Hamileliğiniz: 8. Hafta

Bebeğiniz nasıl gelişiyor:

Bebeğiniz, yaklaşık bir “Barbunya tanesi” büyüklüğünde olmak üzere, 1,5-1.6 cm uzunluğundadır. Bebeğinizin ellerinden ve ayaklarından, perdeli el ve ayak parmakları, çıkmaktadır, göz kapakları gözlerini hemen hemen kapatır, ve “kuyruğu” artık gitmek üzeredir. Kolları da uzamıştır, elleri bileklerinden bükülmüş ve kalbinde kavuşmuştur. Diz eklemleri şekillenmiştir ve ayakları vücudunun önünde kavuşacak kadar uzamış olabilir. Beyninde, sinir hücreleri bir diğeriyle bağlantı kurmak üzere dallanıp budaklanmakta ve ilkel nöral yolları şekillenmektedir

Bebeğinizin cinsiyetine dair hayaller kuruyor olabilirsiniz, fakat dış cinsel organları bebeğinizin henüz kız mı yoksa erkek mi olacağını açıklamaya yetecek kadar gelişmemiştir.

Sizin hayatınız nasıl değişiyor:

Sutyeninizin giderek sizi sıkmaya başladığını fark edebilirsiniz. Yakında daha iyi desteği olan daha büyük bedene ihtiyacınız olabilir. Artan hormon seviyeleri, göğüslerde büyümeye yol açar ve bu aslında emzirmeye hazırlıktır. Memeleriniz, hamilelik boyunca büyümeye devam edebilir. Bunun özellikle ilk bebeğiniz olması halinde, birkaç beden artış bile olabilir.

Yorgun mu hissediyorsunuz? Hormonal değişiklikler – özellikle progesterondaki büyük artış – yorgunluğunuza katkıda bulunuyor olabilir. Bulantı ve kusma da kesinlikle enerjinizi düşürücüdür. Ayrıca, bu aralar muhtemelen gece bile uyanıp idrar yapma ihtiyacı hissediyorsunuzdur ki bu durum iyi bir gece uykusu uyumanıza engel olabilir

Gebelikte hangi tarama testlerini yaptırmalı?

Sağlık uzmanınız, hamileliğiniz sırasında size bir dizi tarama ve tanı testleri sunacaktır. Bazıları basit kan testleriyken, diğerleri daha girişimsel ( invazif) prosedürler olabilir – ve tümü isteğe bağlıdır. Herhangi bir testi kabul etmeden önce, sağlık uzmanınıza bunun ne olduğunu, nasıl yapıldığını ve testin kendisinin herhangi bir şekilde riskli olup olmadığını ve sonuçların size neler söyleyeceğini sorun. Doğum öncesi testlerin çoğu, tanısal amaçtan çok tarama amacını içerir. Tarama testleri, belirli koşullara yönelik riskleri anlamanızı sağlar. Fakat sadece tanısal testler bebeğinizin bir sorunu olup olmadığını kesin olarak söyleyebilir. İlk üç ay sırasındaki bazı seçenekler, aşağıdaki gibidir

1. Trimester ( 11-14. hafta ) kombine tarama testi: Bu nispeten yeni tarama testi, sizin kanınızda bulunan iki proteinin ( PAPP- A ve free BHCG) ölçümüyle , bebeğinizin ultrasonla saptanan ense saydamlığı ( NT = gelişmekte olan bebeğinizin boynunun arkasındaki dokuda yer alan ve lenf sıvısı içeren bölme ; ultrason kullanarak ölçülür) değerini kombine eder. . Bu tarama, hamileliğin 11. haftası ile 13. haftanın sonuna doğru yapılabilir. İlk trimester kombine tarama, size bebeğinizin Down sendromlu olma ihtimali hakkında bilgi verir ve bebeğinizin başka birkaç soruna yönelik daha büyük bir risk altında olup olmadığına ilişkin fikir verebilir. Tarama, tamamen risksizdir ve düşük riskini hafifçe arttıran koryon villus biyopsisi (CVS) ya da amniyosentez gibi girişimsel testlerin gerekli olup olmadığına karar vermenize yardımcı olabilir.

Koryon villüs biyopsisi: Bu tanısal test, plasentadan hücrelerin alınmasını gerektirir ve bu plasentadan alınan az miktardaki dokular genetik analiz için bir laboratuara gönderilir. CVS, bebeğinizde yüzlerce kromozomsal anormalliklerden ya da diğer genetik kusurlardan birisinin olup olmadığını belirler ve girişimsel bir testtir. Genellikle 11. ve 12. haftalar arasında olmak üzere ilk üç aylık dönemde yapılır ve 16. ve 20. Haftalar arasında yapılan ve amniyosentez adı verilen başka bir tanısal genetik testin daha erken zamanda gerçekleştirilen bir alternatifini teşkil eder. Yüzde bir ile ikiyüzde bir arasında bildirilen düşüğe yol açma riski mevcuttur.

Yorgunlukla ve bitkinlikle başa çıkmak için ipuçları:

Erken yatın. Saat 8’den sonra gözlerini açamadığınızı hissederseniz, bu durumla başa çıkmaya çalışmayın. Bu haftalarda dinlenmeniz gerektiği için erken uyumak çok faydalıdır.

Gün içinde biraz şekerleme yapın. 15 dakika bile günün üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.

Kendinizi biraz rahatlatma yolları düşünebilirsiniz. Ev dışında çalışıyorsanız, bir gün izin almayı düşünün. Benzer bir şekilde, evde kalan bir anneyseniz, eşinizden, bir arkadaşınızdan veya akrabanızdan çocuklarınızı bir günlüğüne almasını rica edin.

Doğru beslendiğinizden emin olun. İyi dengelenmiş bir diyet, enerjinizi arttırabilir.

Biraz egzersiz yapın. Yorgunken bu size zor görünebilir ama apartmanın çevresinde birkaç tur atarsanız, ne kadar daha iyi hissettiğinize şaşıracaksınız.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!