Enfeksiyon Hastalıkları, ülkemizde ve tüm dünyada en sık görülen hastalık grubunu oluşturmaktadır. Enfeksiyon, mikroorganizmaların insan vücuduna girdikten sonra, üreyip çoğalarak, istenmeyen belirtiler ve/veya hastalıklar oluşturmasıdır.Bu mikroorganizmalar bakteri, virüs, mantar ve parazitlerdir. Enfeksiyon hastalıklarının belirti ve bulguları çok farklı olabilmektedir. Ateş, üşüme, titreme, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, ağrı, bulantı, kusma gibi genel şikayetlere ek olarak etkenin cinsine ve enfeksiyonun yerine bağlı olarak gelişen spesifik belirti ve bulgular; ishal, kabızlık, eklem ağrıları, vücutta döküntüler ve kızarıklıklar, öksürük, sarılık, bilinç bozuklukları olarak sıralanabilir.

Mikroorganizmaların, tüm canlılar gibi uygun ortamlar bulduklarında beslenerek çoğaldıklarını, toprak, hava, insan vücudu ve tüm çevremizde yer aldıklarını biliyoruz. Bu mikroorganizmaları yok etmek için sterilizasyon veya dezenfeksiyon işlemleri uygulanmaktadır.

Bir maddenin üzerinde veya içinde bulunan tüm mikroorganizmalardan arındırılma işlemine sterilizasyon denir. Bu işlem sonrasında hastalık yapan ve yapmayan tüm mikroorganizmalar öldürülmektedir. Dezenfeksiyonise insanlarda hastalık yapma özelliği olan mikroorganizmaların uzaklaştırma işlemidir. Bu işlem geniş bir aralığı ifade eder. Dezenfeksiyon işleminde kullanılan ısı, sterilizasyon derecesine yakınlıkta yapıldığında yüksek düzeyde dezenfeksiyon, mikroorganizmaların hastalık yapıcı ve dış çevre koşullarına dirençsiz şekillerinin öldürüldüğü şekilde yapılırsa düşük düzeyde dezenfeksiyon işlemi olarak adlandırılmaktadır. Bunların arasında kalacak etkinlikte yapılan işlem ise orta düzeyde dezenfeksiyondur. Yüksek düzeyli dezenfeksiyon işlemi için genellikle daha konsantre dezenfektan maddeler, uzun süre uygulanarak yapılır. Dezenfeksiyon işleminde kullanılan maddelere dezenfektan denir. Bunlar genellikle kimyasal maddelerdir. Bugün bir çok kimyasal dezenfektan madde kullanılmaktadır. Deri gibi canlı dokular üzerine uygulanan dezenfeksiyon işlemine iseantisepsidenilmektedir. Bir ortam mikrop içeriyorsa septik, içermiyorsa aseptik ortak olarak tanımlanır. Ameliyat gibi tıbbi girişimler aseptik ortamlarda yapılır. Dezenfeksiyon ve antisepsi daha çok kimyasal maddelerle yapılır. Kimyasal maddelerin mikroorganizmalar üzerine öldürücü veya üremeyi durdurucu özelliklerini etkileyen çeşitli faktörler vardır.

Pastörizasyon, genellikle sütlere ve süt ürünlerine uygulanan bir işlemdir. Bu işlemde süt özel yöntemlerle dezenfekte edilir. Bu amaçla uygun ısı ve sürede ısıtılan süt ve süt ürünleri ile insanlara geçebilen bruselloz, salmonelloz ve tüberküloz gibi enfeksiyonlar önlenmiş olur. Pastörize edilmiş sütte ölmeyen saprofit mikroplar zamanla üreyerek sütün bozulmasına (kesilmesine) neden olurlar. Bu yüzden pastörize sütler en geç 2 gün içinde tüketilmelidir. Kullanım kolaylığı açısından pastörize sütler yerine steril sütler de tüketime sunulmaktadır.

Dezenfeksiyonun Tarihçesi: Mikroorganizmalar insanlar tarafından bilinmeden ve bunları ortadan kaldırma düşüncesi olmadan önce, deneme yanılma yoluyla buldukları yöntemleri kullanarak besinlerin mikroorganizmalar tarafından bozulmalarını önleyici çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir. Bu yöntemleri besinlerin ısıtılması, tütsülenmesi, tuzlanması ve baharat ilave edilmesi olarak sayabiliriz. Temizlik, beslenme, insan ve hayvan atık maddelerinden sakınmaya ilişkin öneriler, çeşitli din kitaplarında yer almaktadır. Mumyalama, tütsüleme, içme sularının kaynatılması, hayvan pisliklerinin gömülmesi, temas ile hastalıkların geçebileceği bilgisi, ellerin dezenfeksiyonu işlemleri tarihsel gelişim içinde izlenmektedir. Sterilizasyon ve dezenfeksiyon konularındaki yöntemler 1800'lü yıllarda gelişme kaydetmiştir. Koch, Pasteur, Lister, Chamberland ve Tyndall sterilizasyon konusunda çalışan ve uygulama yapan bilim adamlarıdır. İlk bulunan dezenfektanların daha etkin ve daha az yan etkilere sahip olanlarını geliştirebilmek için yoğun çabalar sarf edilmiş ve birçok dezenfektan madde kullanıma sunulmuştur.

Vücut dezenfeksiyonunun ilk ve en önemli basamağı el dezenfeksiyonudur.

Direkt temas, bakterilerin nakledilmesinde çok önemli bir yer tutar. Direkt temas ile bulaşmada en önemli yol ise ellerdir. Uygun bir el temizliği bu konuda ciddi bir önlem olmaktadır. Ellerden alınan örneklerde, lavabo, musluk, kapı kolu, sabun ve kullanılan dezenfektan sıvılarda yapılan mikrobiyolojik incelemelerde bakteriler üretilebilmektedir. Tuvalet ve tuvalet sonrası temizlenme alışkanlıkları da ayrıca ellerin mikrop florasını önemli ölçüde etkilemektedir.

Ellerin dezenfeksiyonu için su ve sabunla dikkatlice yapılan bir el temizliği genellikle yeterli olmaktadır. Katı sabunların çok kişi tarafından ellenmesi nedeniyle, sıvı sabun kullanımı daha sağlıklı olmaktadır. Günlük hayatta ellerin dezenfeksiyonu için 15 saniye eller ovuşturularak sabunlamak yeterlidir. Bu işlem kir, yağ, hücre döküntüleri ile birlikte bakterilerin de uzaklaştırılmasını sağlar. Doğrudan hastalarla ilişkisi olan sağlık personelinin el yıkamasında dezenfektanlı sabunlar kullanması daha etkili olmaktadır.

Hastayla ilişkili kişilerin herhangi bir işlem ya da yaklaşım öncesi ve sonrasında ellerini sabunlaması gerekir. Hastanede çalışan bir hemşire örnek alınırsa, göreve başlamadan önce, hastaya temas veya girişim öncesi ve sonrası, tuvalet sonrası, yemekten önce, özel bakım servislere girerken ve çıktıktan sonra, görevden ayrılırken mutlaka ellerini yıkamalıdır. Cerrahi girişimlerden önceki temizlik ise ayrı kurallar gerektirir.

Su kesintileri yaşandığında ev koşullarında suların dezenfeksiyonu için kolayca uygulanabilecek yöntemler; klor tableti kullanımından kaynatmaya kadar farklı yöntemleri içermektedir. Bu yöntemlerden en eskisi ve en basiti kaynatmadır. Genellikleküçük çocukların içecekleri suyun ve içme suyunun elde edilmesinde yararlanılabilir. Bu su lezzetsiz bir sudur. Bu nedenle kaptan kaba boşaltılarak içerisine eriyik halinde CO2ve O2gazlarının girmesi sağlanır. Böylece suyun lezzeti sağlanmış olur.

Bir diğer önemli nokta ise, Dezenfeksiyon işleminden önce mutlaka mekanik temizlik yapılması gerekliliğidir. Aksi takdirde dezenfeksiyon işlemi etkin olmayacaktır. Dezenfeksiyon işleminde kullanılan maddeler temizlik malzemesi değildir ve bu amaçla kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Kimyasal dezenfektanlar doğru olarak kullanıldığında dezenfeksiyon işlemi için kullanılan en değerli maddelerdir. Bu amacın dışına çıkıldığında bu iş için sarf edilen zaman ve para boşa gitmiş olacaktır. Ayrıca belirtilen yoğunluğun üzerinde kullanıldıklarında insan sağlığıyla ilgili sakıncalar ortaya çıkar. Örneğin su dezenfeksiyonunun daha etkin olması için suya daha fazla klor katılması yanlış bir uygulama olup ek problemlere yol açabilmektedir.


İstanbul Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!