Ergenlik ve Ergenlikte Kimlik Karmaşası
Ergenlikten Önce
Son çocukluk döneminde giren çocuk, dengesiz, kurala karşı olan, isyankar bir tutuma girer. Bir geçiş dönemini oluşturan bu yaşta, bedensel ve ruhsal kaynaklı bazı temel değişiklikler dikkati çeker. Arkadaş gereksinimi ilk çocukluk evresine göre artmış, tek başına yada ikili oyunlar önemini yitirmiştir. Arkadaşlar ilişkileri çocuğa, toplumsal yaşamda uyumlu bir birey olmayı, işbirliğini öğrenirken, aynı zamanda ona, kendini ve başkalarına saygılı davranmayı, haklarını korumayı, yarışmayı önder olmayı, yönetmeyi, sorumluluk almayı öğretir. Son çocukluk döneminde aşırı duyarlılığın yanında görülen bir başka özellik de, kolay etkilenmedir. Bu dönemdeki çocuklar, kendi arzularının öteki çocukların doğrultusunda olduğu inancındadır. Bu onların guruba kabul edilmelerini kolaylaştırır. Yaşam süreci içinde belki de hiçbir dönemde rastlanmayacak düzeyde kolay etkilenme, son çocukluk evresinde görülür. (Yavuzer, 1999; Schenk ve Danziger 1977)
Batı Ülkelerinde 6-12 yaş arası çocuklarda sosyal çevre çok genişler. Öğrendikleri ve uyguladıklarından zevk alırlar. Problemlerini ve kazanımlarını paylaşmayı öğrenirler. Kayba tahammülü öğrenirler. Bu dönemde çocukta cinselliğin doruk noktasına ulaşmadığı çocuklukla delikanlılık arasında bir süreçtir ve uyku devresi adını alır. (Ziyalar, 2006)
Bu dönem boyunca kişisel kimlik arayışı birçok yol izler. Erikson'a göre, bu arayış kişin bir toplum içinde verimliliği sağlamada yararlı beceriler öğrenmesi üzerine odaklaşır. Bu süreç, uygun cinsiyet rolü davranışlarının benimsenmesiyle devam eder. Okul çocuğun yaşamında önemli duruma gelir. Çünkü çocuklar zamanın büyük bir bölümünü orada geçirirler; öğretmenleriyle ve yaşıtlarıyla etkileşmeyi ve okuma, yazma, matematik gibi araçları nasıl kullanacaklarını öğrenirler. Bu araçlar Erikson'un çalışkanlı ve üretkenlik diye adlandırdığı duyguyu geliştirmekte çocuklara yardımcı olacaktır. Bütün bu alanlarda kazanılan başarılar, çocukları ergenliğe hazırlar. (Gander ve Gardiner, 1993; Erikson, 1984)
Ergenlik:
Gençlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir. Ergenlikle başlayan hızlı büyüme, gençlik çağını sonunda bedensel, cinsel ve ruhsal olgunlukla biter. Birleşmiş Milletler Örgütünün tanımına göre genç, 15-25 yaşları arasında, öğrenim gören, hayatını kazanmak için çalışmayan ve ayrı bir konutu bulunmayan kişidir. Gerçekten gençlik hem toplumsal, hem biyolojik, hem de ruhsal bir kavramdır. (Yörükoğlu, 1989; Crow ve Crow, 1965)
Hangi toplumda olursa olsun ergen, çağına özgü olan duygu, tutum ve davranış içindedir. Bu çağın temel özelikleri, duygusal coşku ve taşkınlık, Çabuk kurulan ve bozulan ilişkiler, kolay etkilenme, toplum içinde sivrilme, ilgi çekme, rol sahibi olma çabası içinde özetlenebilir. (Dusek, 1987; Muss,1975; Köknel, 1973)
Yavuzer ergenlik döneminin önde gelen konu ve sorunlarını şöyle sıralar.


  • Duygusal olgunluk
  • Karşı cinse olan ilgilerin artması
  • Genel sosyal olgunluk
  • Bağımsızlık arzusu
  • Zihinsel olgunluk
  • Ekonomik özgürlüğün başlaması
  • Yetişkinler gibi boş zamanı değerlendirme arzusu
Oldukça uzun ve dengeli bir davranış döneminden sonra çocuk, ansızın dengesiz ve düzensiz bir dönem olan “ergenlik” dönemi'nin eşiğinde kendini bulur. Ergenlik dönemi çekici bir dönem olmadığı gibi, gelişmekte olan çocuk içinde yaşanılması zor bir dönemdir. Bu evre “gence hiçbir şey anlatamadığımız için anlatma çabasının yoğun olarak sürdürüldüğü bir dönem” biçiminde açıklanabilir.Ergenlik döneminin temel özeliklerinden biri olan güvensizlik, ergenin atılgan , gösterişçi yada çekingen bir birey olmasına yol açabilir. Bu evrede ergen, başkalarının kendisi hakkında verecekleri yargıla konusunda aşırı derce de duyarlıdır. (Yavuzer, 1998; Pryor ve diğ.1996)
Erikson' a göre bu dönem ergenin kimlik arayışı dönemidir ve ergen farklı yol ve davranışları deneyerek kendisi için bir kimlik oluşturmaya çalışmaktadır. Çoğu kültür ve bilim adamından da ergenin bu döneminde farklı davranışlarını deneyebileceğini ilişki bir beklenti vardır. (Cloutier, 1997; Erikson, 1984)
Ergenlikte Kimlik Karmaşası
Kimlik karmaşasına giren gençler, kendilerine belli bir yön veremeyen bir yerde kök salamayan gençlerdir. Erikson kimlik karmaşasını yaşayan genci şöyle tanımlar: İnsanlara yaklaşma ve sıkı ilişkiler kurmada başarısızlık gösterir ve bunun sonucu yalnızlık çeker. Uygun olmayan rasgele kişilerle arkadaşlık eder. Çalışamama, kendini bir işe verememe, dikkatini toplama güçlüğü belirgindir. Yarışmadan kaçar ve yeteneklerine uymayan işlerde kendini tüketir. Ailenin ve toplumun onaylamadığı rollere girer. Ters yada olumsuz kimliğe bürünür.
Kimlik karmaşasında kurtulmak için gençler değişik yollara sapabilirler. Şiddet eylemcileri, teröristler bunlara örnek gösterilebilir. (Yörükoğlu, 1989; Lotz ve diğ. 1985; Erikson, 1984)
Toplumsallaşma süreci gençlerin toplumun uyumlu bir üyesi olmalarına katkıda bulunur. Bu süreçte başarılı olunursa, gençlerin toplum içinde yer alması sağlayacak güdülenmeyi ve sorumluluğu kazanmaları sağlanmış olacaktır. (Bortner, 1988; Dukes ve diğ. 1997)

İstanbul Pedagog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!