LEKE ve DÖVME TEDAVİSİNDE YENİ ve ETKİLİ BİR YÖNTEM:

Ciltte oluşan lekeler, hem kadın hem de erkeklerde sık görülen bir deri rahatsızlığıdır. Daha çok yüzde yanak, alın ve çenede; vücutta sırt, göğüs, omuz ve sırtta yerleşim gösterirler.

Cilt lekeleri; - Güneş,

- Hormonal değişiklikler,

- Bazı sistemik hastalıklar (böbrek üstü, tiroid bezi hastalıkları vb.),

- Genetik faktörler,

- Enfeksiyon hastalıkları (mantar vb.),

- İlaçlar, yanlış kozmetik ürün kullanımı vb. nedenlerle oluşabilir.

Leke çeşitleri; - Melasma,

- Lentigo,

- Efelid (çil),

- Doğum lekeleri şeklinde sayılabilir.

Melasma, yüzde görülen ve 20'li yaşlardan sonra ortaya çıkan bir deri lekesidir. Genç kadınlarda daha sık görülür. Güneşlenme, hamilelik, hormon tedavileri ve doğum kontrol hapları kullanımı melasma oluşumunu tetikler.

Lentigo, çillerle karıştırılabilen bir leke çeşididir. Her yaşta görülebilir. Özellikle açık tenli kişilerde ve güneşe maruz kalan bölgelerde görülür. El sırtı, yüz, omuz, sırt ve göğüs ön yüzde oluşurlar. Çillere göre, boyutları daha büyük ve renkleri daha koyudur. Yaz-kış deride kalıcıdır, ancak yaz aylarında daha da koyulaşır. El sırtında ve yüzde gözlenen lekeler (lentigo-yaşlılık lekeleri) genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkar.

Efelid (Çil), erken çocukluk döneminde oluşur, yaş ilerledikçe azalabilir. Net sınırlı, kahverengi, küçük lekelerdir. Lentigodan farklı olarak, yoğun güneş temasından sonra koyulaşır, güneşten uzak durulduğunda ise solarlar.

Doğum lekeleri; Ota Nevus, Cafe Au Lait Macule (Sütlü Kahverengi Leke), Becker's Nevus gibi isimlerle bilinen benlerdir.

Leke tedavisinde bugüne dek birçok yöntem denenmiştir. Ancak, gerek tedavi başarısı gerekse tekrarlama riskini minimalize etmek açısından, en etkili tedavi yöntemi “Fraksiyonel Ruby Lazer Tedavisi”dir.

Ruby Lazer, dalga boyu açısından, Melanin'e (derideki pigment-renk verici madde) daha spesifik (özel) etkilidir. Bu nedenle, leke tedavisinde daha az seans uygulanarak başarıyla sonuç alınabilmekte ve hastalar kısa zamanda, daha az maliyetle tedavi olabilmektedir.

Yine melanine olan duyarlılık nedeniyle, diğer lazerlerden farklı olarak (Örneğin Nd:YAG lazer), uygulama sırasında yüksek dozlara gereksinim duyulmaksızın tedavi gerçekleştirilebilmektedir. Bu durum, hastanın uygulama sırasında daha az ağrı-acı hissetmesine ve uygulama sonrasında yan etki oluşma olasılığının minimalize edilmesine olanak sağlar.

Özellikle “MELASMA”da, Fraksiyonel Q-Switch Ruby Lazer ile, minimum hasarla yüksek oranda melanin (pigment maddesi) deriden uzaklaştırılabilmekte ve yineleme olasılığı minimalize edilebilmektedir. Ayrıca, uygulama yapılan hastalar tedavi sonrasında günlük sosyal yaşamlarına devam edebilmektedir; diğer fraksiyonel lazer uygulamalarının aksine, tedavi sonrasında özel bir bakım gerekmemektedir.

Son zamanlarda, dövme silme tedavisi Q-Switch (Q Anahtarlı) lazerler ile yapılmaktadır. Dövme yapılırken kullanılan boyalar, vücut hücrelerinin atamayacağı kadar büyük boyutlarda deri içine yerleşmişlerdir. Q-Switch lazerler deriye zarar vermeden dövme boyasını küçük parçalara ayırır. Böylece dövme boyası derideki hücrelerin yakalayıp atabileceği boyuta gelir ve tedavi gerçekleşir.

Diğer lazerlerde, dövme tedavisi için yüksek dozlara ihtiyaç duyulduğu ve iyileşme süreci daha uzun olduğu için, seans aralıkları 6-8 haftadır. Q-Switch Ruby Lazerle ise 3-4 hafta gibi kısa aralıklarla seans uygulayarak, daha az sürede tedaviyi gerçekleştirmek mümkündür.

Q-Switch Ruby Lazer ile siyah, lacivert,yeşil, kırmızı renkli dövmeler tedavi edilebilir. Diğer Q-Switch lazerler (Örneğin Nd:YAG lazer) sadece siyah, lacivert renkli dövmelerde; KTP lazerler ise kırmızı, turuncu renkli dövmelerde etkili olabilmektedirler.


Antalya Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!