Bir çoğumuz alın çizgilerimizden ya da gıdımızın görünmesinden şikayet eder, estetik doktorlarının kapısını çalarız. Aslında aynada gördüklerimiz gerçek mi? Ya da kendimizi doğru değerlendirebiliyor muyuz?

Çoğu kişinin kendini reel olarak değerlendirebilmesi zordur. Uzmanların kesin bir görüşleri vardır; o da detaylı bir inceleme ve profesyonel bir yüz analizinden sonra yüz estetiği için neler yapılması gerektiğine karar verilmesi gerektiği.

Öncelik Fotoğraflarla Detaylı Yüz Analizi

Kliniklere başvuran hastaların ilk olarak değişik yönlerde fotoğrafları çekiliyor. Sonrasında bilgisayarda fotoğraflar üzerinde kendilerini yorgun ya da yaşlı görmelerine sebep olan durumun ne olduğunu birlikte konuşularak tartışılıyor. Burada öncelik bu etkileri belirlemek. Bilindiği üzere yüz estetiği üst, orta ve alt olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Bu oranlar baz alınarak yapılan analiz ile kişiyi başkalaştırmadan daha genç, canlı ve dinamik görünümün nasıl elde edilebileceğine karar veriliyor. Cilt kalitesini artırmak, lekelerinden arındırmak, yapısal sorunları gidererek altın oranları yakalamak, sosyal ve iş yaşantısında daha pozitif görünüm kazandırmak en önemli amaçların başında yer alıyor.

Aynada Gördükleriniz Gerçek mi?

Yaşlanırken aynada gördüğümüz kırışıklıklar, cildimizin altındaki dokunun yer değiştirmesi ve cilt kalitemizin azalmasından kaynaklanıyor. Buna güneşin kötü etkileri, yerçekimi, nem kaybı, yoğun çalışma, uykusuzluk, stres, kilo kaybı veya artması gibi faktörler de eklenince olduğundan daha yaşlı görünmemiz kaçınılmaz bir hal alıyor.

Yüz hatlarımızın da tüm bunlara etkileriyle; örneğin küçük çene, basık elmacık kemik ve düşük kaş bizi daha da yaşlı gösteriyor. Bir de çevremizden ‘uykusuz görünüyorsun, yorgun musun?’ sorularıyla da sık karşılaşıyorsak işte o zaman bu etkilerden kurtulma vakti gelmiş oluyor. Yukarıda da bahsedildiği üzere yapılan estetik yüz analizinden sonra eğer ki yüzde yapılan uygulamaların neler olduğu anlaşılmadan tazelenmiş ve dinlenmiş bir yüz sağlanabiliyorsa işte o zaman estetik amacına ulaşmış oluyor.

Bazen gıdı problemi nedeniyle başvuran hastanın aslında temelinde çenesinin küçük olduğu görülüyor; bu tespitle yapılacak uygulama sonrasında ise son derece tatmin edici ve doğal sonuçlara ulaşılması mümkün oluyor. Estetik cerrahi alanında, yapısal sorunların da bu şekilde saptanıp giderilmesi altın oranlara ulaşılmasındaki en önemli aşama.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!