Patronlar, ik yöneticileri “iş yeri beslenme hizmetlerini ”  önemsiyor musunuz?
Patronlar, ik yöneticileri “iş yeri beslenme hizmetlerini ” önemsiyor musunuz?

Günümüzde çalışma yaşamına katılan insanları memnun etmek işletmeler için oldukça geniş perspektifte bakılması gereken bir konudur.

Çalışanların iş verimliliğini artırmak, kurumla bağını güçlendirmede şu kriterler genelde önem kazanır; iyi bir maaş, sosyal aktivite zenginliği, kişisel /kurumsal gelişim eğitimleri,“ iyi bir iş yeri yemek -beslenme hizmeti diyebiliriz. Bu hizmetlerden iş yeri beslenme hizmeti bir kat daha önemlidir. Çünkü insan sağlığını ilgilendiren bir konudur.

Bu bağlamda iş insanları, İK yöneticileri işyeri yatırım kalemleri arasına “ beslenme hizmetini daha bir özenle yerleştirmelidir. İşyeri beslenme saati her gün iş yerinde /dışarda oluşan bir aktivite ve harcanan bir zaman dilimidir. Çalışanlarda “sağlıklı olma bilinci “ arttığı oranda bu zaman diliminden beklentilerde artar.

Ayrıca işletmede sadece “iyi bir yemek öğünü ile yetinilmemeli, belirli periyotlarla çalışanları işin profesyonelleriyle buluşturup beslenme bilgilerini güncellemelerine olanak ve ortam yaratılmalıdır. Böylece çalışanın hem beden sağlığı hem de ruh zindeliği iyileştirildiği için yaptığı işi ve çalıştığı kurumu daha çok benimseyecektir.

Gelişmiş ülkelerde yapılan birçok çalışma “sağlıklı beslenme- iş verimliliği”, ilişkisinin birbirine paralel büyüdüğünü göstermektedir. İşletmeler açısından Güçlü bir rekabet ortamında var olabilmek için sadece teknolojiye ve ekipmana yatırım yapmak yeterli değildir.

Çalışanın sağlığını korumak, iş performansını artırmak, kendisini mutlu hissetmesini sağlamak için personel eğitim bütçelerine farklı kalemler ekliyorlar. İş yeri yemeğinin kalitesi bu hizmetlerin en önemlisidir.

Zira çağımız insanının “sağlıklı yaşamla” ilgili bilgilerin sürekli değişimi karşısın da ciddi bir “kafa karışıklığı” yaşadığını biz beslenme uzmanları çok yakından takip etmekteyiz. Bir taraftan değişen gelişen gıda endüstrisinin çeşitliliği beslenme alışkanlığımızı etkilerken, diğer taraftan da sosyal yaşamımızın yoğunluğu beraberinde “ ev dışı yemek öğün sayısını artmaktadır.

Çoğumuz için “ dışarda yemek” artık daha çok sosyalleşmenin bir aracı olmaktadır. Bir de sağlık otoritelerinin “ beslenme- hastalık ilişkisine baktığımızda Dünya Sağlık Örgütünün saptamalarını görürüz. Şöyle ki;

WHO (dünya sağlık örgütü) sağlığı ; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali olarak tanımlamaktadır.Diğer taraftan yaptığı bilimsel araştırmalara göre, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde giderek artan kanser ve obezitenin (şişmanlık) “ %45-50 nedenini yanlış ve kötü beslenme” olduğunu belirtmektedir.

Bütün bunlar yaşanırken özellikle hazır endüstriyel gıda tüketiminin artması, hareketsizlik ve teknolojik girdilerin bilinçli kullanılamaması sonucunda “ Obezite (şişmanlık) gibi bir sağlık sorunu, sinsi bir şekilde artarak dünya ülkelerinin gündemini ciddi şekilde meşgul etmektedir.

Bu veriler ortadayken, ülkeleri yönetenler, karar vericiler ve yönlendiren bilim insanları ( araştırmacılar beslenme uzmanları konu hekimleri…gibi) her türlü popülariteden uzak, insan sağlığını koruyan, geliştiren , kalıcı ve uygulanabilirliği olan kalıcı sağlık politikaları geliştirmeli, çözüm önerilerini toplumlarla paylaşmalıdırlar.

Aksi taktirde gelecekte bütün dünya ülkelerinin uğraşmak zorunda kalacağı Obezite sorunu ve bağlı hastalıklar çığ gibi büyümeye devam edecektir.

Günümüzde özellikle büyük kentlerde iş yaşamının çalışanda yarattığı ulaşım sorunu, zaman darlığı, “ev dışında beslenme” öğünlerini artırmakta bu durum diyetisyenleri ve İK yöneticilerini yeni alternatif arayışına yöneltmektedir.

Patronlara ve İK Yöneticilerine Önerilerimizi söylemeden önce tekrar hatırlatalım; çalıştığınız kuşak ağırlıklı “ Y kuşağıdır” menuniyeti ve istihdamı zordur. Çalışanlarınızın memnuniyeti sizin en önemli –güvenilir marka bilinirliğinizdir. Bu bağlamda “ kurumunuzda iş yeri yemeğini ve çalışanlarınızın beslenme bilinç düzeyini önemseyiniz

İşyeri Yemek Hizmetine Yönelik Önerilerimiz;

İş yeri beslenmesini doğru planlamaya çalışınız. Gerekiyorsa profesyonellerden destek alınız.

Yemek, şirket dışından geliyorsa: Satın almadan önce ciddi bir bütçe çalışması ve piyasa araştırması yapınız. Grubunuz için en doğru seçeneği oluşturunuz.

Mönü planlama: Uygun bir mönü planı, çalışanlarınızın gıda gereksinimini (besin öğesi, çeşit ve miktar açısından) maksimum düzeyde karşılamalıdır. Ayrıca seçenek alternatifleri yaratılarak şikayetleri en az düzeye indirme olanağı yaratırsınız.

Yemekhane: Konum, dekor, ışıklandırma ve müzik türü yönünde seçenekler çalışanlarınıza keyif verecek düzeyde olmalı. Unutmayınız, çalışanlarınızın mutluluğu işyerinize artı değer olarak geri dönecektir.

İş yeri toplantılarında: Masalara kuru pasta ve diğer hamur işleri yerine kuru ve taze meyveler ile yağlı tohumlar dediğimiz fındık, fıstık ve ceviz içi gibi gıdalar bulundurursanız vitamin ve mineral açısından zengin posa yönünden dengeli bir öğün yaratmış olursunuz.

Çalışan bireylere yönelik iş verimliliği ve motivasyonu artıracak, davranış değişikliği yaratacak beslenme önerileri geliştirmek ve uygulanabilirliğini sağlamak için, kurum çalışanlara belirli periyotlarla beslenme eğitim seminerleri düzenlenmelidir.

Kurum içi “bilinçli beslenme kilo koruma hizmetleri; Çalışanlarınızı zaman zaman beslenme uzmanlarıyla buluşturarak hem beslenme bilgilerinin güncellemelerini sağlayın hem de verimli bir iş ve sosyal yaşam için “bireysel kilo yönetimini nasıl sağlayacaklar” bilincini kazandırın

Yöntem Beslenme Eğitim Danışmanlığı

Ayşe CENGİZ

Beslenme Uzmanı


İstanbul Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!