Kendini doğrulayan kehanet olarak vajinismus
Kendini doğrulayan kehanet olarak vajinismus

—Her 10 kadından biri vajinismus

Vajinismusun bir erteleme ve kaçınma hastalığı olduğunu söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe; “Vajinismus; cinsel ilişkiye girme denemelerinde hafif bir kasılmadan tüm vücutta bir kasılmaya, endişe, korku, tiksinme ve panik haline, bacakların açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatılmasına veya elle eşi itmeye kadar değişik şekillerde ortaya çıkabilir ve çaresizlikle yaşanır. Ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; kişinin kendisinin umutsuz olduğuna yürekten inandığı psikolojik kökenli bir hastalıktır” dedi.

Kendini doğrulayan kehanet nedir?

Uygun olmasa da herhangi bir beklenti oluştuğunda, kişilerin beklentileri ile uyumlu hareket etmeye çalıştıklarına dikkat çeken Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe; “Yazgı çağırma, sakınan göze çöp batarmış, kırk gün deli dersen deli olur, ben sana demiştim türünden ifadelerin işaret ettiği kendini doğrulayan kehanet kavramına göre; doğru ya da yanlış herhangi bir inanç veya beklenti, bu tanımlamayı doğrulayacak yeni bir davranış ortaya çıkarmakta ve bu olayın sonucunu veya kişinin davranışını etkilemektedir. Sonuçta, beklentiler gerçek olur. Sonuçta, sanki sihirli bir güç sayesinde beklenti doğrulanır. Örneğin, bir kişiyi suçlu diye nitelemek ve ona bu şekilde davranmak, suçlu olduğu beklentisine karşılık kişinin içindeki suçlu davranışları ortaya çıkarmasına neden olabilmektedir. Bir başka örnekte; eşiyle cinsel ilişkiye girdiğinde eşinin ona zarar vereceğini, ağrı ve acı duyacağını düşünen ve buna inanan bir kadın cinsel ilişkiyi ret eden bir davranış sergileyecektir. Buradaki süreç, gerçek olduğuna inanılan şeylerin gerçekleşmesi olarak açıklanabilir. Bu süreçte hasta eşinin nasıl davranacağına ilişkin bir beklentiye girmekte, eşine karşı bu beklentiye uygun bir tutum sergilemekte ve eşi de onun tutumuna uygun davranışlar geliştirmektedir. Böylece bilimsel olarak başlangıçta gerçekliği olmayan bir şey gerçekleşmiş olmakta, cinsel ilişkiye girilememekte veya ilk gece ağrı, acı ve kanama olabilmektedir” dedi.

Çok çarpıcı bir vajinismus araştırması

Cinselliği ayıp, yasak, günah sayan bir yaklaşıma sahip olan ebeveynler tarafından cinsel duyguları engellenen kız çocuklarının ileride evlendiklerinde cinsel birleşmeden kaçınır bir hale gelebileceklerini söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe; “Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği 10 çiften oluşan bir vajinismus grubunda araştırma yaptı. Cinsel terapiye birlikte başlayan çiftlere Vajinismus Bilgi Testi uygulandı. Testten sonra, rastgele seçilen 5 çifte vajinismusun üstesinden çok kolay gelebilecekleri, tedavilerinin çok kısa süreceği ve üstün zekâlı oldukları söylendi. 10 çifte de aynı tedavi protokolü yani Dr.Keçe Modeli uygulandı. 1 haftanın sonunda hayret edilecek iki bulgu ortaya çıktı. Birincisi tedavilerinin çok kısa süreceği söylenen 5 çiftin cinsel terapi başarısı diğer 5 çifte göre çok yüksekti ve ortalama 4 günde tedavileri bitmişti. İkincisi ise, cinsel terapi sonunda uygulanan Dr.Keçe Cinsel Doyum Testi'nden, tedavilerinin çok kısa süreceği söylenen 5 çift, diğer çiftlere kıyasla daha yüksek puan almışlardı. Bu araştırma sonuçlarına göre cinsel terapistin çift ile beklentisi ne yönde ise, çiftin o beklentiyi doğru çıkarttığı görülmüştür. Ayrıca bu araştırma cinsel terapistin çifte ne söylüyorsa, öyle olma ihtimalini artırdığını ve cinsel terapide sorumluluğun cinsel terapistle birlikte çiftte olduğunu da göstermiştir. Çünkü insanlar ne görmeyi istiyorsa, buna yakışan bir biçimde davranmaktadır, yani, vajinismusun üstesinden çok kolay gelebileceğine yürekten inanan cinsel terapistler de, tedavilerinin çok kısa süreceğine inanan çiftlerde haklı çıkmaktadır” dedi.

Kız çocuklarına olumsuz olarak ne denirse öyle olması kolaylaşmaktadır.

Kız çocuklarına “bacaklarını kapat”, “eteğini ört”, “erkeklerden uzak dur, sana çok kötü şeyler yaparlar”, “bisiklete binme kızlık zarın yırtılır” vb sıfatlarla yaklaşıldığında, ileride cinsellikten korkma ve ilişkiye girdiklerinde çok kötü bir şey olacağı beklentilerinin artabileceğini söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe; “Kız çocuklarına olumsuz olarak ne denirse öyle olması kolaylaşmaktadır. Çünkü kız çocuklarına cinsel konularda olumsuz bir sıfatla yaklaşıldığında, onun kafasındaki olumsuz benlik imajı pekişmiş olacaktır. İnsanlar çevrelerinde olup biten her şeyin kontrolleri altında olmasını isterler, bu nedenle olaylar ve kişiler hakkında beklentiler oluşturma eğiliminde olurlar. Beklentiler insanın olduğu her yerde varlığını gösterir ve davranışları yaratır. Bu nedenle, vajinismusta istenilen sonuçlara ulaşmanın yolu düşüncelerin ve beklentilerin kontrol altına alınmasından geçer. Beklentilerini kontrol altına alan çift aslında cinsel yaşantısını da kontrol altına almış olur. Çünkü insanlardan, olaylardan, genel olarak hayattan beklentilerin analizi yapılarak sahip olunacak bilinç sayesinde hayata olumlu tutum ve yaklaşım içinde olmak mümkün olacaktır. Çünkü inançlar, mevcut cinsel bilgiler ve hisler cinsel hayatta yapılan seçimleri etkiler ve bu seçimler sonucunda kişiler kendilerine güven kazanır ya da kaybederler. Kişinin kendisine duyduğu güven sürekli olarak artıp azalabilir ve bu kendini gerçekleştiren kehanet haline gelir” dedi.

Kendini doğrulayan kehanet kavramının ilkeleri

Cinsel ilişkiyi başarabileceğine inanan kişinin başarmak için hareket edeceğini söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe “Sonuç olarak, başarısızlıktan korkulduğunda tüm düşünce, enerji aslında bu noktaya yoğunlaştığından başarıya ulaşmak zorlaşmakta, belki de imkânsız hale gelmektedir. Kendini gerçekleştiren kehanet olarak bilinen bu kavrama göre; kişi eğer kendisini cinsel ilişkiye girmede yetersiz hissediyorsa, algılarında uyumsuzluğa neden olmamak için yetersiz davranacak ve sonuçta, cinsel ilişkiyi ret ederek beklentisinin gerçekleştiğini görecektir. Kendini doğrulayan kehanet kavramı şu ilkelerden oluşmaktadır: İnsanlar kişiler ve olaylar hakkında belirli beklentiler oluştururlar. Çeşitli yollar ile bu beklentilerini belirtirler. Genellikle davranışlarını beklentilerine uyumlu hale getirecek şekillerde karşılık verirler. Sonuçta orijinal beklenti gerçekleşir. Böylece kendini doğrulayan kehanet konusunda bir kısır döngü oluşur” dedi.

Vajinismusun tedavisi: Cinsel terapi

Vajinismusun her zaman %100 tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve kader olmadığını söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe; “Vajinismus özel bir ilgi ve uzmanlık alanı olan cinsel terapist tarafından cinsel terapi ile tedavi edilebilir. Hipnoz destekli, içgörü yönelimli ve eğitime dayalı yoğunlaştırılmış holistik psikoterapi ve evlilik terapisi tekniklerinin yer aldığı cinsel terapinin süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir” dedi.


Ankara Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!