Rahim içi çeperlerini (endometrium) döşeyen dokunun rahim dışında başka yerlerde bulunmasına endometriozis adı verilir. En sık oluştuğu yerler yumurtalıklar ve rahim etrafındaki karın içi zarı (periton) dır. Endometriozis karın zarında ufak (1-3mm) bir odak şeklinde olabileceği gibi 10cm’yi aşan yumurtalık kistleri oluşumuna ve genital organların birbirine ve hatta bağırsaklara yapışmasına kadar giden tablolar yapabilir. Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık %5-7 sinde görülür. Kesin sebebi bilinmemekle beraber en çok kabul gören teori mensturasyon sırasında kopan endometrial parçanın tüpten geriye doğru giderek karın boşluğuna gelmesi ve burada çoğalmasıdır. Kan ve lenf damarları ile uzak yayılımlar olabilir. Endometriozis %1 vakada akciğer, bağırsak, kas içinde, sinir siteminde bile bulunabilir. Hastanın birinci dereceden akrabasında endometriozis olması, riski 7 kat artırır.

Etkilenmiş kadınlarda kasık ağrısı, adet ağrısının artışı, cinsel ilişkide ağrı ve gebe kalmada zorluk öyküsü sık görülen bulgulardır. Hastalarda mide-bağırsak şikayetleri bulunabilir.

Ağrının şekli yıllar geçtikçe artan adet ağrısı şeklindedir. Hastalığın şiddeti ile ağrının şiddeti arasında uyum yoktur. Çok yaygın hastalığı olanlarda bazen hiç ağrı şikayeti olmayabilir. İlişkide ağrı derin implantları ve yapışıklıkları düşündürür.

Endometriozis ile infertilite (kısırlık) ilişkisi:

Endometriozis ile gebe kalmada bazen sorunlar yaşanabilir. Orta ve şiddetli endometriozis tüplerde tıkanıklık ya da yapışıklık yaparak tübal infertiliteye neden olur. Hafif endometriozisli vakalarda görülen kısırlık oranındaki artış ise tam açıklanamamaktadır. Normal kadınlarda aylık gebelik oranı %25 iken endometriozisli hastalarda %5-11 dolayındadır. Halen endometriozis ile kısırlık arasındaki nedenler tam açıklanamamıştır.

Hastalığın tanısı nasıl konur?

Klinik şikayetler hastalığı düşündürür, transvajinal ultrasonografide endometrioma kistleri (çukolata kistleri) %96 oranında tanı koydurur. Tomografi ya da MRI’nın üstünlüğü yoktur. Ca125 testi (kanda bulunan bir belirteç) bazı endometriozis vakarlında yüksek bulunur. Endometriozisin kesin tanısı ancak patolojik inceleme ile konulur. Çünkü bazen operasyon sırasında endometriozis tanısı konulan hastaların bir kısmında patolojik inceleme uyumlu olmamaktadır.

Endometriozis hastalığında EVRE ne demektir?

Evre 1-2-3-4, hastalığın minimal, hafif, orta ve şiddetli olmasına göre (yaygınlık ve pelviste yaptığı harabiyet) 4 evre üzerinden derecelendirilir.

Kendiliğinden geçer mi?

Endometriozis ilerleyici bir hastalıktır. Ancak hamilelikte geriler, ayrıca menopoz dönemi de hastalığın gerilediği bir dönemdir.

ENDOMETRİOZİSDE TEDAVİ:

1) TIBBİ TEDAVİ:

En çok kullanılan tıbbi tedavi yöntemi doğum kontrol haplarının SÜREKLİ (ara vermeden) kullanılmasıdır. Ara verilerek (normalde olduğu gibi) kullanımın endometriozisi baskıladığına dair kesin veriler yoktur.

3 aylık iğneler: Ağrıyı kesmede etkilidir. Ancak hamilelik arzulayan hastalarda kullanılamaz. Bulantı, kilo alımı ve kanama düzensizlikleri görülebilir.

Gonadotropin Releasing Hormon Aganistleri (GnRH aganist): Hastayı geçici bir süre (3-6 aylık) menopoza sokan bu iğnelerle endometriozisde gerileme sağlanabilir. Ancak menopoz şikayetleri ve kemik erimesi oluşması, tedaviden sonra hastalıkta ilerleme olması ve pahalı olması dezavantajlarıdır.

2) CERRAHİ TEDAVİ: Hastalığın operasyonla temizlenmesidir. Kapalı (laparaskopik) ya da açık cerrahi ile yapılabilir. Yüzeysel lezyonlar yakılarak tedavi edilebilir, yumurtalıktaki kistler ise aspire edilerek (içinin boşaltılması) ya da içi boşaltılıp iç çeperlerin yakılması ya da kistin tamamen çıkarılması ile tedavi edilir. Yapışıklıklar açılır ve genital sistem anatomisi eski haline getirilmeye çalışılır. Endometriozis de ağrının ilaçlarla kontrol edilememesi, 3cm’den büyük çukolata kistlerinin olması, kısırlık olması en önemli 3 operasyon nedenidir.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!