Okul Fobisi olan çocuklarda belirtiler


-Çocuk hem kendisinin hem de anne babasının güvenliğinden sürekli olarak endişe eder, korkar
-Çocuk okula gitmeyi reddeder.
-Sık sık karın ağrısı gibi fiziksel şikayetleri vardır.
-Kendi evinden başka bir yerde geceyi geçirmek onu çok korkutur
-Aşırı bağımlı davranışlar sergiler
-Anne babadan ayrılma sırasında kriz, panik yaşar
-Uykularında düzensizlik olur kabus görür
-Geceleri uyumakta zorlanır
-Yalnız başına kaldığında kendisini güvende hissetmez
-Karanlıktan çok korkar
-Anne babasına ve kendisine bir zarar gelmesinden aşırı korkar.
-Ev içinde sürekli olarak anne babasının etrafında dolaşır
-Aşırı bir şekilde hayvanlardan, hırsızlardan korkar


OKUL FOBİSİ


Okul fobisi, çocukların okuldan korktuğu bir tür ayrılma anksiyetesidir. Okula gitmeyi reddedebilir ya da ana-baba figürlerinden ayrılınca ortaya çıkan boğucu anksiyete nedeniyle büyük güçlükler çekerek okula katlanabilirler.


Çocuk birdenbire, birgün okula gitmek istemez; zorlamalar karşısında anksiyete duyar; panik içine girer, midesi bulanır, kusar, ağlar, gitmemekte direnir. Bazıları zorlamalara dayanamayıp yola çıkar, yarı yoldan döner, ya sınıftan çıkar eve gelir. Başlangıç bazen sinsidir. Ön belirtiler günlerce sürebilir. Çocuk neşesizdir, uykuya dalmakta güçlük çeker. İştahı kesilir, ödevlere karşı ilgisi azalır. Her sabah somatik bir belirti ile uyanır. Başı, karnı ağrır, midesi bulanır. Bir gün okula gitmeyeceğini bildirir. Neden olarak, öğretmenden korktuğunu ya da arkadaşının kendisini rahatsız ettiğini söyleyebilir. Bazıları da tanımlayamadıkları bir korkudan söz ederler. Çoğu zaman evde rahattırlar. Şiddetli vakalarda evde de huzursuz olabilirler. Aile bireyini (genellikle anne) bir yere bırakmaz, peşinden dolaşırlar.


Her yeni durumun uyum sorunu yaşatıyor olması normaldir. Anneden ayrılık deneyimini ilk defa anaokulu döneminde yaşayan çocuklar, bu dönemde okulun içine girmeye ikna olmakta zorlanırlar ve tedirgin olurlar. Normal gelişim gösteren bir çocukta bu durum kabul edilebilir ancak sorun okula başlamakla ilgili değildir. Anne ve çocuk arasındaki bağımlı ilişkide; annenin çocuğun bireyselleşmesine izin vermemesi, bir bakıma annenin de çocuğa bağımlı olması, ev içinde baskılı-kaygılı ortamların olması, yeni bir kardeşin gelmesi, çocuğun bu süreci henüz anlayamamış olması, anne ve babanın çok kaygılı kişiler olmaları, aile içinde bir yakının kaybı ve hastalıklar gibi birçok faktör de etkili olabilmektedir. Çocuğun okula başlamadan önceki dönemde arkadaş deneyimlerinin niteliği, duygularını ve düşüncelerini anlatmada desteklenmiş olması bu dönemdeki zorlukları atlatmada önemli deneyimler oluşturmaktadır.


Bağımlı, ilişki kuramayan, arkadaşları ile oyunu reddeden, anne ile ilişkisi sağlıklı organize edilememiş bir çocuğun okula başlarken sorun yaşaması beklenilebilmektedir. Bu çocuklarda ilgi ve enerji kaybı, sinirlilik, içe kapanık olma durumu, nedensiz ağlama, baş ve karın ağrılarından yakınma gözlemlenebilmektedir.
Okula karşı negatif duygular beslememeleri için çocuklara, okul ile ilgili gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okula başlama dönemi öncesinde anne çocuğu farklı arkadaşlıklar kurması için cesaretlendirebilir ayrıca çocuğun güven duyabileceği başka aile bireyleri kendi okul deneyimlerini çocuğa aktarabilirler. Okulun öğrenme eyleminin dışında çocuğa keyifli gelebilecek yönlerinin de anlatılması faydalı olabilir. Çocuk psikolojisiyle ilgilenen uzmanlar olarak, anne-babalara genel olarak, çocuğun bireysel becerilerini geliştirmesini, kendi başına giyinip soyunabilmesini, yardımsız yemek yeme gibi becerileri kazanmış olmasını öneriyoruz. Ayrıca her anne baba, çocuğunu her dönemde etkin bir şekilde dinlemeli ve kaygılarının olabileceğini kabul etmelidir.


ÇOCUKTA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ:


Öğrenme güçlüğü en erken ilk okulbaşlangıcında,okuma güçlüğü yada matematik öğrenme güçlüğü olarak ortaya çıkabiliyor.
Aileler bu tür sorunu fark ettikleri anda vakit kaybetmeden bu konunun uzmanına başvurmalıdırlar. Ne kadar erken başvurulursa sorunun çözümüde okadar kolay ve kısa sürede olabilmektedir. Bu sorun diğer sorunlar gibi kendiliğinden geçmez mutlaka bir uzman yardımına ihtiyaç vardır...


ÇOCUKLARDA UTANGAÇLIK:


Okulalarda,sınıfta sessiz,sakin bir köşeye çekilmiş, arkadaşları ile oynamayan, parmak kaldırmayan, kolay iletişime geçemeyen çocuklar vardır bunlara çekinden veya utangaç çocuklar denebilmektedir.


Bu çocuklar için ailelerin ve öğretmenlerin destekleyici bir yaklaşım içinde olmaları gerekmekte ve gerektiğinde bir uzmandan yardım alınmalıdır.


HİPERAKTİVİTE VE DİKKAT EKSİKLİĞİ:


Her hareketli çocuk hiperaktif değildir. Hiper aktivitenin olabilmesi için şu özelliklerin olması gerekir:
Dikkat süresinin kısa olması
Başladığı işi bitirememe
Düşünmeden hareket etme Yerinde duramama

İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!