Safra kesesinde taş oluşumunun birkaç sebebi vardır: safra içeriğinin yoğunlaşması ve bu yoğunluğun çökelmesi, safra kesesi ve etrafının iltihapları, bazı kan hastalıkları (sferositoz gibi) ve safra akımının yavaşlamasına sebep olan tıkanıklıklar gibi. Ayrıca safra taşı oluşumu için bazı risk faktörleri vardır: Kadın olmak, 40 yaşın üzerinde olmak, kilolu olmak, ailede bu hastalıkların bulunması, yüksek kolesterol seviyeleri gibi.

Safra kesesi taşları, özellikle yemek sonrası hazımsızlık, bulantı, karın ağrısı, şişkinlik, geğirme gibi şikâyetlere yol açar. Bu şikâyetleri olan bir kişide safra kesesinde de taş tespit edilmiş ise şikâyetin kaynağı safra kesesi taşlarıdır. Hazımsızlığın başka sebepleri de olabilir. Bazen hastanın şikâyetleri daha çok mide rahatsızlığını da düşündürür. Bu durumda ameliyat öncesi mideyi de kontrol etmek için gastroskopi yapılabilir. Eğer hastanın şikayetleri ameliyattan sonra geçmemiş ise yine gastroskopi yapmak gerekir.

Bir kişide safra taşı tespit edilmişse tedavisi ameliyattır. Böbrek taşlarında olduğu gibi kırma ve düşürme gibi tedavi yöntemleri yoktur.

Ameliyat olmazsam ne olur?

Öncelikle, hazımsızlık şikâyeti devam eder. Daha kötüsü eğer taşlar safra kesesinden çıkıp safra yollarına düşecek kadar küçük ise (birkaç milimetre) safra kanalında tıkanmaya, dolayısıyla şiddetli ağrıya ve sarılığa yol açarlar. Biraz daha büyük olanlar, safra kesesinin çıkışını tıkayarak safra kesesinin şişmesine ve iltihabına hatta safra kesesinin patlamasına bile sebep olurlar; bu durumlar acil ameliyatı gerektirirler. Safra kesesi taşında en korkulan ihtimal taşın pankreas bezini iltihaplandırmasıdır. Pankreas bezi iltihaplandığı zaman durum çok karışabilir ve ölümcül bir hal alabilir.

Ameliyat için hangi yöntemi tercih etmeliyim?

Günümüzde safra kesesi taşının en uygun ameliyat şekli kapalı (laparoskopik) yöntemdir. Ancak bazı hastalarda geçirilmiş ameliyatlar sebebiyle ya da kapalı ameliyatın teknik olarak yapılamadığı durumlarda açık ameliyat uygulanabilir. Karın içindeki işlemler her iki yöntemde de aynıdır; safra kesesi, bağlantılarından ayrılarak çıkarılır. Aradaki fark karın duvarındaki işlemdedir. Açık ameliyatta karında bir kesi vardır, ameliyat sonrası hastanede daha fazla kalmak gerekir, iyileşme süresi daha uzundur, günlük hayata dönüş daha uzun zamanda olur, ameliyat izi vardır. Kapalı yöntemde kesi ve iz yoktur, karın duvarında 3-4 adet delikten ameliyat yapılır, hastanede daha az kalınır, günlük hayata erkenden dönülür (genellikle 3-7 gün), ağrı daha azdır.

Bu taşlardan dolayı bir şikâyetim olmasa bile tedavi olmam gerekir mi?

Bu durum tartışmalı olmakla beraber yaş ilerledikçe kalp ve akciğer hastalıkları geliştiğinde, safra kesesi problem çıkarmaya başladığında ve ameliyatın gerekli duruma geldiği anda safra kesesinin ameliyatının riskinin artacağı düşünülürse ameliyatı erkenden yapmak daha avantajlıdır. Ancak şeker hastalarında şikâyet olmasa da ameliyatı erken dönemde yapmak gerekir.

Sonuç olarak safra kesesinde taş saptandığında ihmal etmemek en doğru seçenektir. Yukarıda belirtilen şikayetleri olan hastaların safra kesesinden şüphelenip bir sağlık kurumuna başvurması önerilmektedir. Tanısı kolay olan bir durum olduğu için ileriki zamanlarda oluşabilecek sıkıntılı durumlarla karşı karşıya kalmamak için erken tedbir almak her zaman iyidir. Sağlıklı günler dilerim…

Opr. Dr. İlhan Aydın


Bursa Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!