Gelişen dünyayla beraber her gün yeni bir stresle karşılaşıyoruz. Bitmek bilmeyen sınavlar, iyi bir iş bulma kaygısı, çocuğu hem iyi hem de bütçemize uygun bir okula yazdırabilecek miyiz düşüncesi, ev,araba kredisi ve buna benzer binlercesi.

Peki bu duygular karşısında metabolizmamız nasıl tepki veriyor? Doktorların her çeşit şikayetimizin nedeni olarak belirttiği stres tüm organlarımızı etkilerken yeme davranışımızı etkiliyor mu?

Doğal bir fizyolojik yanıt olarak vücudumuz bu olumsuz duygular ve stres karşısında tokluk hissine benzer şekilde yanıt vererek besin alımını azaltır ve iştah kaybına uğrar. Buna karşılık, olumsuz duygular karşısında besin alımında artış “emosyonel yeme” olarak adlandırılır.Bu durum açlık hissi nedeniyle, öğün zamanı geldiği için ya da sosyal gereklilik olduğu için değil sadeceduygulara cevaben ortaya çıktığı düşünülen yeme davranışıdır.

Emosyonel yemeyi etkileyen olumsuz duygular ve stres dışında başka faktörlerde var mıdır?

Emosyonel yeme davranışında annenin çocuk üzerine indirek bir etkisi vardır. Anne çocuğun duygularını regüle edebilmek ve kendi stresiyle başa çıkabilmek için çocuğu emosyonel yemeye yönlendirir.Bu nedenle annenin emosyonel yemesi dolaylı olarak çocuğa geçer.

Emosyonel yeme davranışının sıklıkla gizlice ve evde yapıldığı görülür.Ayrıca emosyonel yemenin, kilo kontrolü zayıf ve beden kütle indeksi yüksek kişilerde daha sık olduğu ve daha çok yağlı ve şekerli şeyler tükettikleri bulunmuştur.Ayrıca stres karşısında kadın ve erkeğin yeme davranışı farklı olup; kadınlar stres durumunda besin alımını artırırken, erkekler besin alımını azaltır.

Sonuç olarak bireylere duygularını kontrol etmeyi öğretirsek duygularını bastırmak için yemek yemeye yönelmezler.Özellikle çocukluklarından itibaren sağlıklı beslenme, düzenli bir hayat yaşamanın gerekliliği öğretilmelidir.Çocuklara sağlıklı beslenmenin olduğu, özellikle annenin sağlıklı beslendiği bir ortam sağlanmalıdır.

Dyt.Hamiyet MIHCI


Ankara Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!