Anatomik sebeplerden dolayı göğüs ile karın boşluğunu ayıran diyafram kasında mevcut olan açıklıktan midenin üst kısmının, yemek borusuna doğru sarkması mide fıtığı olarak adlandırılır. Nedeni bu bölgeyi saran kasın gevşemesidir. Mide fıtığını, mutlaka bir rahatsızlık vermesi gerekmese de bazı kişilerde reflüyesebep olabilir mide fıtığına bağlı şikayetlerin tedaviyle kontrol altına alınması ya da fıtığın cerrahi olarak onarılması gerekir

Mide fıtığı birçok insanda hiçbir belirti olmadan bulunabilir ve tedaviye gereksinim olmaz. Bazı kişilerdeyse mide asidinin ve yenilen besinlerin yemek borusuna kaçmasıyla, mide yanması, gaz ve geğirme, boğazda acı bir tat, yemekten sonra göğüste sıkıntı hissedilmesi ve kusma gibi yakınmalar meydana gelebilir.

Bazen mide ile yemek borusu arasında kapak görevi yapan kaslar herhangi bir neden olmaksızın gevşeyip açılabilir. Sonrasında da mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına bağlı olarak şikayetler meydana gelir. Kimi zaman da gelişmiş olan bir mide fıtığı, kapağın çalışmasına engel olur. Daha başka pek çok faktör vardır. Hangi nedenden olursa olsun, buradaki temel sorun, mide asitinin yanlış bir ortama doğru geçişi ve oradaki hücreleri tahrip etmesinden ibarettir. Reflüsü olanların yaklaşık olarak yüzde 40’ ında mide fıtığı vardır ve reflü, bu bozukluk, cerrahi şekilde giderilirse tamamen ortadan kaldırılabilir.

Operasyon süresinin 45-60 dakika olduğunu ve hastanın, operasyonu takip eden gün taburcu olabilir ve 3-5 gün içerisinde normal aktivitesine dönebilir

Midenin girişini kontrol eden kasın görev yapamadığı tespit edilirse, uzun süreli asit tahrişine bağlı yemek borusunda önemli hasarlar meydana gelmişse, fıtık çok büyük olup problemler veya boğulma tehlikesi yaratıyorsa cerrahi müdahale yapılabilir. Ameliyatla, fıtıklaşıp göğüs boşluğuna taşan midenin eski yerine çekilmesi ve yeniden kaçmayı önleyici bariyerlerin oluşturulması amaçlanır.


Eskişehir Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!