Okulların başlamasıyla beraber ödev telaşı da başladı. Ödevler anne babalrın en çok endişe ettiği ve en sık şikayet ettiği konular arasında. Ödevler çocuklar için zorlayıcıdır. Özellikle ilkolula yeni başlayan öğrenciler için daha da zorlayıcı olabilir. Tüm öğrenciler zorlanıyorlar ama zaman içinde alışıyorlar. Ödev ve dersleri hayatınızın merkezine koymayın. Ödev konusu ne kadar büyütülürse o kadar problem olur. Okul daha başlamadan ödevle ilgili konuşmaya başlamak, bu tür kaygıları dillendirmek henüz bir problem bile oluşmadan sorun varmış etkisi yaratacaktır aile içerisinde elbette ki bu çocukları ve genöleri de etkiler. Öğrencinin dersler kötü olsa bile bir önceki dönem en dişeler dillendirilmemelidir. Elbette sorunlarla ilgili çocuğunuzla karşılıklı konuşabilirsiniz anca bu konuşma tavsiye verme ya da sürekli sornla ilgili söylenme şeklinde olmamalı.

Ödevlerin düzene girmeesiyle ilgili en önemli konu öğretmen/aile/öğrenci işbilrliğinin sağlıklı olmasıdır. Ödev anne- baba çocuk ilişkisinin temeline oturmamalıdır. Ödev temelde öğrencinin sorumlu olduğu bir konu. Kesinlikle anne baba çocuğun yerine ödevini yapmamalıdır. İlkolula yeni başlayan öğrencilerin özellikle ilk dönem sürekli şikayet etmesi, ödev yapmak istememesi, sık sık ödevin başından kalkmak istemesi, ödev yaparken sıklıkla konuşması normal bir süreçtir. Okul başladıktn bir ay sonra çcuğumda dikkat dapğınıklığı mı var diye doktor doktor dolaşmayın. Elbette çocuğun bir alışma süreci olacaktır. Özellikle çocuk tüm gün okula gidiyorsa evde sıkılması daha da anlaşılır olur. Hiçbir çocuk “yaşasın ödevim var çok mutluyum hemen eve gidip ödev yapmalıyım” diye düşünerek eve koşmaz. Zaman ve sabır gerekn bir süreç. Ödevin hayatlarındaki yeri hakkında konuşmak gerekir çocuklarla. Anne babası haftasonu sinemaya götürmez ya da öğretmenim kızar diye bir ödev yapılmaz. Ödev çocukların öğrenme sürecini desteklermek üzere verilir. Bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarımını kolaylaştırır. Çocuk ödevin kendi sorumuluğu olduğunu bilmeli. Anne baba dayanamayıp kendisi öğrencinin ödevini yapmamalı. Öğretmenin de önemi sorumlulukları var. Ödev yapmak istememe genelde öğretmen ya da okul sistemiyle çocuk arasında çözülebilen bir süreç. Çocuk ödevini yapmadığında öğretmenine bunun açıklamasını yapmalı, ödev yapmamanın sorumluluğuna da katlanmalı gerekirse. Öğretmenler elbette öğrencilere karşı kırıcı olmamalı ödev yapmadıklarında dahi. Aile ve öğretmen iyi bir işbirliğine olmalı öğrenci ödevi yapmadığnda anne baba aradan çekilmeli öğretmeni bilglendirmeli. Öğretmen öğrenciye kızmadan gereklilikleri anlatarak desteklemeli ancak ödevin yapılamsı gerektiğini çocuğa hissettirmeli. Çocuk ödev yapılmamaısna müsamaha gösterilmediğini anlamalıdır. Anne baba sadece bunu anlatmaya çalışırsa başarılı olmaz öğretmenin desteği çok önmeli.

Okullar başladığında ebeveynlerin hayatlarını da çocukların okul düzenine göre organize etmeleri gerekir. Çocukların yatış kalkış saatlerini sabit tutmak dikkatleri için, daha çabuk alışabilmeleri için çok önemlidir. Anne baba çocukla beraber yatmak zorunda değil elbette ancak evi çocuğun uyku saatinde bir uyku moduna sokmak gerekir. Salonda canlı bir müzik varken ya da annesi babası heyecanla güzel bir film izlerlerken özellkle küçük çocuklar uyuyamaz. Uyku saati geldiğinde ışıkları kısmak, televizyonun açıksa sesini azaltmak telefonları sessize almak genel olarak evin ve evdekilerin ritmini yavaşlatmak çocukların uykuya geçişlerine yardımcı olur. Çocuğun okuldan gelir gelmez ödev yapmasını beklemeyin. Arada 1 -2 saat dinlenme ve yemek yeme zamanı ayırın. Daha sonra ödevlerini bitirsin.

Öğrenci aile okul işbirliği ödev süreçlerinin düzenlenmesinde anahtar noktadır. İlk bir yıl içinde bu süreç yoluna girer, öğrenci adapte olur. Adaptasyonun 2. dönemin sonu olmasına rağmen sağlanamadıysa, öğretmen dikkat eksikliğinden aşırı hareketliliğe dair geri bildirim veriyorsa bir uzmana başvurmakta yarar var.


İzmir Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!