ÇOCUKTA OTİZM SPEKTRUM VE TEKNOLOJİ KULLANIM İLİŞKİSİ

Çocukluk çağı gelişim sorunlarının en ciddilerinden birisi olan otizmin özünü çocuğun “ilişki kurma ve paylaşma amaçlı iletişim becerilerinin gelişmesindeki bozulma” ve zihinsel işlevlerini ketleyen tekrarlayıcı hareketler ve takıntılı düşünceler “ oluşturur. Bu noktada ebeveynler ilk işareti, gelişimin yolunda gitmediğini hissederek alırlar. Bu his ve genellikle ailelerin başvurularında yer alan konuşma gecikmesi otizm tanısını koymak için tek başına yetmez. En önemli diğer bulgular arasında iletişim kopukluğu ve sosyal ilişkiye isteksizlikte yer alır.

Erken tanınan çocukların önemli bölümü bu çalışmalarla hızlıca bir toparlanmaya girerken, otizme özgü tablonun hafiflemesi; zihinsel geriliğin olmayışı ve dil becerilerinin işlevsellik düzeyi ile de yakından ilişkilidir.Ailelerin bu konuda işbirlikçi olması ve her şeyden önce kabullenme süreci tedaviyi hızlandırmaktadır.

Otizm Spektrumu

• Duygusal/sosyal bir karşılıklı ilişkiye girmekte yetersizlik/zorluk,

• İletişim (sözlü/sözsüz) kurmak ve sürdürmekte yetersizlik/zorluk,

• Belli bir alana ya da sıraya sınırlı tekrarlayıcı, kısıtlı ilgi ve hareketler (bu hareket ya da merakların ilişki/paylaşım değeri olmadığını, yapılmadıklarında rahatsızlık, duyusal aşırı veya ‘az’ duyarlılıklar şeklinde tanımlanmaktadır.

OTİZM VE I-PAD KULLANIMI

Teknoloji, ev ödevlerinde çocuklara yardım etme veya ikinci dili akıcı konuşma üzerindeki etkisi ile eğitimde yepyeni bir çağın kapısını açmaktadır. iPad'in eğitimdeki gücünün yanı sıra günümüzde eğitim uzmanlarının tüm ilgisi, otizme sahip çocuklara eğitim verilmesi şeklini kökten değiştirmesi üzerine odaklanmaktadır.

iPad'in yaratıcı ekibi, bu cihazın otistik çocuklarda harikalar yaratacağını tahmin etmemişti. Cihazın aktif kullanımına başlanmasından kısa bir süre sonra, tedaviye yardımcı özelliğiyle ilgili başarı öyküleri çoğalmaya başladı. Steve Jobs, iPad2'nin tanıtımında “ Bugün beyin ameliyatından otizmin tedavisine kadar pek çok alanda kullanılıyor." cümlesiyle bunu doğruladı.

SF Weekly Kaliforniya'nın özel haber yaptığı, Amerikalı Shannon Rosa'nın 9 yaşındaki oğlu Leo, yoğun otizme sahip bir çocuk. Rosa, piyangodan kazandığı iPad'i oğluna götürürken, hiçbir beklentiye sahip değildi. Çünkü, dokunmatik oluşu, simgelerin kaydırılması özellikleri ile birçok kullanıcı için oldukça kolay olan bu cihaz, otizm tedavisi için yaratılmamıştı.

Leo küçük elleriyle tuttuğunda, sanki eski bir dostmuş gibi ve neredeyse hiçbir eğitim olmaksızın, sanki bir teknoloji ustasıymış gibi annesinin şaşkın bakışları altında uygulamaların arasında geziniyordu. Hecelemeyi, saymayı, çizim yapmayı, yap-boz yapmayı, resimleri hatırlamayı ve daha fazlasını öğretmek üzere tasarlanan uygulamalar üzerinde tek seferde 30 dakika geçirmişti bile… iPad ile Leo, bağımsızlık ve günlük yeni beceriler ile çevresindeki havaya olumlu elektrik vermeye başlamıştı.

iPad'in ilk kez nisan ayında çıkmasıyla otizm uzmanları ve ebeveynler cihazı dünya çapında sayısız ev ve sınıfta kullanıma soktular. Geliştiriciler, özellikle özel ihtiyaçları olan kullanıcılar için tasarlanan uygulamaları pompalamaya başladılar ve ilk araştırmalar otizmli çocuklara yönelik bir öğrenim aracı olarak iPod Touch ve iPad'in verimliliğini ölçmeye başlamışlardı bile.

Cihazlar aracılığıyla bu çocuklardan bazıları ilk defa düşüncelerini yetişkinlere iletebiliyorlardı. Diğerleri ise yıllardır uzak oldukları hayat becerilerini öğrenmişlerdi.

Otistik özellikler gösteren çocuklar da günlük yaşamlarını sürdürmede ve sorumluluklarını yerine getirmede de zorlanmaktadırlar. Otistik özellikler gösteren çocukların yaşadıkları bu sorunları aşmalarına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olan çizelgeler (görsel/yazılı) otistik özellikler gösteren çocukların; kendini yönetme, yönergeleri ve kuralları izleyebilme becerilerinin geliştirilmesinde, problem davranışlarının ve etkinlikler arası geçişlerde yaşanan sorunların azaltılmasında, iletişim becerilerinin ve sosyal becerilerinin geliştirilmesinde , toplumsal, günlük yaşam ve serbest zaman becerilerinin kazandırılması süreçlerinde yoğun biçimde kullanılmaktadır.

Gerçek nesnelerden , sadece resimlerden ya da resim ve yazıların bir arada kullanıldığı görsel çizelgeler, düzenleyiciler ve görsel yönergelerle otistik özellikler gösteren çocuklar evde/okuldaki günlük/haftalık rutinlerini ve bu rutinler içerisinde gerçekleştirmeleri gereken becerileri, uymaları gereken kuralları rahatlıkla yerine getirebilmektedirler. Orta düzeyde teknolojiler arasında yer alan bu araçlar genellikle dokunularak aktive edilir ve hem ses çıkışı hem de ses kaydı yapılabilen araçlardır ve sıklıkla görsel ve yazılı ipucu ile birlikte kullanılırlar. Otistik özellikler gösteren çocukların günlük aktiviteleri sırasında gerçekleştirdikleri zaman gerektiren etkinliklerin uygun zamanlarda tamamlanmasında zamanlayıcılar/mutfak saatleri kullanılabilmektedir Örneğin; kitap okuma zamanı, bilgisayar zamanı, müzik dinleme ya da sevdiği TV programını izleme zamanı gibi.

Otistik özellikler gösteren çocukların sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinin geliştirilmesinde yararlanılan ve orta düzeyde teknolojiler arasında yer alan araçlardan biride “Language Master” adı verilen bir araçtır. Bu araçla hem ses kaydı yapılabilmekte hem de ses çıkışı sağlanabilmektedir McClannahan ve Krantz,1999; Stokes, 2008). Ses kaydı araçla birlikte kullanılan kartlar üzerine yapılmakta ve kartın makineden geçirilmesiyle ses çıkışı sağlanmaktadır. Language Master, ses kaydı yapılan kartlar üzerine resimler eklenerek de kullanılabilmektedir. Language Master ve zamanlayıcılar aynı zamanda düşük düzeyde teknolojilerin kullanıldığı uygulamalar arasında yer alan etkinlik çizelgeleriyle birliktede kullanılmaktadır. (McClannahan ve Krantz,1999)

Video kameralar otistik özellikler gösteren çocukların istenmeyen davranışlarını azaltma ya da ortadan kaldırmada, dili anlama becerilerinin geliştirilmesinde, sosyal becerilerin, özbakım becerilerinin (diş fırçalama, el yıkma vb.) ve akademik becerilerin kazandırılmasında başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. Ayrıca, otistik özellikler gösteren çocukların pek çoğunun görsel uyaranları tercih etmesi, görselliğe dayalı uygulamalara daha iyi tepki vermesi nedeniyle görsel uyaranların kullanıldığı (bilgisayar ekranı ya da televizyon ekranı) bu uygulamaların etkili olabileceği düşünülmektedir. Örneğin otistik çocukların eğitimlerinde kullanılan video ile model olma yöntemi otistik özellikler gösteren çocuğun hedef davranışları gerçekleştiren kişinin/modelin (model kişinin kendisi ya da bir başkası olabilir) video kaydını izlemesi ve izlediği uygun davranışları tekrar etmesi ile gerçekleştirilmektedir.

UZMAN GÖRÜŞLERİ

Otistik çocukların eğitimlerinde yardımcı teknolojilerin kullanımıyla ilgili verilen bu genel bilgiler ışığında bile, otistik çocukların eğitiminde yardımcı teknolojilerin kullanımının olumlu etkileri son derece açık bir biçimde görülmektedir. Otistik çocukların eğitiminde giderek yaygınlaşan bir biçimde kullanılan yardımcı teknolojilerin Türkiye’de sistematik olarak yürütülen uygulamaları arasında “PECS” ve “Etkinlik Çizelgeleri” sayılabilmektedir. Düşük düzeyde teknoloji gerektiren uygulamalar arasında yer alan her iki uygulamada bilimsel dayanaklar ve uygulama alanında yürütülen titiz çalışmalarla otistik özellikler gösteren çocukların eğitimlerinde başarılı bir biçimde kullanılmaktadır.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!