Birçok çeşit mide hastalığı vardır. Bunlardan belli başlıları gastrit, mide ülseri, reflü ve mide kanseridir. Tabi ki bunlar arasında en çok önem arz edeni mide kanseridir.

Mide Kanseri, Türkiye’de ve dünyada en sık görülen kanserlerden biridir.

Mide kanseri ve diğer mide hastalıklarının oluşumunda, beslenmenin ciddi rolü olduğu düşünülmektedir.

Nişasta, turşular, tütsülenmiş/ tuzlanmış et ve balık gibi besinlerin tüketilmesinin mide hastalıklarını artırıldığı düşünülür.
Alkol, sigara, A kan grubuna mensup olmak, erkek olmak, 50- 70 yaş arası kişilerde mide kanseri daha sık görülmektedir. En sık rastlanan belirti mide bölgesinde ağrıdır.

İştahsızlık, kilo kaybı, yutma güçlüğü, bulantı, kusma da diğer belirtilerdir. Reflü, en basit şekilde mide içeriğinin, yemek borusuna geri kaçması demektir. En sık bulgular, göğüste yanma hissi, ağızda acı, ekşi tat gelmesidir.

Gastrit, mide mukozasının bir çeşit inflamasyonu yani iltihabıdır. Bunun en sık görülen sebebi Helikobakter Pilori denilen bakteridir. Bu bakteri, ağız yoluyla alındıktan sonra mideye yerleşir ve gastrite, daha ilerleyen dönemde de mide kanserine sebep olabilir.

Türkiye’de toplumun yaklaşık %60- %80’ inin bu bakteriyle infekte olduğu düşünülmektedir. Mide Ülseri, mide iç yüzündeki bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya denir. H.pilori isimli bakteri mide ülserine de sebep olabilmektedir. Diğer sebeplerden bazıları, çok miktarda kahve, çay, sigara, asitli içecekler tüketme ve stres’dir.

Bu bahsettiğimiz mide hastalıklarının tanısında temel tanı aracı Endoskopidir. Endoskopi, esnek bir borunun hekim tarafından hastanın ağzından yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağına uzatılarak bir kamera yardımıyla izlenmesidir. Bazı hastalara lokal anestezi,bunu tolere edemeyecek olanlara da genel anestezi uygulanır.

Bunun amacı hastanın öğürmelerini, mide bulantısı ve kusmasını engellemektir. Endoskopi yapıldığında şüpheli bölgeden biyopsi alınır, yani parça alınır. Endoskopi, genel olarak güvenli bir yöntem olmasına rağmen bazı komplikasyonlar ve riskleri vardır. Bunlardan bazıları, tahrişe bağlı kanama, infeksiyon oluşması, yemek borusunda yırtık oluşmasıdır.

Bu komplikasyonları işaret eden bulgular, ateş, göğüs ağrısı, nefesin kısalması, koyu renkli dışkılama, yutma güçlüğü, karın ağrısı ve kusmadır. Bu durumlarda acilen doktorunuzu aramalısınız. Endoskopi yaptırmak isteyen ve bundan rahatsız olan, tolere edemeyeceğini düşünen hastalar için bir alternatif ise, kandan bakılan Gastropanel isimli bir testtir.

1. GastroPanel Nedir?
GastroPanel, midesinde problem olan fakat endoskopi yaptırmak istemeyen, halk arasındaki söylemiyle hortum veya boru yutmak istemeyen hastalar için kullanılan, midenin durumunu anlamaya yarayan bir yöntemdir.

Bu test tek bir tüp kan alarak yapılır. Non- invazivdir yani acı vermeyen ve cihaz kullanılmayan bir testtir. En basit tanımıyla Sağlıklı çalışan bir mideyle, sağlıksız bir midenin ayrımını yapar. Midedeki asit fazlalığını veya azlığını, gastrit varlığını, H.Pilori infeksiyonunu, mide kanseri riskini, mide ve bağırsağın başlangıç kısmında ülser olup olmadığını ve emilim bozukluğu olup olmadığını gösterir.

GastroPanel, hastanın gerçekten endoskopiye ihtiyacı olup olmadığını ortaya koyar. Bu ayrım önemlidir. Çünkü, yapılan istatistiklere göre endoskopilerin yaklaşık üçte birinde herhangi bir patoloji/ anormallik saptanmamaktadır. Bu da endoskopi yaptıranların üçte birisinin boş yere hortum yutması anlamına gelmektedir. Bu işlemin ağrılı, acılı bir işlem olduğu düşünülür ise, endoskopi öncesinde gerçekten ihtiyacı olanların ayrımını yapmak önemlidir.

GastroPanel Test’de herhangi bir hortum veya boru yutma söz konusu değildir. Bir tek tüpe alınacak kan yeterlidir. Bu test, midenin farklı bölümlerinden salgılanan ve midenin çalışmasını yöneten hormon düzeylerini ölçer.

Bu hormonlar
Pepsinojen-1,
Pepsinojen-2 ,
Gastrin-17 ve H.Pilori IgG seviyesidir.
Bu çıkan sonuçlar GastroPanel isimli özel bir yazılım programına girilir. Sonuçlar sentezlenir ve hastanın midesinde bir patoloji olup olmadığı saptanır. Eğer ihtiyaç duyulursa endoskopiye yönlendirilir.

Sonuç olarak, bu test endoskopi öncesinde uygulanan gastrit,ülser,infeksiyon,tümör riski, emilim bozukluğu gibi hastalıkları ortaya koyan, bunun sonucuna göre tedaviyi şekillendiren ve gerektiği taktirde hastayı endoskopiye yönlendiren bir testtir.

2. Endoskopi mi, GastroPanel mi yaptrımalıyım?
GastroPanel, tek tüp kan alınmasıyla çalışılan, bir testtir. Midenin çalışmasını yöneten, farklı bölgelerden salınan hormon seviyelerini ölçer. Bununla beraber mide kanserine sebep olabilen H.Pilori isimli bakteriyi de saptar. Mide kanseri riski, gastrit, mide ülseri olup olmadığını gösterir. Eğer gerek varsa o zaman hastayı endoskopiye yönlendirir. İtalya’da yapılan bir çalışmada, geçen sene yapılan 700 bin endoskopinin 230 bininde herhangi bir patoloji saptanmamış.

Bu oran %35’lere denk geliyor. Türkiye’de ise bu oranın %50’lerde olduğu düşünülüyor. Yani, yapılan her iki endoskopinin 1’inde herhangi bir anormallik saptanmıyor. Bu oran oldukça yüksek. İşte GastroPanel isimli test burada devreye giriyor. Yurtdışında bu testin kullanım şekli Endoskopi yapılmadan öncedir. İlk olarak GastroPanel yapılır, eğer midede bir patoloji saptanmaz ise, ileri tetkike gerek yoktur.

Eğer bir patoloji saptanır ise, GastroPanel sonrası endoskopiye yönlendirilir. Bu test Türkiye’ye yeni girmiştir. O yüzden çok tanınmamaktadır.

Peki bu testin güvenilirliği nedir?
Dünyada şu ana kadar 200 binin üzerinde hastaya uygulanmıştır. Japonya’da yapılan bir çalışmadan örnek vermek isterim. Japonya, tütsülenmiş yiyeceklerin çok tüketilmesinden dolayı mide kanserinin en sık görüldüğü ülkedir. Bu konuda en çok araştırma yapılan ülkelerden biridir. Bu çalışmada 162 hasta Japon hastaya hem endoskopi hem de GastroPanel uygulanıyor.İkisi arasındaki uyum % 94 olarak bulunuyor. GastroPanel test, sağlıklı / hastalıklı mideyi ayırmakta yüksek kesinlikte kullanılabilir diye sonuç çıkıyor çalışmadan.

İtalya’da yapılan 362 hastalık çalışmada ise GastroPanel’in endoskopi öncesinde hastalara yapılıp “ test yap ve izle” veya “test yap ve tedavi et” stratejilerinde ilk yaklaşım olarak kullanılabileceği kararlaştırılıyor.

Finlandiya’da 404 hasta üzerinde yapılan çalışmada ise GastroPanel’in negatif prediktif değer % 97 olarak bulunuyor. Yani bunun anlamı, bu testin negatif dediğinin ( midede herhangi bir patoloji yok) gerçekten negatif olma olasılığı % 97’dir.

Bu sonuçlar doğrultusunda, tıbbi olarak oldukça güvenilir bir testtir. 3. GastroPanel Test Nasıl Yapılır ? Endoskopi yapılmadan önce uygulanan, mide patolojilerini saptayan ve eğer gerçekten ihtiyaç varsa hastayı endoskopiye yönlendiren GastroPanel test, 1 tüpe kan alınarak yapılır. 1 gecelik açlık veya gün içinde 4 saat açlık yeterlidir.

Hasta, örnek alınmasından 4 saat öncesinden hiçbirşey yiyip içmemelidir. Sigara da içmemelidir. Hastanın mide asit salınımını baskılayan bazı ilaçları kısıtlanmalıdır.

Örneğin asit salınımını azaltan Gaviscon, Rennie gibi ilaçlar 1 gün önceden, Ranitidin, Famotidin, Lansor, Omegrol, Pantpas gibi ilaçlar da 1 hafta önceden kesilmedir.

GastroPanel test, endoskopiden önce ön-test olarak kullanılmalıdır. Bu sayede, endoskopi ve biyopsiden önce nereden biyopsi alınacağı belirlenir.

Endoskopi gereken ve gerekmeyen hastaların ayrıntılı şekilde ortaya konulmasını sağlar. Önemli sayıda hastayı endoskopi yaptırma riskinden korur.

İstanbul Enfeksiyon Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!