KAHVE NE YAPAR, NE YAPMAZ ? PEKİ, NE ZAMAN ?

Günümüzde ülkemizde sabah kahve içmek çay kadar da olmasa giderek alışkanlıklarınmızın arasına girmeye başladı. Kahvenin etkileri konusunda ise görüşler biraz karışık görünüyor. Burada sizlere kahve üzerine yapılan son çalışmalardan bazı örnekler sunmak istiyorum.

Erkeklerde kahvenin sabahları 200 ml kadar içilmesi sonucunda hemen sonrasında iştah ve mide boşalması üzerinde bir farklılık görülmemiş. Kan şekeri düzeylerinde ise belirgin bir değişiklik olmamış. Gün içersinde enerji tüketiminde de önemli bir faklılık olmamış. Bunlara karşın 24 saatlik süreçte kahve tüketilmesinin daha az enerji ihtiyacına sebeb olduğu görülmüş. Kısaca kahve içtikten sonraki öğünde ve ilk 24 saat içinde daha az yeme durumu gözlenmiş. Bunun nedenleri üzerinde ise henüz ciddi bir çalışma olmadığını söylemek isterim.

Kafeinli ve kefainsiz kahve de benzer sonuçlar gözlenmiş. Kafeinli kahve konusunda dikkat çeken saptamalardan birisi stress hormonu olarak bilinen kortizol düzeylerinin kafeinli kahveden sonra yükselmesi olmuş. Yani güne size hazırlayan ve normalde sabah saatlerinden itibaren yükselen ve sizi uyandıran kortizol hormonuna ekstra bir katkı sağlamakta. Bunu bir çeşit doping olarak kabul edebilirsiniz. Uyanık kalma duurmuda kortizol düzeyinin yüksekliği ile açıklanabilir. Sabah kortizol düzeyleri saat 09’dan itibaren düşer, akşam saatlerinde ise yeniden yükselir ve düşer. Bu yüzden sabah 10 - 11 arasında, ogle 13 30'dan sonra ve saat 17 sularında kahve içerek düşen kortizol düzeylerini yükseltebilirsiniz..

Fazla kahve tüketimi ile çarpıntı yakınmaları sık olarak dile getirilmektedir. Genelde ise bu yakınmaların alınan kahve miktari ile ilişkilendirilmesi sıklıkla yapılmaktadır. Atrial fibrilasyon denilen ve ciddi sıkıntılar yaratabilecek çarpıntı türünün ise kahve ile artmadığı büyük çalışmalarda belirlenmiş. Yani kahvenin sanıldığı kadar çarpıntı yapmadığını söylemek mümkün.

Kahve ile ilgili bir diğer konu da düzenli kahve tüketildiğinde kafeinli olup olmadığına bakılmaksızın şeker metabolizmasına destek olduğu görülmüş. Kahve bu yüzden şeker hastalığı riskini azalttığı idda edilmektedir. Düzenmli kahve tüketildiğinde erkeklerde kilonun korunduğu ya da kilo verildiği gözlenmiştir.

Kahve için yapılan uyarılardan birisi de kafeinli kahvelerin kan basıncını artırmasıdır. Bu yüzden hipertansiyonu olan kişilere kafeinsiz kahve önerilmektedir.

Gelenksel türk kahvesi 40 ml kadar olup daha yoğun aroma içermektedir. Bu nedende dolayı daha fazla kafein içerdiği düşünülmektedir. Bir fincan türk kahvesinde ortalama 50 mg kafein bulunur. Dünya doping ajansı spor performansını artırdığından günde içilen 6 fincan türk kahvesi veya espresso’nun rapor edilmesi gerektiğini bildrimiştir. Hazır kahvelerde 60 – 80 mg /200 ml, tanınmış kahve markalarının dükkanlarında satılan kahvelerde ise 120-200 mg / 200 ml kahve bulunmaktadır. Kenya Guatamala ve Endonezya kahvelerinde biraz daha fazla kafein bulunur. Siyah çay ve hatta bazı buzlu çaylarda yüksek ( bir kutuda 60-80 mg Kafein) orandan kahve kadar olmasa da kafein bulunur. Kahvede kafein yanında kolinerjik asid sözkonusu etkilerden de sorumlu tutulmaktadır.

Özet olarak, kahvesiz kalmayın.

Kaynaklar:

Gavrieli A, Yannakoulia M, Fragopoulou E, Margaritopoulos D, Chamberland JP, Kaisari P, Kavouras SA, Mantzoros CS. Caffeinated coffee does not acutely affect energy intake, appetite, or inflammation but prevents serum cortisol concentrations from falling in healthy men. J Nutr. 2011 Apr 1;141(4):703-7.

Cheng M1, Hu Z1, Lu X1, Huang J1, Gu D2. Caffeine intake and atrial fibrillation incidence: dose response meta-analysis of prospective cohort studies. Can J Cardiol. 2014 Apr;30(4):448-54. Cheng M1, Hu Z1, Lu X1, Huang J1, Gu D2.

Ohnaka K1, Ikeda M, Maki T, Okada T, Shimazoe T, Adachi M, Nomura M, Takayanagi R, Kono S.Effects of 16-week consumption of caffeinated and decaffeinated instant coffee on glucose metabolism in a randomized controlled trial. J Nutr Metab. 2012;2012:207426

Greenberg JA1, Boozer CN, Geliebter A. Coffee, diabetes, and weight control. Am J Clin Nutr. 2006 Oct;84(4):682-93.


İstanbul Kalp Damar Cerrahisi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!