KÜRESEL ISINMA VE ETKİLERİ

İngiltere hükümeti tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre küresel ısınma göçmen kuşlarda dahil bir çok hayvan türünün tükenmesine yol açabilir denilmektedir. Raporda küresel ısınmanın şimdiden bazı kuşların ve diğer bazı hayvanların göç yollarında değişikliğe yol açtığı kaydedilmektedir. Uzmanlar şimdiye kadar kuşlar, balıklar ve deniz kaplumbağalarının göç yollarında küresel ısınma nedeniyle oluşan bir çok değişikliği saptamış durumdadırlar. Halkalı yağmur kuşu gibi bazı balıkçıl kuş türleri artık kış mevsimlerini İngilterenin batı sahili yerine doğu sahillerinde geçirmeye başlamışlardır. Eskiden yazları İngilterede geçirip kışları güneye göç eden bazı kuş türleri şimdi büyün yılı İngilterede geçirmeye başlamışlardır.

Kutup ayıları ve fokların doğal çevreleri kuzey kutbundaki buzulların erimesiyle giderek yok olmaktadır.

Deniz sıcaklığındaki küçük değişiklikler bile örneğin bir çok deniz canlısının besinlerini oluşturan plankton miktarında önemli değişiklikler yaratarak bir çok hayvanın kaderinde önemli rol oynamaktadır.

Deniz seviyesindeki yükselme, deniz kaplumabağalarının yumurtalarını bıraktıkları kumsalları yok etmeye başlamıştır. Foklar ile balıkçıl kuşları da kumsal doğasının yok olmasından fevkalede etkilenmeye başlamışlardır.

Bazı bölgelerde artan kuraklık su kuşlarının göç yolundaki konaklama yerlerinin yok olmasına yol açmıştır. Sahra çölünün genişlemesi, uzun bir göç yolu olan kırlangıç gibi göçmen kuş türlerinin yolda su içme işlemini (su ikmali yapmasını) güçleştirmektedir.
Birkaç yıl öncesine kadar küresel ısınmadan ve iklim değişikliğinden bahseden bilim insanları ya kafası bilimkurguya yatkın küçük insanlar, gereksiz, kötümser yada ’’ aman bunlar et, tavuk da yemiyor ’’ denen marjinal yaratıklar olarak görülürdü.
Özellikle ; geç gelen kış mevsimi ve kar yağışı, dengesi şaşırmış yağmurlar, erken tomurcuklanıp meyve ümidi vermeyen ağaçlar, kış uykusuna yatmayan ayılar, eriyen buz kütleleri, boğulan kutup ayıları ve foklar, haritadan yok olan ada haberlerini zaman içinde gazetelerde görürseniz artık şaşırmayın.

Kaçkarlarda ve Hakkari’ de buzulların % 9 u eriyor. Konya ovasında kuraklık başlıyor. Tuz gölü kurumaya başlıyor. Bütün bunlar küresel ısınmanın bir sonucu. Derhal önlem alınmalıdır.

Tropik hastalıklar geliyor, özellikle sıtma, batı nil ateşi, şarkçıbanı gibi tropikal hastalıkların artışından söz edilebilir. Bunlar tropik bölgelerde sivrisinek gibi vektörler dediğimiz küçük hayvanlarla bulaşan hastalıklardır. İklim değişikliğiyle tropikal bölge daha şimdiden ılıman bölgeye doğru 200 km kadar genişlemiş durumdadır ve malesef önlemler alınmazsa daha da genişlemeye devam edecektir.
İkinci büyük etki kuraklık ve içme suyunun yetersiz hale geliş olacaktır. Bu da suyla bulaşan tifo, kolera, dizanteri gibi hastalıkların yaygınlaşması riskini doğuracaktır. İshalli hastalıkların artışı, bebek ve çocuk ölümlerini yükseltme tehlikesi taşımaktadır.
Son yapılan araştırmalardan biri İngilterenin ürettiği CO2 gazının % 4 e yakın bir kısmından yiyecek ve içecek endüstrisini sorumlu tutmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda daha az CO2 üretimine neden olacak teknolojik gelişmeler beklenmektedir. Daha düşük seviyede CO2 gazı üretmek için yeni jenerasyon buzdolapları, pişirme araç gereçleri ve teknikleri gibi teknolojik gelişmelerin olması gerekmektedir.
Diğer yandan değişen iklim koşulları tarım teknolojilerinde yeniliklere gebedir. İnsanlık açısından şüpheyle yaklaşılan genetik değişime uğramış (GDO – genetiği değiştirilmiş organizmalar) tarım ürünleri (tahıl, bitki tohumları vb.) kendi başına bir endüstri haline gelmiş durumdadır ve daha da çok yaygınlaşacaktır. GDO lu tohumları kullanan çiftçilere Biyotek çiftçi denilmektedir. Biyotek çiftçilerin sayısı dünyada şu anda 8.5 milyon dolayındadır fakat önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu sayının 20 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir.

Şarap endüstrisi paniklemiş durumdadır. Zira iyi kalite şarap üretimi için gereken tutarlı hava koşulları, ısı ve nem oranları küresel ısınma nedeniyle artık yok tur.
Yüksek ısılarda şaraplık üzüm bitkisinin fotosentez sıkıntısı çektiği, şekerin parçalandığı ve dolayısıyla üzümü kaliteli şarap üzümü olmaktan çıkardığı bilinmektedir. Sibiryada bile yetişebilen genetiği ile oynanış (GDO) üzümlerden elde edilmiş şarapları yakında piyasada satılırken görürseniz sakın şaşırmayınız.

Avrupada ve A.B.D. de ’’ Hayvancılık endüstrisinin metan gazı ve CO2 üretimine katkısı ve bunun azaltılması araştırmaları ’’ adı altında konferanslar düzenlenmektedir. İleriki zamanlarda kimbilir yediğimiz et nasıl bir değişecek ?
Tropik bölgelerden başlayarak üretim mevsimi kısalmaları milyarlarca insanın bırakın yeme – içme adetlerini, hayatta kalma şartlarını etkileyecektir.
Organik tarım yöntemleriyle üretilmiş yiyecek ham maddeleri yani sebze, meyve ve tahıllar çok revaçtadır.

Bilim insanları küresel ısınmanın 2100 yılından itibaren dünyanın yarısına yakınında görülmemiş kuraklıklara yol açacağını öngörmektedir.

Küresel ısınma özellikle gelişmekte olan ülkelerde tarım üretiminde ve içme suyunda ani düşüşe neden olacak buda yüz milyonlarca insan için bulaşıcı hastalık riskini beraberinde getirecektir.

Yağmurların azalması birçok fakir ülkede hayvancılık için büyük öenem taşıyan otlakların kurumasına yol açacak, otlakların kuruması da hayvanların ölmesine ve hayvancılıkla geçimini sağlayan göçer insanların açlıkla karşı karşıya kalmasına neden olacaktır. Kimi yorumlara göre kuraklık afrikada kabileler arasında çatışmaların da önünü açacaktır. Özellikle Etiyopya, Somali ve Tanzanya da 11 milyon insan yeniden açlık riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

Bilim insanları kuraklık tahmini yaparken küresel ısınmanın yağmur rejimine etkisini ve sıcaklığın artışını 2 parametre olarak ele almaktadırlar. Bu sayede küresel ısınmanın farklı etkilerinin birbirlerine bütünleşik etkisi hesaba katılmış olmaktadır. Araştırmaya göre aşırı kuraklığa maruz kalacak alan 2100 yılında şimdiki % 3 oranından % 30 a çıkacaktır.

Bilim insanları, buz çağından sonra vahşi atların ve mamutların soylarının tükenmesinin nedeninin insanların avlanması değil küresel ısınma olduğunu ileri sürmektedirler.
Küresel ısınma kuşları aç bırakacaktır. Küresel ısınma doğadaki avcı – hayvan – yem dengesini bozacaktır. Bazı kuş türlerinin yemleri olan tırtılları bulamaması sonucunda soyları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya durumdadır.

Ayılarda küresel ısınmaya uydular.İspanyol bilim insanları, İspanyanın kuzey dağlık bölgelerinde yayılım gösteren boz ayıların kış uykusu düzenlerinin bozulduğunu açıkladılar. Bölgede yaşayan ve sürekli olarak izlenen ayılardan birkaç dişi ayı, yavrularıyla beraber uyanık ve aktif halde görülmüştür.
Sağlıklı günler dileği ile...

Uzman Dr.Ali AYYILDIZ
Veteriner Hekimi – İnsan Anatomisi Uzmanı Dr.


Antalya Anatomi Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!