Son günlerde havaların soğuması, kar ve yağmurların artmasıyla beraber, çevremizdeki herkesten “havalar içimi karartıyor” ; “sabahları dinlenemeden uyanıyorum”; “gün boyu yorgun hissediyorum”; “gerginlik ve mutsuzluğum arttı” gibi cümleler duymaktayız. Aslında bu şikayetler her kış mevsiminde ya da güneşin birazcık ortadan kaybolduğu günlerde sık sık karşılaştığımız bir durumdur. Gerçek şu ki, bu durumla her birey karşı karşıya gelebilir fakat bu şikayetlerin sürekliliğini koruyarak bir arada görülmesi mevsimsel depresyonun habercisi olabilir. Dünyada her 20 kişiden birini etkileyen kış mevsiminin getirdiği hüzün ülkemizde de yaygın şekilde görülmektedir.

Oysaki ilkbahar ve yaz mevsimlerinde güneşin ışığı ve ısısı sayesinde insanlar kendilerini daha canlı ve mutlu hissederken, hayata bakış açıları da çok daha pozitiftir. Sabahları daha dinç kalkar, daha kolay planlama yapar ve karşılaşılan sorunlarla daha hızlı şekilde baş ederler. Maalesef ki kış aylarında durum tam tersine dönüp, yerini fiziksel ve ruhsal yorgunluğa ve sürekli uyku ihtiyacına bırakır.

Eğer:

-Kendinizi günde 10 saatten fazla uyuyor bulup, buna rağmen yataktan zorla kalkıyorsanız,

-Ne kadar çok uyursanız uyuyun kendinizi inanılmaz yorgun ve cansız hissediyorsanız,

-Okulda, iş yerinde ya da evde yapacağınız işe iyi şekilde odaklanamıyorsanız,

-Çok fazla tatlı tüketme ihtiyacınız başlamış ve gitgide kilo alıyorsanız,

-Eskiden istekle yaptığınız işleri artık motivasyon düşüklüğünden yapmak istemiyor, örneğin evden çıkmak istemiyor, arkadaşlarınızla veya diğer aktivitelerle vakit geçirmek istemiyorsanız,

-Ve tüm bu belirtileri uzun süredir sürekli yaşıyorsanız, günlük yaşamınızı etkileyecek duruma gelmişse kış depresyonuna girmiş olabilirsiniz.

Araştırmalar bize hava karardığında daha fazla salgılanan “melatonin” hormonunun kış aylarında bireyde olduğundan fazla salgılanması ve olumlu duygularımızı arttıran, bize mutluluk veren “serotonin” hormonunun azalmasıyla kış depresyonun ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Hormonel değişiklikler sonucu fiziksel hareketliliğimiz azalır, uykulu, mutsuz, cansız ve gergin hissedebilirsiniz.

Tüm bunlar kişinin iş/okul/bireysel hayatında bazı sıkıntılara yol açabilmektedir. Belirtilerde ifade edildiği gibi işyerlerinde kış aylarında daha çok şikayet olması, performans düşüklüğü ve günlük hayatta sosyal iletişimde azalma meydana gelmesi de bundan kaynaklanmaktadır.

Peki kış depresyonundan kurtulmak için ne yapmak gerekir?

Öncelikle ışık terapi: yani dışarda güneş görmeseniz bile muhakkak her gün yarım saat yürüyüş yaparak başlayabilirsiniz. Gün ışığı hormonlarımızı da etkilediği için, mevcut olan ışıktan faydalanmak size canlılık katacaktır. Çünkü güneşi kontrol edemeyiz ancak var olan ışıktan faydalanabiliriz. Uzmanlar günde en az 20 dakika gün ışığında yürüyüşün kış depresyonu etkilerini azalttığını kanıtlamışlardır.

İkinci olarak fiziksel egzersiz yapmak gerginliğinizi alacaktır. Bir spor salonuna kaydolmak bunu düzene sokabilecekken, buna vakti olmayanlar ise evde ya dışarda bunu gerçekleştirebilirler.

Bir diğeri ise yemek düzeni. Bol B vitamini almaya çalışmak, şekerli şeylerden, pirinç, ekmek gibi yiyeceklerden uzak durmak, balık tüketmek negatif düşüncelerinizi yok etmede yardımcı olacaktır.

Son olarak da sosyalleşmeye çalışın. Her ne kadar sıcak evimde koltuğumda oturayım, kimse kaldırmasın beni diye düşünseniz de, sevdiğiniz insanlarla beraber dışarıya çıkar veya çeşitli aktivitelere katılmaya kendinizi zorlarsanız, bu durumdan çok daha kolay sıyrılırsınız.

Tüm bunlara rağmen bir değişim söz konusu olmasa ve halen keyifsiz iseniz ve bir süredir devam ediyorsa bir psikolog veya psikiyatristten psikoterapi desteği almanızda, temelinde yatan sebepleri bulup çözülmesinde yarar vardır.

Serra AĞIRAKÇA DİNÇ

Uzman Klinik Psikolog


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!