Kişide aniden başlayan ve ilk on dakikada en üst seviyede çok yoğun olarak yaşanan, çarpıntı, titreme, nefes darlığı, çıldıracakmış hissi, baş dönmesi, ölecekmiş ya da kontrolünü kaybedecekmiş hisleri Panik Bozukluğuna işaret eder.

Bu, kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatır ki kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini hisseder. Ataklar 15-60 dk. sürer. Atakların sıklığı ve şiddeti önemlidir. Atağın ne zaman geleceği bilinemediğinden bu durum kişinin kaygısı arttıran, sosyal uyumunu bozan en önemli etmenlerden biridir. Panik atak sonrası, kişi kendisini bitkin bir halde hissedebilir. Müthiş bir yorgunluk, isteksizlik, gürültüye, kalabalığa, ışığa karşı tahammülsüzlük hisleri ortaya çıkabilir. Yatmak dinlenmek isteyebilir. Genelde gençlik döneminde başlar. Gerçek nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte stres yaratan önemli olaylarla (okulu bitirmek, evlenmek, boşanmak, çocuk sahibi olmak, yeni bir işe başlamak, yakınını kaybetmek vb.) ve ailesel yatkınlıkla ilişkilendirilebilir. Yakın dönemde kayıp yaşamış, yakınlarından, işinden veya bulunduğu çevreden ayrılmış kişilerde yaşamlarındaki bu değişiklerle panik ataklarının başlangıcı arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Stresli yaşam koşulları kişinin direncini düşürmekte ve bu dönem hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır.

Atakların sıklığı kişiye göre değişir ayda bir olabileceği gibi bazılarında hemen her gün görülebilir. Sık tekrarlayan ataklardan sonra uzun bir süre atak görülmeyebilir. Zaman ilerledikçe panik atağı birkaç dakika öncesinde hissedebilir hale gelir ve panik atağı tekrar yaşamamak için madde bağımlığı geliştirebilirler. Ruhsal belirtilere bedensel belirtiler de eşlik ettiği için danışanlar genelde organik bir sorun olduğunu düşünürler. Yaşadıklarının ruhsal bir sorun olabileceğini akıllarına getirmezler veya kabul etmek istemezler. Panik atak olabilecekleri çok sonraları kabul edebilir hale gelebilirler.

Panik atağı yaşayan kişilerin en büyük korkusu tekrar aynı şeyi yaşamaktır. Bu sebeple panik yaratan bu durumdan kaçınmaya çalışırlar bunun sonunda fobiler meydana gelebilir. Bu fobilerin en önemlisi agorofobi’dir (açık alan fobisi) kişi dışarıya çıktığında panik yaşayacağı, kimsenin kendisine yardım edemeyeceği korkusu ile evde kalmayı tercih eder ve bir süre sonra sokağa çıkamaz hale gelebilirler. Bu durumda yaşam kalitesi düşer, sosyal aktiviteler ve hobiler için ayrılan zaman kısıtlanır, kişi kendisini hasta ve diğer kişilere bağımlı hissetmeye başlar, yalnız başına evde duramaz veya sokağa çıkamaz, çalışamaz duruma gelebilir. Zamanla depresyon alkol-madde bağımlılığı ve intihar görülebilir.

PANİK ATAĞIN BELİRTİLERİ:

Aşağıda maddelerden dördünün ya da daha fazlasının birden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek seviyeye ulaştığı durumlar sizin panik atak yaşadığınızın göstergesi olabilir. 1) Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama
2) Terleme
3) Titreme ya da sarsılma
4) Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma
5) Soluk alamama
6) Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma hissi
7) Bulantı ya da karın ağrısı
8) Baş dönmesi, sersemlik hissi gelir, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
9) Derealizasyon ve/ve ya depersonalizasyon duyguları
10) Denetimini yitireceği ya da çıldıracağı korkusu
11) Ölüm korkusu
12) Uyuşma ya da karıncalanma hissi
13) Üşüme, ürperme ve ateş basmaları


Konya Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!