenlerdir. Vücut kitle endeksi (% 30 ↑) olan kızlarda zayıf kızlara göre erken görülür. Kırsal kesimde, ekvatora yakın ve rakım olarak düşük (deniz kıyısı gibi) yerlerde daha erken görülür.

Pubertede Görülen Fiziksel Değişiklikler:

Bu değişiklikler belli sürelerde gerçekleşir ve belli bir sırayı takip eder. Ortalama süre 4-5 yıldır. İlk bulgu büyümede hızlanmadır. Bunu meme gelişiminin başlaması takip eder. Sonra sırasıyla pubik kıllanma (genital bölge) maximum büyüme hızı ve menarş (ilk adete verilen isim) takip eder.

Kadın Üreme Organlarının Anatomik Adları:

A.Dış Genital Organlar

Mons pubis (vulvanın üzerindeki cilt dokusu)

Labium majör (büyük dudaklar)

Labium minör (küçük dudaklar)

Perineal cisim (vajina girişi ile anüs arasındaki sert doku)

Anal bölge ve anüs

Klitoris (vajina üstündeki tomurcuk)

Üretra girişi (idrar borusunun çıkış ucu)

Vestibulum (vajina girişi )

Himen (kızlık zarı)

B. İç Genital organlar

Serviks (rahim ağzı)

Uterus (rahim)

Tüpler

Overler (yumurtalıklar)

Tüm meme gelişimi 3-3,5 yılda tamamlanır. Memenin büyüklüğü maturasyonu (olgunlaşma) göstermez. İlk önce meme başı kabarık bir hale gelir. Bu durum bazen kız çocuğunda hassasiyete neden olabilir ve hatta doktora gidecek kadar endişe yaratabilir. Pubik kıllanma (genital bölgenin kıllanması) değerlendirmesi kılların dağılımına ve sayısına göre yapılır. Kıllar büyük dudaklar (Labium majör) üzerinden başlayıp yukarı ve sonra yanlara doğru yayılır. İlk başlarda zayıf ve açık renkli iken giderek kalınlaşır ve rengi koyulaşır.

Pubertede boy artışı ve büyüme oranı:

Kızlar maximum büyüme hızına ilk adetten hemen önce ulaşırlar. Bu nedenle ilk adeti gördükten sonra kısıtlı bir büyüme gösterirler. Halk arasında inanıldığı gibi ilk adetle beraber büyüme durmaz ancak yavaşlar. Erkekler boy atma döneminde ortalama 28 kızlar ise25 cmartış gösterirler. Pubertedeki boy atma döneminde büyüme hormonu, insulin benzeri büyüme faktörü ve yumurtalık hormonları rol alır ve uzun kemiklerde uzama ve epifizlerde (büyümeyi sağlayan plaklar) kapanma izlenir. Bayley – Pinneau tablolarına göre boy ve kronolojik yaş kullanılarak bireyin kemik yaşı ve erişkin dönemde ulaşacağı boy uzunluğu tahmin edilebilir.

Çocuğunuzun erişkin yaşta ulaşacağı boy uzunluğu:

Erişkin yaşda ulaşılacak boy uzunluğunun tahmininde pratik klinik yaklaşım midparenteral boy uzunluğunun kullanılmasıdır. Düzeltilmiş midparanteral uzunluk şu şekilde hesaplanır: Annenin boy uzunluğuna13 cmeklenir (erkekler için) veya babanın boy uzunluğundan13 cmçıkarılır (kızlar için) sonra ebeveynlerin boy ortalaması alınır. Hesaplanan tahmini değerin8,5 cmaltındaki ve üstündeki değerler çocuğun erişkin dönemdeki ulaşacağı boy uzunluğunun 3 ve 97. persentil sınırlarını (alt ve üst sınırlarını) belirler. Bu hızlı hesaplama erken puberte başlaması ya da boy kısalığı sorunu olanlarda yol gösterici olur. Örneğin anne boyu 162cm ve baba boyu 170cm olan x yaşındaki kız çocuğu erişkin yaşa geldiğinde ( 170-13= 157, 157+162=319, 319/2= 159.5cm ortalama ya da minimum 151cm ( 159.5-8.5 ) maksimum168 cm( 159.5+8.5) arasında boy uzunluğuna ulaşacaktır.

Yağ dağılımı ve kıllanma:

Puberte ilerledikçe kızlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla yağ dağılımı olur ve bunlar uyluk, baldır ve kalçada birikerek kızlarda vücut sınırları değişir. Böbrek üstü bezi hormonları kıllanmanın artmasından ve farklılaşmasından sorumludur. Koltuk altı ve genital bölgede kıllar giderek artar.

Pubertede görülen problemler:

A)Puberte gecikmesi, 13 yaşa kadar meme gelişiminin başlamaması, 16 yaşa kadar adetin olmaması ya da meme gelişiminin başlamasından 5 yıl içinde adetin olmaması durumudur. Doğuştan rahmin olmaması, kızlık zarının kalın ve tamamen kapalı olması ya da olupta çalışmaması gibi durumlar ilk adetin gecikmesine neden olabilirler. Turner sendromu gibi.

(Kallman Sendromu, Prader – Labhardt – Willi Sendromu, Laurence – Moon – Bardet-Biedl Sendromu, kafa içi tümörler, radyasyon, anoreksia nevroza, ilaçlar, priner , cushing sendromu)

B)Uygun olmayan pubertal gelişim:

Etkilenen kız çocuğunda pubik ve koltuk altı kıllanma ile orantısız meme gelişimi gözlenir.

C)Puberte Prekoks (erken başlaması):

Puberte bulgularının 7 yaşından önce başlaması durumudur. Nedenleri beyin kaynaklı oluşuna göre 2’ye ayrılır.

Santral (gerçek) puberte prekoks:

Erken başlayan pubertenin sıklıkla nedeni bulunamaz ve idiopatik olarak adlandırılır. Bunun dışında kafa içindeki damar tümörleri (hamartom), langerhans hücreli histiozis, radyasyon sonrası, travma, infeksiyon olası diğer sebeplerdir.

Periferik (yalancı) puberte prekoks:

Vücuttaki bazı tümörlerin salgıladığı seks hormonları erken seksuel gelişime neden olur. (teratoma, hg.blastama, pituiter adenomlar, Granuloza theca hücre tümörleri, v.b.)

Ayrıca böbreküstü bezi hiperplazisi ya da tümörleri de erken seksüel gelişime neden olur.

Heteroeksuel Puberte:

Bu durumda beklenen puberte zamanında karşı cinse özgü seks karakterleri gelişir. (yani kız çocuğunda kılların erkek tipinde artması gibi). En sık nedenler polikistik over sendromu veya adrenal hiperplazisidir.

Adolesanlarda Adet Düzensizliği:

Menarş ilk görülen adet kanamasıdır. İlk görülen adet kanamasından sonra pek çok kız çocuğu bir süre düzensiz adet görebilir. Beyin-hipofiz bezi-yumurtalık sırasıyla oluşan etkileşim ve sonunda görülen düzenli adetlerin tam oluşması 2 yıl kadar sürebilir. Bu süre içerisinde henüz yumurtlamanın kaliteli olmaması nedeniyle oluşabilecek çok uzun süren ya da çok fazla kanamalı olan mensturel sikluslar dışında tedaviye gerek yoktur. Uzun ya da fazla kanamalar genç bireyi hem psikolojik hem de fiziksel olarak (kansızlığa neden olabileceği için) etkiler. Bu şikayetlerle başvuran adelosanlarda ultrasonografide genellikle yumurtalıklarında küçük (3-4 cmçaplı) kistler tespit edilebilir. Eğer uzun ve fazla kanamalar var ise tedavi etmek faydalı olacaktır.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!