1.Alkol ve sigara:
Alkol, özellikle ağız, özefagus, farinks ve gırtlak kanseri riskini arttırmaktadır. Sigara ise akciğer kanserini arttıran en önemli faktördür.

2.Lif:
Lifli besinlerin kanser riskini azalttığı bulunmuştur.

3.Vejetaryen beslenme:
Araştırmalarda sebze ağırlıklı beslenen kişilerin bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğu görülmüş, kadınlarda da sebze tüketenlerin, et tüketenlere oranla östrojen hormonunun daha az seviyede olduğu saptanmıştır. Bu da daha düşük mide ve göğüs kanseri riski anlamına gelmektedir.

4.Flavonodler:
(suda eriyebilen bitki pigmentleri) Genelde tüm bitkilerde bulunur. Bu konudaki ön araştırmalar bir flavonoid çeşidi olan quercetin'ce zengin olan elma ve soğanın bol tüketiminin bazı kanser türleri riskini azalttığını göstermiştir.

5.Lycopene:
Domates bir antioxidant olan lycopene içerir yapı olarak beta-carotene benzer. Lycopene kanser hücrelerinin hızla çoğalmasını azaltır.

6.Brokoli, lahana, karnabahar:
Hayvanlar üzerinde yapılan ve tüp testleri sonuçları lahana, brüksel lahanası, brokoli karnabahar ın antikanserojen etkileri olduğu yönünde çıkmıştır.

7.Omega-3:
Balık tüketimi bazı kanser türlerinin riskini azaltmaktadır.

8.Kahve:
Yapılan bir araştırmada günde 1-2 fincan kahve içenlerde kanser oranı hiç içmeyenlerden daha az bunun yanında aşırı kahve tüketimi kanser riskini arttırmaktadır.

9.Yağlar:
Yapılan araştırmalara göre doymuş ve hayvansal yağlarla beslenmek kanser riskini arttırmaktadır.

10.Basit şeker:
Yüksek şeker alımı kanser riskini yükseltmektedir fakat bu buna paralel diğer beslenme alışkanlıklarından da kaynaklanıyor olabilir.

11.Fazla kilo:
Şişmanlıkta kanser riskini artırmaktadır.

12.Tuz:
Fazla tuz alımı mide kanseri riskini arttırmaktadır.


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!