Soru 1. Babamda kalın bağırsak kanseri vardı. Tedavi oldu. CEA düzeyi normale geldi. Bu, hastalıktan kurtulduğu anlamına gelir mi?

Yanıt 1. Bir kanser hastasının tedaviye yanıtını değerlendirirken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında hastalığa ilk tanı konulduğundaki evresi gelir. Kanserler genel olarak dört evrede incelenir. Evre sayısı arttıkça hastalığın daha ileri evde olduğu anlaşılır. Örneğin kalın barsak kanserlerinde evre 1 denildiğinde tümörün bağırsak çeperinde sınırlı bir alanı işgal ettiği anlaşılır. 2. evre ile, tümörün bağırsak duvarını tamamen tuttuğu ancak çevre lenf bezlerine yayılmadığı anlatılmak istenir. 3. Evrede kanser bağırsak etrafındaki lenf bezlerine gitmiş ama uzak metastas yapmıştır. Örneğin karaciğere, akciğere, kemiklere ya da beyine yayılmıştır.

Kanser hastasının gidişatını belirleyen etmenlerden bir diğeri hücrelerin kanserleşme derecesidir. Bununla anlatılmak istenen hücrenin normalden ne denli farklı olduğudur. Derece arttıkça hücrelerin bölünme ve yayılma kapasitesi artar. İlaç tedavisine yanıt iyi olsa bile hastalığın tekrarlanma olasılığı artar.

Kalın bağırsak kanserinde hastalığın durumunu gösteren bir diğer etmen sizin de sözünü ettiğiniz tümör belirteci ‘karsinoembriyonik antijen’ düzeyidir. Bu antijen kısaca CEA olarak bilinir. Bazı çalışmalarda başlangıç CEA düzeyi ne denli yüksek ise hastalığın tedavisinin daha zor olduğu gösterilmiştir. Ancak bu kesin kural değildir.

CEA, kanda bulunan bir proteindir. Kanser hücrelerinden salgılanabildiği gibi normal hücrelerden de salınabilmektedir. Bağırsak kanseri dışında başka bazı kanserlerde hatta kanser dışı iyi huylu durumlarda bile yükselebilmektedir. Dolayısıyla CEA’nın normal kişilerde kanser taraması amacıyla kullanılması doğru değildir. Doğru olan, kalın bağırsak kanseri tanısı konulduktan sonra CEA düzeyine bakmak, düzey yüksek ise tedaviyle kan düzeyinin azalıp azalmadığını kontrol etmektir. Başlangıçta CEA düzeyi yüksek olan bir hastada CEA’ nın normale gelmesi tedaviye yanıtın iyi olduğunu gösterir. Ancak kesin değerlendirme tomografi, MR, PET gibi görüntüleme yöntemleriyle yapılmalıdır.

Hastanızın bu görüntüleme yöntemlerinde hiçbir tümörü görülmese bile hastalığın bir daha tekrarlayıp tekrarlamayacağı konusunda karar verebilmek için başlangıçtaki evresi de dahil olmak üzere tedavi öncesi durumunu bilmek gerekir. Bu durumda bile ancak istatiksel bilgiler ışığında oranlar verilebilir. Evre 1’ de 5 yıllık yaşam % 90 üzerindedir. Evre 2’ de bu oran % 75- 85 arasındadır. Evre 3’ te hastalığın durumuna göre %40-80 arasında değişir. Son evrede ise % 8’ dir.


İstanbul Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!