Okb, Obsesif kompulsif bozukluk nedir ? başlıklı bu yazımızda, okb hastalığı ve okb tedavisi hakkında bilgi vermek istedik. Okuyacaklarınız, obsesif kompülsif belirtileri nelerdir, obsesyon nedir, obsesif kompülsif bozukluk tedavisi için neler yapılabilir gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Burada yazdıklarımız asla okb tedavisi amacı taşımaz. Obsesif kompülsif nasıl geçer öğrenmek için bir psikiyatrist ya da psikoloğa başvurmanızı tavsiye ederiz.

Obsesyon Nedir ?

Obsesyonlar yineleyici ve tekrar eden, rahatsızlık veren, mantıksız olduğu bilindiği halde zihinden atılamayan, düşünce, dürtü ve düşlemlerdir. Okb hastalarının çoğunluğu bu düşünce ve düşlemlerin mantıksız ve gerçekçi olmadıklarını bildikleri halde, kendilerini etkilemelerini durduramazlar. Okb hastaları nın bir kısmı ise bu düşüncelerin gerçek olduğuna inanırlar.

Kompülsiyon Nedir?

Kompülsiyon, zihinde oluşan obsesyonları durdurmak, düşüncelerin yarattığı kaygıyı düşürmek için kişinin yaptığı bir takım tekrarlayıcı davranış ve zihinsel eylemlerdir. Bu davranışların, genellikle katı kuralları olur. Kompulsiyonlar sadece davranış olarak gerçekleşmeyebilir. Bir takım zihinsel eylemler de kompülsiyon olabilir. Zihinden belli sayıları, bir takım sure ve ayetleri tekrarlamak benzer işlevi yerine getirebilir: obsesyonun yarattığı kaygıyı düşürmek.

Okb hastalığı çeken birisi hem obsesyonlardan hem de kompülsiyonlardan muzdarip olabilir. Obsesyon ve kompülsiyon birlikte ya da tek başına bulunabilir. Obsesif kompülsif bozukluk belirtileri olan birisi son derece endişeli olur. Anksiyeteleri günlük işlerini yapmalarına en gel olur. Okb hastalığı bir kaygı bozukluğudur. Kişinin günlük rutinini bozar.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Görülme Sıklığı

Okb hastaları her sosyo-ekonomik-kültürel yapıda bulunabilir. Toplumun hemen hemen %2-3’lük bölümü yaşamının her hangi bir aşamasında obsesif kompülsif bozukluk belirtileri gösterebilir. Yapılan araştırmalara göre obsesif kompülsif bozukluk, fobiler, madde kullanım bozuklukları ve depresyondan sonra dördüncü sıklıkta görülen bir psiki­yatrik bozukluktur.

Amerika Anksiyete ve Depresyon Birliği (ADAA), ABD’de obsesif kompülsif bozukluğu çeken 2.2 milyon yetişkin olduğunu ileri sürmektedir. Bu sayı toplumun %1 lik nüfusunu oluşturur. Okb hastalığı görülme sıklığı erkek ve kadınlarda eşit olarak bulunmuştur. Obsesif kompülsif belirtileri yaşayan her 3 yetişkinden birinin okb belirtileri erken çocukluk yıllarında başlamaktadır.

DSM-5’e Göre Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanı Kriterleri

DSM açılımı, (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’dır. Bu kitapta obsesif kompulsif bozukluk aşağıdaki gibi açıklanmaktadır:

Obsesyonlar

Anksiyete düzeyinde yükselme ya da sıkıntıya yol açan, istenmeyen, yineleyici ve ısrarlı düşünce, iç zorlanma ve düşlemlerdir.

Kişi bu düşünce, iç zorlanma ya da düşlemi görmez­den gelme, baskılama ya da bunları başka bir dü­şünce ya da eylemle etkisizleştirme girişimlerinde bulunur.

Kompulsiyonlar

Bir obsesyona tepki olarak ya da belirli kurallara göre yapılan ve katı bir biçimde uygulanan yineleyici dav­ranışlar ya da zihinsel eylemlerdir.

Davranışlar ya da zihinsel eylemler anksiyeteyi gider­mek ya da korku yaratan bir durumu önlemek için ta­sarlanır: ancak etkisizleştirmek ya da önlemek üzere tasarlanan şeyle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da aşırıdır.

Not: Küçük çocuklar bu davranışların ya da zihinsel eylemle­rin amacını açıklayamayabilirler.

Obsesyon ve kompulsiyonlar belirgin sıkıntı kaynağı olur ya da zaman kaybına (günde bir saatten fazla) yol açar ya da kişinin olağan gündelik görev ve iş sorumluluğunu aksatır, verimini düşürür, toplumsal etkinliklerini ya da başkaları ile ilişkilerini bozar.

Belirtiler genel bir organik durumun ya da ilaç kullanımı­nın fizyolojik etkileri ile ilişkisiz olarak ortaya çıkmıştır.

Bu durum başka bir bozukluğun belirtisi tarafından daha iyi açıklanamaz.

İçgörüsü iyi ya da çok iyi olan: Kişi obsesif kompulsif bo­zuklukla ilgili inançlarının tamamen ya da muhtemelen gerçek dışı olduğuna inanır (Bunlar olabilir ya da olma­yabilir.)

İçgörüsü düşük olan: Kişi obsesif-kompulsif bozuklukla il­gili inançların doğru olabileceğini düşünür.

İçgörüsü olmayan/sanrısal inançları olan: Kişi obsesif- kompulsif bozuklukla ilgili inançların tamamen gerçek olduğundan emindir.

Varsa belirtiniz: Kişi şimdi ya da geçmişte tik bozukluğu öy­küsüne sahiptir.

Obsesif Kompülsif Bozukluk Tedavisi

Obsesif Kompülsif Nasıl Geçer?

Okb tedavisi alan hastalar bir süredir tedaviye cevap vermektedir. Önceleri çok dirençli bir rahatsızlık olarak biliniyordu. Ancak, özellikle psikoterapi araştırma ve kuramlarının kaygı bozuklukları ve depresyon tedavisinde etkililiği kanıtlanmıştır. Obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde, özellikle bi­lişsel davranışçı terapi (BDT) ile okb ilaçları birlikte kullanıldığında etkili sonuçlar elde edilebilmektedir. Artık psikoterapi ve ilaç tedavisi ile Okb, günümüzde kronik, ancak te­davi edilebilir bir rahatsızlık olarak görülmektedir.

Obsesif Kompülsif Bozukluk Tedavisi İçin Neler Yapılabilir ?

Obsesif kompülsüf bozukluk tedavisi alacak kişinin birlikte yaşadığı aile bireylerinin psiko-eğitim almaları atılacak ilk adımdır. Okb tedavisi için, aile içi etkili iletişim becerileri geliştirmek gerekir. Okb rahatsızlığının bir hastalık olduğu, kendi halinde geçmeyeceği, tedavi edilmezse başka hastalıklara neden olabileceği bilinmelidir. Obsesif kompülsüf bozukluk tedavisi mümkündür, ancak tedavinin kimi zaman zor, uzun ve uyum gerektiren bir süreç olduğu bilinmelidir.

Çocuk ve Ergenlerde Obsesif Kompülsif Bozukluk Tedavisi

Çocuk ve ergenlerde obsesif kompülsüf bozukluk tedavisi için en önemli kısım hastalık hakkında çocuğun-ergenin çok iyi bilgilendirilmesidir. Diğer aile bireylerinin de okb hakkında bilgi sahibi olmaları, tedavide oluşacak direnci aşmada yararlı olur. Çocuk ve ergenlerde depresyon belirtileri, okb ile birlikte görülebilir. Çocuklarda Okb tedavisi ve teşhisi, çocuk ve ergen psikiyatri tarafından konur. Tedavi için uzmanın yönlendireceği çocuk psikoloğu ile birlikte ilaç tedavisi sürdürülür.


Antalya Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!