Konuyu çocuklarda ve yetişkinler olmak üzere iki başlık altında sizlere aktarabiliriz.
Öncelikle gözyaşı kanalı nedir bundan bahsetmemiz gerekiyor. Gözümüzün sağlıklı bir şekilde görmesi ve yaşamaya devam etmesi için ön yüzeyinin devamlı ıslak tutulması şarttır. Kaş altındaki lakrimal bezden salgılanan göz yaşı buruna yakın bölgedeki kapaklarda bulunan kanalcıklardan burun içine doğru akar. Üst ve alt kapakta buruna yakın bölgede punktum dediğimiz (alt kapakta 1 tane, üst kapakta 1 tane) iki adet delik bulunur. Gözyaşı alt ve üst kapaktaki bu iki delikten kanalikül dediğimiz kanalcığa oradan da gözyaşı kesesine oradan da burnumuzun içine gider. Gözümüzü her kırptığımızda bu mekanizma çalışır ve gözyaşı kanal içine pompalanır.Biz bu mekanizmanın çalışmasını hissetmeyiz.
İşte bu gözyaşı yollarının herhangi bir yerinde tıkanıklık varsa gözyaşı yanağımıza doğru akar. Kanal mikrop kaparsa çapak başlar. Mikrobik hadise daha da ilerlerse göz kapakları ile burun arasında bulunan kese şişer ve iltihap akmaya başlar. Hatta gözyaşı kesesi delinir ve ciltte yaralar gözde iltihaplar oluşur.
Gözyaşı yolları kanal tıkanıklığı aynen bir lavabonun tıkanmasına benzer. Lavabo tıkanınca nasıl su taşıyorsa ve pislikler lavabo çeperine yapışıyorsa gözde de durum aynıdır. Mikroplar yıkanıp kanal içine atılamaz ve göze yapışarak çapak yapar ardından da iltihabi olaylara neden olurlar.
Bebekler ve Çocuklarda Gözde Sulanma (Doğumsal Dakriostenoz)
Gözyaşı bezi yeterli üretim yapıyorsa ama kanal tıkalı ise gözyaşı yüze doğru akar. Yeni doğanlarda gözyaşının burun içine aktığı kanallar kapalı olabilir. Bu bebeklerde sulanma ya da çapaklanma doğum sonrası veya 2.3. ayda başlayabilir. Çoğunlukla birkaç ayda kendiliğinden açılır. Çocuklarda tıkalı olan yer genellikle gözyaşı kanalının burun içindeki ağzı olan Hasner valvidir. Açılmazsa göz kapakları ile burun arasındaki kese üzerine basarak günde 30-40 defa masaj yapmak gerekir. Masajdaki amaç burun içindeki tıkalı olan Hasner valvini açmaktır. Gözyaşı kanalının kesesine basarak içindeki sıvının kanal altına doğru gitmesini sağlamak ve sıvı basıncının etkisiyle burun içindeki kanal ağzını açmaya çalışmak masajın temel amacıdır.1 yaşına kadar masajın kanalı açıcı bir etkisi vardır. Masajla 1 yaşında kanal açılmamışsa daha fazla uğraşmanın gereği yoktur. Kanal masajla açılmayacaktır.
Birde hemen doğum sonrasında gözyaşı kesesinin şiş olduğu dakriyosistosel (amniyosel) kanal tıkanıklığı vardır. Bu tıkanmada ise çocuk bekletilmez. Kanal masaj veya ilaçlarla açılmayacaktır. En kısa zamanda sondalama işlemi gereklidir. Sondalama genellikle 1.2 ayda yapılmalidir.
1 yaşında masajla açılmıyorsa sondalama (probing) gereklidir.
Dikiş veya kesi kullanılmaz. Sondalama genel anestezi altında yapılan bir işlemdir. Buradaki genel anestezi genellikle maskeyle yapılan çok hafif bir anestezi şeklidir. 5-10 dakika kadar sürer. Çoçuğun anestezi alıp alamayacağını öğrenmek için işlemden önce anestezi tahlilleri yapılır ve çocuk anestezi doktoru tarafından muayene edilir. Anestezi doktoru işlem için onay veriyorsa korkacak bir durum yoktur.
Ameliyathane şartlarında gözyaşı kanalının içi temizlenir ve tüm kanal içi sonda ile açılır.% 95 başarılı bir işlemdir. Çocuğun yaşı daha büyükse başarı şansı her yıl bir miktar azalır. Bu nedenle çocuk sondalama için çok bekletilmemelidir.
Sondalama ile açılmıyorsa
% 5 kadar hastada açılma olmayabilir. Doktorun tercihine bağlı olarak sondalama tekrarlanır. Eğer yine açılmıyorsa aynı seansta çocuk anestezi altında iken gözyaşı kanalının içine silikon tüp takılması uygun bir seçenektir.
Silikon tüp takılamıyorsa ya da doktor başarılı olacağına inanmıyorsa
Sondalama başarılı değilse çocukta kemik kanal tıkalı ya da kanalcıklarla gözyaşı kesesi içinde yapışıklık olabilir. Böyle bir durum çocuklarda çok enderdir. Genellikle bekletilmiş 2-3 yaşındaki çocuklarda olur.O zaman yapılacak iki seçim vardır.Birincisi 2-3 yaş civarında DSR (dakriyosistorinostomi) dediğimiz dikişli ameliyatı yapmak. Bu ameliyatta 1 cm lik bir kesi göz kapakları ile burun arasındaki gözyaşı kesesine yapılır. Kanal temizlenir. Burun ile gözyaşı yolları arasındaki mevcut olan kemik açıklık daha da genişletilerek kanalın kapanması engellenir.
İkinci yöntem Diod Laser DSR cerrahisidir. Bu cerrahi laser yardımıyla yapılır. Cillte kesi ve dikiş yoktur. Kanama yoktur. Gözyaşı kanalının içine özel esnek bir fiber ile laser yapılarak kemik kanal ve burun mukozası açılarak genişletilir. Cerrahi bitince silikon tüp gözyaşı kanalı içine yerleştirilir. Silikon tüp 3-6 ay kadar kanal içinde bırakılır. Zamanı gelince çıkarılır. Silikon tüpün amacı gözyaşı kanalının hemen cerrahi sonrasında kapanmasını engellemektir.
Öncelikle sondalama, gerekirse silikon tüp uygulaması , bu yöntemlerle açılmazsa dikişli DSR veya Dikişsiz Diod Laser DSR cerrahisi ve silikon tüp uygulaması başarıyı çok yüksek bir ihtimalle getirecek ve sulanma çapaklanma şikayetleri çocuklarda sona erecektir.
Yetişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığına bağlı sulanma, çapaklanma , kesede şişme (Dakriyostenoz, epifora)
Halk arasında yanlış olarak damar tıkanıklığı adıyla adlandırılır. Asıl adı gözyaşı kanalı tıkanıklığıdır.
Soğuğa çıkınca sulanma, devamlı peçete ile gözyaşını silme, çapaklanma, gözyaşı kesesinde şişme ve iltihap gelmesi, gözyaşı kesesinde delinme ve iltihap gibi belirtiler verir.
Cerrahi dışında bir tedavisi yoktur. Cerrahide dikişli DSR ya da Dikişsiz Diod Laser DSR işlemi uygulanır.
DSR cerrahisi % 92-95 arasında başarılı bir cerrahidir. Mevcut gözyaşı kanalı tıkalıdır. Kanalın tıkanıklığı cilde yapılan 1 cm lik kesiyle cerrahi yoluyla giderilir. Kanal bulunur genişletilir. Dikiş kullanarak tekrar kapatılır. Ameliyat sırasında çok kanama varsa ya da kanalcıklar darsa ya da punktum dediğimiz kapaktaki gözyaşı kanal deliği darsa cerrahi sırasında silikon tüp kanal içine yerleştirilebilir. Bu seçenek doktordan doktora değişir. Bizim uygulamamızda hasta ilk kez bize ameliyat olmuşsa % 95 silikon tüp yerleştirmiyoruz. Daha önce DSR ameliyatı yapılıp başarısız olmuş bir hasta ise % 50 silikon tüp koyabiliriz. Silikon tüp koyu koymayacağımız genellikle ameliyat sırasında belli olur.
Dikişler genellikle 7 gün sonra alınır.Estetik dikiş atıldıysa 3 ay sonra neredeyse yok denecek kadar belli belirsiz iz olabilir. İlk baştaki şüphelerine karşın hastalar çok memnun olarak bu cerrahiden faydalanırlar.

İstanbul Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!