Her anne baba için çocuğunun okula başlaması heyecan verici bir olaydır. Günler öncesinden okul hazırlıkları başlar. Kıyafetler, çantalar alınır. Çoğu çocuk da anne babanın bu heyecanına katılır. Okula başlamadan önce çok istekli ve meraklı görünseler de bazı çocuklar için okula gitmek o kadar da kolay olmaz.

Okul fobisi; okuldan korkma, okula gitmek istememe durumudur. Aslında okul fobisi yaşayan çocukların esas duyduğu kaygı anneden ya da bağlandığı başka kişilerden ayrılma korkusudur.

Çocukların Bu Kaygısı Küçümsenmemelidir

Okul fobisi, çocukta aşırı sıkıntı ve huzursuzluk yaratan küçümsenmemesi gereken bir durumdur. Çocuk anneyi ya da bağlandığı kişiyi yitireceğini veya onun başına kötü bir şey geleceğini düşünür. Kötü bir olayın anneden kendini ayıracağına dair yoğun kaygısı vardır. Bu nedenle anneyi sürekli gözünün önünde ister. Anneden ayrı kaldığında veya böyle bir ayrılık gündeme geldiğinde baş ağrısı, karın ağrısı gibi tekrarlayan fiziksel belirtiler gözlenir.

Çocukların yaşadıkları bu huzursuzluk durumunda yetişkinlerden istedikleri tek şey anlaşılmaktır. Bu çocuklara “Okula gitmezsen ancak çöpçü olabilirsin” gibi yaklaşımlarda bulunmak son derece yanlıştır. Çünkü çocuk da okulun önemli olduğunun ve gitmesi gerektiğinin farkındadır. Ancak hissettiği kaygıyla nasıl başa çıkacağını bilememektedir. Bu durumu anne, baba, öğretmen iyi anlamalıdır. Çocuğa “Kapris yapıyor, şımarıyor, tembellik ediyor ve bu yüzden okula gitmek istemiyor” türü değerlendirmeler işi çıkmaza sokar.

Her Çocuk Bu Kaygıyı Hisseder mi?

Okula başlama her çocuk için az da olsa bir kaygı sebebidir. Biz yetişkinler olarak bile hiç tanımadığımız kalabalık bir ortama girdiğimizde bazen kaygılandığımızı hissederiz. Ancak normal olan bu kaygının birkaç gün içerisinde geçip çocuğun okul hayatına, arkadaşlarına uyum sağlamasıdır. Diğer çocuklara göre okula alışma, uyum sağlama süresi daha uzun olan bir çocuk grubu vardır.

Kaygılı Çocuklarda Fobiye Daha Sık Rastlanır

Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı olan, uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen, ailesine bağımlı çocuklardır. Kaygılı çocuklar; endişeli, korkuları olan çocuklar. Bu çocuklar başka bir kişiyi endişelendirmeyecek durumlarda dahi endişe duyarlar. Kaygılı çocuklarda okul fobisi görülme ihtimali daha fazladır.

Aşırı Koruyucu Ailelerin Çocuklarında Fobiye Daha Sık Rastlanır

Aşırı korumacı aile tipleri vardır. Bu ailelerde çocuğa karşı aşırı bir şefkat ve koruma içgüdüsü vardır. Çocuğun kendi yapacağı ya da yapması gereken işler bile ebeveyni tarafından yapılır. Böyle ailelerde yetişen çocuklarda zamanla “Ben kendi başıma hiçbir şey yapamam”, “Annem babam olmazsa ben bir hiçim”, “Annem ve babamın olmadığı yerlerde başıma kötü bir şey gelebilir” duyguları gelişir.

Peki Ne Yapmalı?

Öncelikle aileler aşırı korumacı davranışlardan vazgeçmeli, daha bebeklikten itibaren çocuğun bireyselliğini yaşamasına olanak verecek bir ortam sağlamalıdırlar. Çocuğa kendi başına var olabileceği, kendi başına da bir şeyler yapabileceği duygusu yaşattırılmalıdır. Bunun yanında çocukların kreş ve anaokulu deneyimlerinin olması da önemli bir faktördür. Çünkü anasınıfı ve kreş renkli, oyuncaklarla dolu, çocuğun ilgisini çekecek bir ortamdır. Çocuk okulla ilk defa birinci sınıfla tanışırsa ortam çok soğuk gelebilir.

İyileşme sürecinin en önemli aşaması çocuğun ne olursa olsun okula devam etmesidir. Çocuğu çok zorlamadan en azından okul bahçesine gidilmeli, belki çocuğu ikna ederek öğretmeninden ödevini alıp eve dönülmelidir. Okula bir gün bile gitmemek tedaviyi zora sokar. Çocukta “Canım istediğinde okula gitmeyebilirim” düşüncesinin oluşması engellenmelidir.

Anne baba çocuğun istediği kadar okulda kalmalı, kesinlikle çocuğa okulda kalacağım deyip okuldan uzaklaşmamalıdır. Böyle olursa güven duygusu iyice zedelenen çocuk bir daha asla okula gitmek istemeyebilir. Anne sınıftan kademeli olarak uzaklaşarak zamanla bu problemi aşabilir.

Gerektiğinde bir uzmandan yardım almakta fayda vardır.

KAYNAK: OKUL FOBİSİ, DOÇ.DR.MÜCAHİT ÖZTÜRK


Gaziantep Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!