Saygı. Kime niçin saygı duyarız. Bu sorunun cevabını verirken bir sürü ahlaki neden sıralayabiliriz. Elbette hepimizin çok iyi bildiği doğru ve iyi ahlak kurallarına sahip olmak çok önemli, hatta olmazsa olmazdır. Ama işinde başarılı olmayan veya başarılı olmak için hiçbir çaba sarfetmeyen bir kişiye ne kadar saygı duyabiliriz ?

Geçmiş zaman. Hem ziyaret hem ticaret kabilinden bir gezide, her sabah grubumuzun transferini sağlayan şirket, nedendir bilinmez, on gün boyunca, her seferinde bizi farklı bir şoför ile tanıştırmıştı. Aralarında sadece bir tanesi o kadar zamandan sonra bile, hala hafızamda kazılı kaldı. Ne yapmıştı da beni ve beraber olduğum grubumuzu çok etkilemişti bu insan? O sabah, otobüsün yanında şapka ve eldivenleri ile tam takım üniformalı, bizi selamlayan güleryüzlü bir şoför vardı. Herkes yerine yerleştikten ve sayımını yaptıktan sonra diğer arkadaşlarının yaptığı gibi hemen yola koyulmadı. Anonsunda, herkesin emniyet kemeri takması gerektiğini söyledi. Biz Türkler kuralları nedense sevmez, uygulayanı da işgüzar olarak nitelendiririz. İşgüzar (!) arkadaşlar otobüste emniyet kemeri olduğunu yeni keşfedip takarken, birçok arkadaşımız bırakın emniyet kemerini takmayı, yerlerinde bile oturmuyorlardı. Güleryüzlü tavrından vazgeçmeden anonslarına devam ederek ve herkesin yerine oturmasını sabırla bekledi. Herkes yerine oturmuştu, ama hareket etmiyordu saygın adam. Hareket etmeden önceki son anonsunda, emniyet kemeri takmayan koltuk numaraları sıralanıyordu. Sonunda her şey tamamdı. Koca otobüste herkes yerine oturmuş ve emniyet kemerleri takılmıştı. Bütün bu seremoniden sonra artık şoförlüğü merak konusuydu. Aşırı dikkatli ve tüm trafik kurallarına uyan tarzı hemen dikkat çekiyordu. Gün boyunca farklı yerlere götürdü, getirdi bizleri. Artık, hemen yerlerimize yerleşiyor ve derhal emniyet kemerlerimizi takıyorduk.

İşin en güzel tarafı, bütün bunlar olurken en ufak bir tatsızlık olmamış, tavizsiz tavrı, doğru iletişim ve güleryüzü ile birleşmişti. Daha sonra düşündüğümde, aslında kilit noktanın tam da burada yattığının farkına vardım. Düşünün bir kere homurdanmaların yükseldiği bir noktada ufacık bir kıvılcım tüm günümüzü zehir edebilirdi. Ama, korkulan olmamış, harika bir gün geçirmiştik. Yaptığı işi seven, değer veren ve en mükemmelini yapmaya çalışan bu adama biz de gün sonunda değer veriyor ve saygı duyuyorduk.

Şimdi dişhekimliği ile ne ilgisi var diyebilirsiniz bunun. Her çalışma gününde, diğer bir çok meslekte olduğu gibi, bu saygınlık testini yüzlerce defa yaşıyoruz. Hastalarımıza karşı, yardımcılarımıza karşı, teknisyen, malzeme tedarikçilerimiz ve meslektaşlarımıza karşı, hepsinden önemlisi kendimize ve mesleğimize karşı. Bu testten başarıyla geçmek her zaman mümkün olmuyor maalesef. O günkü ruh haliniz, bir türlü aynı frekansın tutturulamadığı iletişim problemleri ve daha niceleri. Ama, birçok kereler gördüm ki tahmin edilebilir, tutarlı, doğru, açık bir iletişim ile insanlar size daha saygın ve daha doğru bir yaklaşım içinde oluyorlar. Elbette tüm bunlar çok önemli, ama hepsinin ötesinde en can alıcı noktalardan bir tanesi de yaptığınız işin doğru ve iyi olması için çabalamanız.

Kendisine, yaptığı işe, ama ne iş olursa olsun değer veren herkese, hem de bunu pozitif bir enerji ile yapan herkese selam olsun.


Bursa Genel uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!