Yaşlı, tonton bir çift düşünün, el ele saygı ve sevgi dolu bir konuşma içerisinde. Herkesin gıpta ile baktığı ve yıllar sonra bile bu heyecanlarına anlam veremediği bir evlilik.

Bu kadar stresin yoğun olduğu, çalışma saatlerinin uzadığı, tahammül gücünün azaldığı ve ilişkilerin bu kadar hızlı sonlandığı bir dünyada, kendimize bile vakit ayıramıyor iken, sonsuza dek mutluluk nasıl olabilir?

Nedir bu mutluluk?

Mutluluğun kriterleri elbette herkes için farklıdır. Kimisi için aile birliği bir mutluluk kaynağıdır, kimisi için kariyeri, statüsü ve aldığı para önemlidir.

Ama her insan için hiç şüphesiz ki önce sağlık gelir. Sağlığının bozulmaması için iç huzuru önemlidir. İç huzurunun olması içinde insanın kendini değerli ve yalnız hissetmemesi gerekir. Kendimizi yalnız hissetmememiz ve değerli hissetmemiz için de bir hayat arkadaşına ihtiyaç duyarız. Onu seçerken özen gösterir ve aslında hep onunla kalma temennisi ile başlarız bir ilişkiye.

Mutlu bir ilişkinin temelinde ne olmalıdır?

Herkesin ilişkilerinde farklı öncelikleri olmakla birlikte bir de olmazsa olmazlar vardır. Bazı kriterler vardır ki, bir ilişkide olmadığında, ilişkiyi yıpratır ve sonlanmasına neden olmaktadır. Bu durumda ne yapılmalıdır?

Empati kurun! Kendinizi eşinizin/partnerinizin yerine koyun ve onun açısından değerlendirin.

Hoşgörülü olun, tolere edin! Kendisine vakit ayırması için izin verin.

Ben değil, biz diye bakın geleceğe!

Eleştirmeyin, sizi rahatsız eden hareketleri uygun bir şekilde dile getirin!

Asla bir üçüncü kişiye “ara bulması için“ yer vermeyin!

Sorunlarınızı ertelemeyin!

Ortak kararlar verin, vereceğiniz kararlar her iki taraf içinde önemli olduğundan, ilgisiz kalmayın!

Saygılı ve sakin konuşmayı tercih edin!

Mutlu bir ilişkide benim payım nedir?

İlişkide alıcı olmak kadar verici olmak da önemlidir. Mutlu olmayı istememiz kadar doğal bir şey yoktur. Fakat bizimle olan kişinin de bunu istediğini unutmayalım ve bunun için elimizden geleni önce biz yapalım!!!

İlişkinizde konuşun, olumlu veya olumsuz her şeyi paylaşın.

Birbirinize vakit ayırın, yapacağınız bir gezi, gideceğiniz bir yemek sizi tekrardan heyecanlandıracaktır.

İlişkinizdeki mutluluğu sıkça hatırlayın, bu birbirinizi sıkça hatırlamanıza ve özleme neden olacaktır.

Anlayışlı ve saygılı olun, rencide edici, eleştirici durumlardan kaçının.

Sorunlarınızı ertelemeyin. Saygılı bir lisanla dile getirin.

Altın kurallar

Düzeyli, net ve saygılı bir iletişim.

Karşı tarafın zaaflarını bilin ama yüzüne vurmayın (unutmayın hiç kimse mükemmel değildir).

Eğer her iki taraf da çalışıyorsa finansal paylaşımı konuşun (kira, kredi borcu vs. gibi).

Çalışan çiftlerin ev işlerinde yapacakları iş paylaşımı özellikle bayanları rahatlatacaktır.

Belirli rollerin paylaşılması önemlidir. Alış-veriş, çocuğun derslerinde yardım, çocukların gideceği etkinliklere bırakılması gibi.

İşiniz ne kadar ağır olursa olsun, evinizin dışında kalmasına önem gösterin.

Her iki tarafında ilişkisine saygı göstermesi, mutluluğunu kaybetmemesi çabası önemlidir. Buna bağlı olarak sadakat konusunda hemfikir olunmalıdır.

Birlikte zevk aldığınız etkinlikler düzenleyin. Elbette cinsellik ilişkide büyük önem taşımaktadır, fakat birlikte yapılan ve sizi mutlu eden etkinliklere de yer verin.

İlişkinize değişiklikler katın. Rutin işler ritüeller ilişkiyi zamanla sıkıcı hale getirir, yeniliklere açık olun, yeni yerlere gidin, sürprizler yapın.

İlişkinizin olumlu yanlarını keşfedin ve bunu dile getirin. Eşinizin/partnerinizin sevdiğiniz huylarını ve ilişkiye verdiğiniz değeri söyleyin.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!