Günümüz şartlarında sezaryen oranları maalesef, kabul edilemeyecek oranda arttı. Dünya sağlık örgütünün kabul ettiği % 15 ‘lik sezaryen oranları birçok özel hastanede ne yazık ki % 80- %90’lara ulaşmış durumda. Bu artışa neden birçok faktör olmakla beraber en önemli faktörlerden biride anne adaylarının normal doğum sürecinden korkup, sezaryen istemeleri.

Uzaklaştığımız, uzaklaştırıldığımız doğamıza özümüze geri dönebilmek, bebeğimizi daha hayatın başında sıkıntıya sokmamak gereksiz müdahalelerden korumak için hamile eğitimi…

Tabi normal doğumun kendileri ve bebekleriyle ilgili faydalarını bilmiyor olmaları da kolaylıkla sezaryene yönlendirmektedir. Her genç kadın hamilelik öncesi veya sırasında en az bir korkulu, ağrılı, sancılı doğum hikâyesi dinlemektedir. Bu hikâyeler bilinçaltımızda birikmekte doğum, anne adayının korkulu rüyası haline gelmektedir.

Oysa doğum doğal bir süreçtir (eğer gereksiz müdahale edilmiyorsa) ve sürecin içinde ve sürecin içinde vücut kendi ağrı kesicilerini salgılar. Eğer anne adayı gerginlik, panik ve korkuyla doğal süreci bozarsa, evet doğumda korktuğu başına gelir.

Peki, hamile eğitiminde anne ve baba ayları neler öğreniyor.

Doğumun ne olup olmadığını öğreniyor. Korkulardan, ağrı beklentisinden kaynaklanan gerilimden kurtulup, bedeninde olan doğum programının mükemmelliğine güvenmeyi öğreniyor.

Bu güvenle gevşemeyi oto hipnoz tekniğiyle öğrenip bu güveni bebeğinin faydasına da kullanıyor. Doğum sürecinde ne zaman ne yapması gerektiğini öğreniyor.

Baba adayları doğum sürecinde de anneye ve bebeğe destek olarak bebeklerinin tam bir güven içinde dünyaya gelmelerine yardımcı oluyor. Doğum sürecinin daha kısa ve tamamen ağrısız geçirebilecekleri oto hipnoz tekniğini öğrenebiliyorlar. Doğal ağrı kesici olan endortin salgısına izin vermeyi öğreniyor.

Anne adayları eğitimin ne avantajlarını görüyor

Korku- gerginlik- ağrı sendromu ( korku nedeniyle yaşanan gerginlik ve ağrı duyma ) doğum öncesinde, doğum sürecinde ve doğum sonrası yaşanmaz.

Kimyasal ağrı kesicilere ihtiyaç duyulmaz böylece bebek ve anne daha uyanık olur. Kullanılacak kimyasalların yan etkilerinden korunmuş olurlar. Doğum süreci 2–3 saat daha kısalır.

Anne-bebek-baba arasındaki bağ güçlenir. Böylece güçlü duygusal bağlarla dünyaya gözlerini açan bebek tüm hayatı boyunca bunun avantajlarını yaşar.

Rahimin kasılmaları sırasında yorgunluk önlendiği için 2. evrede bebeğini ilerletip doğması için ihtiyaç duyduğu enerjiyi korumuş olur. Doğum sonrası fiziksel ve ruhsal açıdan toparlanma çok daha hızlı gerçekleşir.

Doğum, Yaradan’ın anne vücuduna koyduğu en mükemmel programla doğallığı ile işleyeceğinden müdahalesiz, güzel, keyifli, sakin ve şükredilmesi gereken bir eyleme dönüşür.

Eğitim programımıza katılan annelerimizden birinin dediği ‘’ Ayşe Hn. Doğurmak çok güzel, ben çok güzel doğurdum, çok mutluyum’’ cümlelerinizi duyabilmek bizim en büyük amacımız ve mutluluğumuz.

Peki, bütün bu söylenilenler için çalışmaya eğitim almaya değer mi?

Bir yanda en özel deneyimizi, korkulu rüyanız veya gereksiz sezaryen ameliyatı, bebeğinize ve size yapılan gereksiz müdahaleler şeklinde yaşamak. Diğer yandan bebeğinizin doğum yolculuğunda, onun yanında olup yardım etmek. Bu en özel ve sadece ikinize ait yolculuğu, birlikte mutlu ve sağlıklı bir şekilde tamamlamak.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!