Evlisiniz ve arkanıza bakıp nasıl bir evliliğinizin olduğunu düşünün. İşinizi kolaylaştırıp size şöyle bir soru soralım; eşinizle ne kadar uyumlusunuz? Evlilikte uyum olmazsa sizin, eşinizin hatta çocuklarınızın psikolojik ve fizyolojik sağlıkları olumsuz yönde etkilenebilir. Evlilikteki uyum beraberinde mutluluğu ve evlilik doyumunu da getirir. Evlilik ilişkisini yaşarken, evlilik uyumu, evlilik doyumu, evliliğe ait uyumu artıran bir faktör olmadığı sürece mutlu bir insan olabilmekten bahsetmek oldukça zordur. Evlilik uyumu ve evlilik doyumu benzer kavramlardır ve bu iki kavram sürekli birbirini destekler. Yani doyumun olduğu yerde uyum, uyumun olduğu yerde doyum vardır.

Evlilikte uyum, iyi işleyen sağlıklı bir evliliği ifade eder. Uyumlu evliliklerde; eşler ailenin işleyişi ve evliliğin gidişatı konusunda olumlu yönde hem fikirdirler. Birbirleri ile iyi iletişim kuran; eşlerinden, evliliğinden memnun olan çiftler iyi bir evlilik sürdürebilirler.

Bu tür eşlerin fazla anlaşmazlıkları olmayan olduğu halde iki tarafında memnun kalacak şekilde çözüme kavuşturabilen eşlerin evliliği uyumlu ve mutlu evliliklerdir. Çiftler arasında ki uyumu belirleyen faktörler vardır ve bu faktörler iki boyutlu ele alınabilir. İlk boyut; çiftlerin iletişimi ve mutluluğunu kapsayan boyutta; anlaşma, aşk, cinsel ilişki, sevgi, evlilikleri hakkında doyum hisleri gibi konular içerir. İkinci boyut ise çatışmaların olduğu, boşanma hikayeleri yer alır.

Burada da fiziksel şiddet, sözel saldırganlık, kıskançlık, öfke, ekonomik sorunlar, eşlerin birbirine zaman ayıramaması ve eşlerin kişiliklerinin evlilikte sorun yaratıp yaratmadığı önemlidir.

Peki bu evlilik uyumunu ayakta tutan en önemli etmenler nelerdir? Evlilik doyumunda eşlerin birbirine desteği, cinsel yaşam memnuniyeti, çiftlerin eğitim seviyeleri ve bu faktörlerin evliliğe nasıl yansıdığı çok önemlidir. Evlilikten önce çiftler arasındaki eğitim farkı göz önüne alınmadığında, evlendikten sonra bu fark çok yüksekse eğer çatışmalar kaçınılmaz olur. Evlilik biçimi ve evlilik süresi de önemli faktörlerdendir. Kendi seçimi ile evlenen kişilerin evlilik uyumu daha fazladır.

Ayrıca, evlilik öncesi tanışma süresinin yani flört döneminin uzun olması evlilikte uyumunu beraberinde getirir. Yapılan çalışmalara göre kadınların evlilik süresi uzadıkça evlilikten duyduğu memnuniyet düşerken, erkeklerde tam tersi bir durum gözlemlenmektedir. Yani kadınlar yıllar geçtikçe yorulmakta, erkekler ise daha evcimen olmaktadırlar.

Evli çiftlerin meslekleri de evlilik uyumunu etkiler. Kadınların mesleksel statüleri, eşlerinin evlilik uyumu üzerine etkili değildir. Bununla birlikte çalışan kadınların eşleri, çalışmayan kadınların eşlerine göre daha az evlilik uyumuna sahiptirler. Meslek statüsü yüksek kişiler, orta ya da düşük kişilerden daha iyi yaşam standardı göstermektedir. Mesleksel statüleri yüksek kişiler ve eşleri, mesleksel statüleri düşük kişiler ve eşlerinden daha fazla evlilik uyumuna sahiptirler.

Evlilik uyumunu etkileyen başka bir faktör ise çiftlerin çocuk sahibi olmasıdır. Bazı çiftlerde, erkeklerde çocuğun varlığı evlilik uyumunu olumsuz yönde etkilediği gibi kadınlarda ise çocuğun bakımını üstlendiği için eşiyle duygusal iletişimi zayıflar ve evlilik uyumu sekteye uğrar.

Buna neden olan sebeplerden bazıları; eşlerin çocuk sahibi olamaya hazır olup olmadığını bilmemeleri, erken çocuk sahibi olma gibi sebeplerdir. Bu yüzden çocuk sahibi olmadan önce çiftlerin aile ve çift terapistlerinden yardım almaları gerekebilir. Sadece çocuk için değil diğer tüm faktörler içinde dışarıdan bir terapistin evliliğinize farklı bir bakış açısıyla bakıp değerlendirme yapması evlilik uyumunuz için hayati önem taşır.


İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!