Kafa Travmaları

İnsanoğlu yaşamı boyunca ve özellikle çocukluk çağında mutlaka hafif yada şiddetli kafa travmasına maruz kalır. Trafik ve iş kazalarının çok fazla sayıda yaşandığı ülkemizde her yıl binlerce kişi kafa travması sebebiyle ölmekte yada sakat kalmaktadır. Beyin sert bir kutu olan kafatası içersinde yer alır. Darbe etkisi ile kafatası içersinde çalkalanarak hafif derecede şişmeden (ödem), beyin dokusunda yırtılma ve kanamalara kadar değişik derecede hasarlar ortaya çıkar.

Beyin sadece darbenin olduğu istikamette zedelenmez. Darbe şiddeti ile adeta beton zeminde zıplayan lastik bir top gibi kafa tası içersinde değişik istikametlere çarparak zedelenir. Ciddi bir kafa travmasına maruz kalındığında beyinde en azından bir ödem ve hiperemi(kızarıklık) ortaya çıkar. Sabit bir kapalı kutu olan kafatası içersinde şişen beyin gittikçe sıkışarak hastanın bilincinin kapanmasına, komaya hatta ölümlere yolaçabilir.

Hafif derecedeki travmalarda hastada travma sonrası bilinç kaybı dahi olabilir. Baş ağrısı kusma ortaya çıkar. Kusma halk arasında beyin kanamasının en önemli bulgusu gibi sanıldığından gereksiz panik ve endişeler yaşanabilir. Özellikle küçük çocuklar hafif şiddetteki kafa travmalarında beyinde herhangi bir hasar yada kanama olmaksızın kusabilir. Kafa travmalarında kafatasında görülen kırık ve çatlaklar, travmanın şiddetli olduğunun bir göstergesi olup, kırık altında bir damarın yırtılarak kanama sebebi olma ihtimali mevcuttur. Bu nedenle kırık saptandığında hasta mutlaka hastanede gözlem altında bulundurulmalıdır.

Yine ciddi travma sonrası kafa içi damarların yırtılması ile beyin dışına veya beyin içine kanamalar ortaya çıkar. Bu kanamalar kanama bölgelerine göre değişik isimde anılır ve her birinde farklı klinik ve radyolojik bulgular ortaya çıkar.

1-Epidural Kanamalar: Kafatası ile beyin zarı arasına kanamalardır. Genellikle kafatasının kırıldığı travmalarda görülür. Beyin zarı ile kafatası arasına, kopan atardamar kanı birikerek beyni sıkıştımaya başlar. Hastanın travma sonrası bilinci açıkken dakikalar veya saatler içersinde kapanır ve koma hali gelişir. Derin koma hali oluşmadan yapılan müdahale ile kanın boşaltılması hastanın hayatını kurtaracaktır.

2-Subdural Kanamalar: Beyin zarının hemen altına yani beynin dış yüzeyi ile beyin zarı arasına kanamalardır. Yine cerrahi olarak boşaltılmalıdır. Müdahaleler nekadar erken olursa okadar iyi sonuç alınır.

3-Subaraknoid kanamalar: Beyin boşluklarına olan kanamalardır. Herhangi bir cerrahi tedavi gerekmez. Kanın zamanla vücut tarafından yok edilmesi söz konusudur.

4-Beyin İçi Kanamalar: (İntraserebral kanamalar): Travmanın şiddeti ile beyin dokusunda yırtılmalar sırasında damarların kopması ile oluşur. Kanama belirli bir boyuta ulaşıp hastanın yaşamını tehdit edecek boyuta geldiğinde cerrahi müdahale ile boşaltılır. Aksi halde küçük kanamalar zamanla vücut tarafından yok edileceğinden ameliyat edilmez. Ciddi kafa travmaları sonrası hastada günler yada aylar sürebilen hatta nadiren kalıcıda olabilen baş ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik, epilepsi (sara) nöbetleri ortaya çıkabilir. İlaçla tedavileri mümkündür. Nadiren kafa travmaları sonrası kafa tabanı kemiklerindeki kırıklardan beyin omurilik sıvısı (BOS) sızıntısı olabilir. Hasta burnundan bir sıvının sürekli aktığını ifade eder. Bu çok önemli bir durumdur. BOS kaçağı yoluyla bakterilerin beyne ulaşarak menenjite yolaçması söz konusu olabileceğinden bu sızıntının mutlaka tedavi edilerek giderilmesi gerekir.


İstanbul Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!