Kadın nasıl mutlu olur?
Kadın nasıl mutlu olur?

Dünyada bu konuda birçok çalışma yapılmış. Ancak hala kadınların nasıl mutlu olacağı netleşmiş değildir. Hatta kadınların çoğu kendini neyin mutlu edeceğinden haberdar değildir. Cinsel terapi merkezimize tedaviye gelen kadınlara sorarız? ''Partnerinizin sizin için ne yapması sizi mutlu eder?'' Çoğu kadın daha önce bu soruyu kendisine hiç sormamıştır aslında.

Bizler, kadınlar ve erkekler olarak birbirimizden farklı olduğumuzu bilmiyoruz. Farklılık hem fiziksel hem de ruhsal anlamdadır. Daha anlaşılır bir ifade ile erkekler tek düğmeli, kadınlar çok düğmeli bir varlıktır. Yani kadınlar, erkeklere göre daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Kadınlar ve erkeklerin en büyük yaptıkları hata, birbirlerini kendi istedikleri kalıplara sokmaya çalışmalarıdır. En büyük diyorum çünkü erkeklerin doğasında kendilerine akıl verilmesi, yanlışlarının söylenilmesi onlara mutsuzluk verir. Kadınlar da erkeklerin kendileri kadar hassas davranmalarını, kendilerinin erkeklerden istediklerini erkeklerin akıl etmesini beklerler. Kadın ve erkeğin birbirlerine empati yapabilmesi için birbirlerinin doğasını çok iyi bilmeleri gerekir. Eğer bunu bilirlerse birbirlerine karşı gereksiz beklentiler içine girmezler.

Cinsellik evlilikte önemli bir yer tutar. Mutluluk ve sevgiyle başlayan birçok evlilik, cinsel birlikteliğin olamamasıyla bir kabusa dönebilir. Kadınlar o ana kadar adını hiç duymadıkları bir hastalıkla tanışırlar. VAJİNİSMUS. Vajinismus bilinçaltının bir oyunu sonucu cinsel ilişki esnasında vücudun alt taban (pelvis)kaslarının istemsiz kasılması sonucu vajen girişinin daralması ve dolayısıyla cinsel birlikteliğin olamamasıdır. Tedavi başarısı, doğru merkezlerde, cinsel terapi eğitimi almış, kadın vücudunu çok iyi bilen hekimler tarafından doğru tedavi metotları kullanılarak yapıldığında %100 dür. Tedavi süresi 2-3 gündür. Vajinismus tedavisi geciktiğinde evlilikler bozulabilir. Bu yüzden kadınların ve dolayısıyla evliliklerin mutluluğu için tedavinin mümkün olan en erken zamanda yapılması gerekir.

Kadın ve erkek için ortak dil sevgi dilidir. Sevgi kadın ve erkek ilişkisindeki her türlü sıkıntıyı çözen tek anahtardır. Peki sevgimizi nasıl birbirimize gösterebiliriz?

- Takdir edilmek: Cinsiyet gözetmeksizin hepimizin hoşuna gider. En çok da erkeklerin. Erkeklerin yemek yemek, su içmek gibi pohpohlanmaya, övülmeye ihtiyaçları vardır. Çocuklarımızı düşünelim. Onları pohpohlayarak isteklerimizi daha kolay yaptırabiliriz. Sözün kısası insanoğlunun yaradılışı gereği takdir görmek ve övülmek mutluluk vericidir.

- Dokunmak: Erkek ve kadın da bu yolu kullansa da en çok kadının hoşuna gider dokunmak. Partnerinin kendisine sevgiyle dokunması, sakince saçlarını okşaması en sinirli halinde bile kadını yumuşatacaktır.

- Hediyeleşmek: Kim hediye almaktan hoşlanmaz ki? Hediyenin büyüklüğü değil aslında. Hatırlanmak, önemsenmek, kendimizi değerli olduğunun hissettirilmesidir bizi mutlu eden.

- Birlikte vakit geçirmek: En başta kadının erkeğe, erkeğin de kadına vakit ayırması karşı tarafa önemsenildiği hissini verir. Önemsenilmek ta çocukluktan gelen ruhun en önemli ihtiyaçlarındandır. Ayrıca birlikte bir şeyler paylaşmak, hoşça vakit geçirmek karşılıklı sevgiyi artırır. Duyguların olumlu veya olumsuz karşılıklı paylaşılması her ilişkinin kuvvetlenmesine neden olur.

- Kendine hizmet edilmesi: Her insan hizmet edilmesinden hoşlanır. Özellikle erkekler kendilerine hizmet edilmesinden çok hoşlanırlar. Kadınlar da kendilerini özel hissederler ve mutlu olurlar. Mutlu kadının eşi de ailesi de mutlu olur.

Biz kadınların mutlu olabilmesi için konuşmamız gerek. Ama kimle? En önemli nokta bu aslında. Bir erkekle konuşurken ayrıntıya giremeyiz. Ayrıntıya girersek erkek sıkılır, dinlemez ve kadının kendini değersiz hissetmesine neden olur. En iyisi kadının kadın dinleyicisinin olmasıdır. Tabii ki erkekle de konuşmamız gereken durumlar olacak. O zaman kısa, net ve somut kelimeler kullanarak kendimizi ifade etmeli ve isteklerimizi belirtmeliyiz. Bu şekilde arada çatışma olmadan sonuç alınabilen verimli iletişimler kurulabilir.

Aslında yine aynı sonuca geldik. ''Duyguların doğru şekilde paylaşımı. ''Utanmadan, çekinmeden sosyal gündelik hayatla ilgili ve cinsel hayatla ilgili isteklerimizi karşı taraftan reddedilme korkusu yaşamadan partnerimizle rahatça paylaşabilmeliyiz. Pek çok insanda, başta reddedilen çoğu konuda, tekrarlayan istekler sonucunda kabul görülme oranının arttığı görülmüştür. Bu yüzden isteyelim, reddedilme korkusu yaşamadan isteyelim.

Sözlerime içtenlikle ''Kadın olmak güzeldir, mutluluğun başkasından gelmesini beklemeyelim, mutluluğu kendimiz çekelim'' diyerek sonlandırmak istiyorum.

Herkese mutlu ve sağlıklı günler dilerim.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!