Jinekomasti ve erkeklerde meme cerrahisi
Jinekomasti ve erkeklerde meme cerrahisi

Meme ameliyatı düşünen her kişinin atması gereken ilk adım bir plastik cerraha danışmaktır. Arzulanan sonucun mükemmeliyet değil, düzeltme olduğunu akılda tutarak göğüslerinizin ameliyat sonrası büyüklüğü ve görünümü ile ilgili beklentilerinizi açık yüreklilikle tartışmalısınız

Herhangi bir estetik ameliyat uygulanmadan önce sağlanması gereken en önemli etkenlerden biri duygusal kararlılıktır. Jinekomasti ameliyatı göğüslerinizi şekillendirir fakat hayatınızı şekillendirmez.

Estetik cerrahi görünümünüzü düzeltir ve kendinize olan güveninizi tazeler fakat gerisi size kalmaktadır.

Normal erkek memesi

Normal erkek göğsü düzdür ve sadece meme başı etrafında hafif bir kabarıklık vardır. Erkeklerde de kadınlarda olduğu gibi meme dokusu vardır. Bu meme dokusu göğüs kası (pektoral kas) üzerinde yerleşmiştir ve meme başına açılan kanallar içerir. Meme dokusu kadınlara oranla çok daha az miktardadır ve genellikle elle hissedilmez.

Meme başının etrafındaki halkanın çapı 2–4 cm arasındadır ve meme başı 4. kaburga boşluğu seviyesindedir. Meme başının boyun alt noktasına uzaklığı 20 cm civarındadır.

Yeni doğan döneminde anneden bebeğe geçen östrojen hormonunun etkisiyle erkek bebeklerde fizyolojik olarak jinekomasti ortaya çıkar. Bu durum birkaç ay içinde normale döner. Tedavi gerektiren bir durum oluşturmaz.

Ergenlik dönemine giren erkek çocukların %65'inde memelerde büyüme meydana gelir. Fizyolojik olarak kabul edilen bu dönemden de yine östrojen suçlanmaktadır. Bu durum birkaç ayda geçebileceği gibi bazı insanlarda bir iki yıl sürmektedir. Tedavi gerektirmez.

65 yaş üzerinde kanda dolaşan testosteronun seviyesinin azalması, testosteronun kanda östrojene dönüşmesi (periferik aromatizasyon) gibi nedenlerle memelerde büyüme meydana gelmektedir. Bu durumda fizyolojik olarak kabul edilmektedir ve tedavi planlanmamalıdır.

Jinekomasti nedenleri

Erkek meme dokusunun aşırı büyümesi olarak tanımlanan jinekomasti; multifaktoriel bir rahatsızlıktır ve birçok yazar tarafından kanda östrojen artışı veya östrojen benzeri yapıların artışını suçlu bulmaktadır. Ancak jinekomastinin oluşum nedeni idiopatiktir. Yani sebebi açıklanamayan jinekomastidir.

Testosteron azlığı ile seyreden rahatsızlıklar (Klinefelter's Sendromu, Testislerin alınması, vs),
Östrojen artışı ile seyreden rahatsızlıklar (Testis tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri, vs),
Şişmanlık,
Böbrek yetmezliği,
Hemodiyaliz,
Hipertroidi,
Hipotroidi,
Karaciğer tümörleri,
Hermefroditizm gibi rahatsızlıklara ilaveten
Uzun süreli ilaç kullanımları (alkol, amfetamin, simetidin, marihuana, trisiklik antidepresanlar, vücut geliştirmede kullanılan anabolik steroidler, vs) jinekomastinin bilinen nedenlerindendir.

Ameliyat öncesi
Jinekomastinin üç şekli vardır.

Glanduler tip jinekomasti (Meme dokusunun aşırı büyümüş olduğu tiptir. Yağ dokudan fakirdir)
Bileşik tip jinekomasti (Meme dokusu ile birlikte yağ dokusunun artışı vardır)
Basit jinekomasti (Sadece yağ dokudan zengindir. Meme dokusu normal büyüklüktedir)

Hastanın rahatsızlığının tipinin tespit edilmesi için Mammografi veya Ultrason gibi tetkikler gerekebilir.

Kendi iradenizle ameliyata karar verdikten sonra sıra ameliyat gününün tespiti ve o gün yapılması gerekenlere gelir.

Ameliyat ile ilgili kafanızda hala sorular varsa doktorunuzdan bu cevapları alabilmek için az bir zamanınız kalmıştır. Önerim kafanızdaki soruları çözmeden ameliyata girmemenizdir.

Ameliyat olacağınız gün ameliyat saatinden önceki 6 saat boyunca hiçbir şey yememeniz, içmemeniz kısaca oruç olmanız doktorunuz tarafından size söylenmiştir. Ameliyatın olacağı yer ve anestezi şekli hakkında gerekli bilgileri doktorunuzdan almış olmanızda diğer önemli bir konudur.

Jinekomasti genel anestezi altında yapılabileceği gibi lokal anestezi + sedo-analjezi ile de uygulanabilen bir cerrahi işlemdir.

Ameliyat teknikleri
Seçilecek tekniğin belirlenmesinde jinekomastinin tipi, meme başının yeri (sarkma olup olmadığı), cilt fazlalığı, meme dokusunda kitle veya nodül varlığı önemli rol oynamaktadır.

Cerrahi seçenekler
Cerrahi olarak meme dokusunun fazla kısmının çıkarılması,
bu işleme liposuction işleminin ilave edilmesi,
bu işleme fazla olan cilt dokusu çıkarma işleminin ilave edilmesi ve
Tek başına sadece liposuction uygulamasıdır.

Cerrahi detaylar
Meme dokusunun fazla kısmının çıkarılması için meme başı etrafındaki halkanın alt yarısı ile cilt arasından yukarı bakan yarım daire şeklinde bir kesi yapılarak ameliyata başlanır. Meme başı altında bir miktar meme dokusu bırakılarak fazla olan meme dokusu çıkarılır, beraberinde liposuction da yapılabilir bu seçimi hastanın durumu belirleyecektir.

Aşırı sarkma olan ve meme başının çok aşağılara indiği durumlarda cildin çıkarılması da gerekebilmektedir.

Meme başının yerinin normal olduğu, büyümenin yağ dokudan zengin olduğu, aşırı sarkma olmayan hastalarda tek başına liposuction işlemi yeterli olacaktır. Bu işlem için meme katlantı çizginizde, meme başında veya koltuk altına yakın bir yerde 1 cm.yi aşmayan küçük kesileriniz olacaktır. Liposuction negatif basınç üreten bir ortama bağlanmış ince kanüllerle istenilen bölgelerden yağın emilmesi işlemidir. Bu işlem vücudun hemen her bölgesine uygulanmaktadır. En önemli özelliği uygulandığı bölgede yapışıklıklarla iyileşmesi sayesinde aynı yerde yeniden yağ depolanmasının olmamasıdır.

Ameliyat sonrası
Hangi cerrahi işlem uygulanırsa uygulansın ameliyattan sıkı bir bandaj ile çıkarsınız. Bu bandaj ameliyat sonrası birinci ayın sonuna kadar kullanılmalıdır. Cerrahi çıkarma işlemi yapılmışsa her iki göğsünüzün içinde biriken kanı dışarı tahliye etmek için dren dediğimiz sızıntı toplayıcı küçük plastik rezervuarlarla da çıkabilirsiniz. Bu drenler 2–3 günde çekilecektir. Doktorunuz sizi ameliyat sonrası 2. ve 4. günlerde pansumana çağırır. 7–10 günde de dikişleriniz alınır.

Normal hayatınıza genellikle 3–5 gün içinde dönersiniz. Yüzme ve benzeri kolların aşırı kullanıldığı sporları birinci ayın sonunda yapmanız önerilecektir.

Genel anestezi almışsanız ameliyatınızın yapıldığı hastanede 1 gece kalmanız önerilecektir. Lokal anestezi + sedo-analjezi ile ameliyatınız gerçekleştirilmişse ameliyat sonrası 1–2 saatte evinize gidebileceğiniz söylenecektir.

Önerilen ilaçları almanız ve kontrollerinizi aksatmamanız operasyonun başarısını olumlu yönde etkileyecektir.

Komplikasyonlar: Cerrahi olarak meme dokusunun çıkarıldığı vakalarda, liposuction işlemine oranla daha fazla komplikasyon görülmektedir.

Meme başının duyu kaybı : Her iki seçenekte de meydana gelebilen genellikle geçici bir komplikasyondur. Duyunun geri dönmesi bazı hastalarda 6 aya kadar uzayabilmektedir.

Hematom : Her iki seçenek içinde olması muhtemel erken komplikasyonlardan biridir. Hematom ile karşılaşmamak için ameliyat sonrası baskılı bandaj kullanılması şarttır. Asimetri, aşırı ağrı, şişlik belirtileri verir. Mutlaka müdahale edilip biriken kanın boşaltılması gerekmektedir.

Seroma : Her iki seçenek içinde olması muhtemel geç komplikasyonlardandır. Kanama değil doku sıvısı birikmesidir. Çok nadir ortaya çıkar. Biriken sıvı mutlaka boşaltılmadır.

Enfeksiyon : Tüm cerrahi işlemler sonrasında erken veya geç ortaya çıkabilen bir komplikasyondur. Yara yerinde akıntıyla, ağrıyla ve ısı artışı ile başlayıp devam eder. Damardan antibiyotik tedavisi ile kontrol edilmeye çalışılır ancak kontrol edilemezse bölgenin cerrahi olarak çok iyi bir şekilde temizlenmesi gerekebilmektedir.

Aşırı meme dokusu çıkarılması : Cerrahi çıkarma işleminin kontrolsüz yapılası sonrasında, meme başı altında bırakılması gereken meme dokusunun bırakılmamasından kaynaklanmaktadır. Tedavisinde bu bölgeye yağ enjeksiyonu ile yumuşak doku hacmi artırılmaya çalışılır. Liposuction ile böyle bir komplikasyon görülmez.

Az meme dokusu çıkarılması : Her iki işlemde de yetersiz müdahale yapıldığında ortaya çıkabilen bir sorundur. Tedavi cerrahi olarak veya bazen liposuction ile fazla dokunun alınma işlemidir.

Kötü iz : Tüm cerrahi işlemler izle iyileşir. İzsiz bir cerrahi işlem yoktur. İyi iz kalması için doktorunuz gerekli tedbirleri alacak ve size de bazı önlemlerden bahsedecektir. Tüm bunlara rağmen kötü iz oluşabilir. Veya cerrahi çıkarma işleminde kesi hattının meme başı halkasını aşıp cilde taşması gereken durumlarda iz mutlaka daha belirgin olacaktır.

SSS (Sık sorulan sorular)

Jinekomasti meme kanseri riskini artırır mı?
Tüm meme kanserlerinin sadece %1'i erkeklerde görülmektedir. Meme kanseri gelişmesi için jinekomasti olması riski artırmaz. Sadece Klinefelter's sendromunda meme kanseri riski 60 kat artmaktadır. Sonuç olarak jinekomasti meme kanseri riskini artırmaz.

Jinekomasti ilaçlarla tedavi edilebilir mi?
Cerrahi jinekomasti tedavisinde altın standarttır. Cerrahiye tamamen karşı olan bazı hastalarda testosteron, clomifen ve tamoksifen gibi östrojen karşıtı ilaçlar ve danazol ile sınırlı bir başarı elde edilebilmiştir. Ancak bu ilaçların çok fazla yan etkileri olduğu unutulmamalıdır.


Ankara Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!