Obstruktif uyku apnesi sendromu (osas) ve uçuş
Obstruktif uyku apnesi sendromu (osas) ve uçuş

2008 Şubatında bir gündüz uçuşu esnasında 40 yolcu ve 3 mürettebatlı bir ticari havayolu uçağında kaptan ve yardımcı pilotun aynı anda uyuyor olması nedeniyle ineceği havalimanını geçtiği rapor edilmiştir. Söz konusu uçuşta pilot uyandıktan sonra havalimanına dönülmüş ve emniyetli fakat vaktinden geç bir iniş gerçekleştirilmiştir. Daha sonar yapılan araştırmalarda kaptan pilotun tanı konmamış bir OSAS hastalığı olduğu belirlenmiştir.
OSAS larinks bölgesinde üst hava yollarını ve boğazın arka bölümünü etkilemektedir. Bu alan normalde solunum sırasında havanın geçişine müsaade edecek şekilde çevredeki kaslar tarafından açık tutulmaktadır. Kişi uykuya daldığında bu kaslar gevşemektedir ve açık kalan alan azalmaktadır. Özellikle bazı kişilerde bu alan o kadar küçülmektedir ki solunum sıkıntısı, hatta kanın az oksijenlenmesi ortaya çıkabilmektedir. Bu bir çeşit boğulmaya yol açmakta ve kişi farkında olmadan normal uykusundan uyanmaktadır. Bu uyanmalar sonucu kaliteli bir uyku alamayan kişi oldukça yorgun uyanmaktadır. Etkilenen kişiler genelde obez, solunum yollarında daha fazla yağ dokusu depo etmiş, yumuşak damak ve dilleri ortalamadan büyük boyutta olan kişilerdir.
OSAS aşırı gündüz uyuklamaları, kişilik değişiklikleri, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme, hipertansiyon rahatsızlıklarının yanında hafıza, dikkat, planlama ve problem çözme gibi bilişsel bozukluklara da yol açma potansiyeli bakımından dikkatli olunması gereken bir rahatsızlıktır.
Uyku laboratuvarlarında yapılan polisomnogram testi ile tanı konulmaktadır. Tıbbi tedavide obezite kontrolü, alkol kısıtlanması, uykuda vücut pozisyon değişiklikleri ve ilaçlar (benzodiazepinler, narkotikler, barbitüratlar v.b.) uygulanmaktadır. Devamlı pozitif basınçlı solunum (CPAP) yöntemi ile birçok vakada olumlu tedavi cevapları alınmıştır. Uçuş sertifikasyonarı ve tedavinin izlenmesinde Multiple Sleep Latency Test (MSLT) ve Maintenance of Wakefullness Test (MWT) yöntemleri etkili olarak kullanılabilir.
Uçuşla ilgili problemler;
Pilotlar ve uçuş mürettebatı için önemli bir risk oluşturan OSAS hafif ve orta derecedeki bir OSAS’ın yaklaşık %0.06 ile 0.08 civarındaki kan alkol seviyesine eşdeğer bir performans kaybı yapabileceği gösterilmiştir. Bunlara ilaveten saat dilimi geçişleri ve uçuş sonrası alkol tüketimi eklenirse durum daha da vahim bir hal alabilmektedir.
Tedavi edilmeyen OSA genellikle özel bir tıbbi sertifikasyon gerektiren ve çoğu zaman uçuştan elenmeye neden olan ve olmaya devam edecek bir rahatsızlıktır. Yetkili uçuş tabipleri, kaliteli bir uykuyu bozan ve bu nedenle uçuş emniyet riski oluşturan OSA ve uykusuzluk, huzursuz bacak sendromu ve nöromüsküler bağ doku hastalıkları gibi diğer uyku bozukluğu yapan problemler konusunda uyanık olmalıdırlar.
Tedavi yaklaşımları;
Tanı konulduktan sonra mümkün olduğunca kısa sürede tedaviye başlanmalıdır. Tedavide cerrahiden önce tıbbi tedavi denenmelidir. Bunlar arasında uyku pozisyon değişiklikleri, uyku ortamı iyileştirmeleri (yatak, karanlık ve ısı ayarlamaları) ve kilo kaybı faydalı olabilecek önlemlerdir. Alt çeneyi öne doğru ilerleten ve hava yolu açıklığını artıran diş protezleri %75 oranında yarar sağladığı bildirilmiştir.
CPAP (devamlı pozitif basınçlı solunum) cihazı:
- Her seviyedeki OSAS için en iyi çözümdür,
- Uykuda dokuları açık tutmada hava basıncı kullanmaktadır,
- Uykusuzluğu azaltır,
- Bilişsel fonksiyon test başarısını artırmaktadır.
İLAÇLAR:
Nazal steroid spreyler etkilidir. Faydalı olabilecek diğer ilaçlar arasında medroksiprogesteron, asetozolamid ve teofilin bulunmaktadır.
CERRAHİ: Tıbbi tedaviden fayda görülememesi durumunda tercih edilmelidir.
- Nazal havayolu cerrahisi,
- Damak implantları,
- Uvulopalatofaringeoplasti,
- Dil küçültme operasyonu,
- Genioglossus ilerletmesi operasyonları tercih edilebilmektedir.
Sivil Havacılık Muayeneleri
JAR FCL-3 e göre OSAS başlangıç muayenesine göre ") Uyku apnesi sendromu tatmin edici şekilde tedavi edilmemiş olan başvuru sahipleri <uygun değil> olarak değerlendirilecektir." (JAR-FCL 3.160/g)
2. Bölüm [6.5]'de ise "Gece uykusunun kronik olarak bozulması ve hipoksemi aşırı gündüz sersemliği yapabilir. Bu da [uykusu sirkadyan ritm kesilmeleri nedeniyle zaten bozuk olan] pilotun yersiz ve dinlenme sağlamayan gündüz uykularına yönelmesine yol açarak güvenliği belirgin derecede tehlikeye sokar.
Uyku apnesi sendromu yavaş gelişir ve hasta tarafından gayet iyi tanımlanabilir. Rahatsız edilmeden alınan bir uykuyla düzelmeyen her türlü aşırı uykulu olma halinde bu sendrom düşünülmelidir. İncelemeler respiratuar araştırmaları ve uyku kayıtlarını da kapsamalıdır. Bu durum tedavi edilebilir, ancak, iyileşme ve tedavinin tüm yönlerinin AMS tarafından incelenmesi tamamlanıncaya kadar havacının <uygun değil> olarak değerlendirilmesini gerektirir." ifadelerine göre işlem yapılmaktadır.


Eskişehir Hava Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!