Evet. Lazer ile yapılan tedaviler diğer tedavi metodlarından farklı olarak hızlı, etkili, hastalıklı olmayan çevre dokuda çok az hasar yaratan, nispeten daha az ağrılıdır. Ayrıca hastanın sosyal ve iş yaşamını en az etkileyerek uygulanabilmektedir.

Lazer ile damarsal lezyonların tedavisi nasıl yapılmaktadır ?

Lazer ile yapılan tüm işlemlerde olduğu gibi bu da bir selektif fototermoliz olayıdır. Damar tedavisinde lazer ışığının hedefi, damarlardaki kanda bulunan eritrositlerin içindeki hemoglobin ve oksihemoglobin adı verilen kromoforlar( renkli maddeler)dır. Bu renkli maddeler lazer ışını emerler. Hedef yapıda oluşan ısı sonucunda damarsal yapı tahrip edilir.

Hangi vakalarda lazerle tedavi uygulanabilir ?

Doğumsal ya da sonradan oluşan birçok damarsal patoloji vardır ve bunların bir çoğu lazer ile tedavi edilebilmektedir. Doğumsal olarak görülen Hemanjiom, Port Wine Stain(PWS-Porto Şarabı Lekesi) vb. damarsal patolojilere ya da sonradan oluşan Eritema, Spider Anjioma, Pyojenik Granüloma, Anjiokeratoma, Venöz Lake vb. damarsal patolojilere lazer tedavisi uygulanmaktadır.

Hastaların tedavi için en çok başvurduğu damarsal lezyonlar nedir ?

Hastaların tedavi için en çok başvurduğu damarsal lezyonlar: Yanak, gözaltı ve burun üzerindeki kırmızı veya mavi kılcal damarlar; uyluk, bacak ve diz arkasında bulunan mavi veya kırmızı kılcal damarlar veya nispeten daha derin yerleşimli mavi damarlardır.

Damarsal patolojinin değerlendirilip, her hastanın patolojisine özel tedavi planlaması yapılmaktadır. Özellikle çok uzun süre güneşe ya da solaryuma maruz kalma, yaşlılık, travma, hamilelik, lokal uygulanan steroid ilaçlar, doğum kontrol hapları vb. etkenlerle yüzde veya bacaklarda kılcal damar genişlemeleri (telenjiektazi) oluşabilmektedir. Gene yaşlılık ya da güneş gibi nedenlerle gövde ve yüzde anjiom denilen kırmızı küçük benek şeklinde damarsal lezyonlar oluşabilmektedir.

Bu yüzeysel yerleşimli olan damarsal patolojilerde genellikle tek seanslık tedavi bazen iki seanslık tedavi yeterli olmaktadır. Bacaklarda uzun süre ayakta kalma, şişmanlık vb. gibi nedenlerle venler (toplar damar) içinde basınç artışı olmasından dolayı damarlar belirgin hale gelebilir. Lazerle mavi damar dediğimiz özellikle beyaz tenlilerde çok dikkat çekici şekilde görülen ve estetik olarak kötü bir görünüm yaratan damarsal patoloji birkaç seanslık lazer tedavisi ile giderilebilmektedir. Hemanjiom ve PWS gibi doğumsal damar patolojilerinde ise damarın arter (atardamar) ya da ven (toplardamar) kökenli olması, yerleşim bölgesindeki derinliği, kapladığı alanın genişliği ve patolojik alandaki damardaki kan akımının miktarına göre tedavinin uygulama şekli ve seans sayısı çok değişken olabilmektedir.

Hangi damarlara lazer uygulamıyorsunuz ?

Varisleşmiş damarlara, kapakçıklarında yetmezlik bulunan damarlara ve derin toplardamarlarda tıkanıklık varsa lazer tedavisi uygulanmaz. Lazerle geniş çaplı damarlardaki varis tedavisi kliniğimizdeki cihazla yapılamamaktadır. Bu gibi vakaların tedavisi ancak damar içinden yapılan atışlarla sağlanabilmekte, atış sonrası ise oluşan pıhtının çıkartılması gerekmektedir.

Damar tedavilerinde seans sayısı, uygulama süresi ve aralığı nedir ?

Damarsal patolojilerdeki seans sayısı ancak hasta muayene edildikten sonra belirlenir. Seanslar arası süre genelde 4 hafta kadardır. Her bir seans damarsal lezyonun durumuna göre 5-25 dakika arasında sürer.

Tedavide cinsiyetin bir önemi var mıdır ?

Tedavide hastanın cinsiyetinin tedaviyi etkileyen bir önemi yoktur. Her iki cinse de rahatlıkla uygulanabilir.

Lazer tedavisi sonrası aynı bölgede tekrar damar oluşumu görülür mü ?

Tedavisi biten damarsal patolojinin aynı bölgede tekrarlaması söz konusu değildir. Ancak lezyonun özelliğine bağlı olarak ilerleyen zamanda aynı bölgede ilkinden bağımsız yeni damarsal lezyonlar görülebilir ancak bu olasılık hiç lazer tedavisi uygulanmamış kişilere göre çok daha az orandadır.

Lazerle damarsal lezyon tedavisi sonrası ciltte ne gibi etkiler görülebilir ?

Damarsal lezyonun durumuna göre uygulama sonrası hafif ve kısa sürede geçen kızarıklık, ödem ve küçük kabuklanmalar görülebilir. Hastanın cildi çok ince veya lezyonun derinliği fazla ise yüzeyel bir yanık görülebilmekte, sonrasında ise 15-20 gün arası süren kabuklanma ve kızarıklık görülebilmektedir. Bu kızarıklık 2-3 ay kadar sürüp normal cilt rengine döner. Kalıcı yan etki nadiren görülür. Hasta tedavi sonrasında yüksek faktörlü güneş koruyucu krem kullanmazsa uygulama yapılan bölgede renk değişimi olabilmektedir.


İstanbul Medikal Estetik Sertifikalı Tıp Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!