Son zamanların modası haline gelen egzersiz aktiviteleri oldukça yaygınlaşmaya başladığından beri, her an her yerde bu konu ile ilgili medyatik haberlerle sıkça karşılaşır olduk.
Ben de “Egzersiz ilaçtır.” sloganıyla yola çıkan bir grup aktivistin öncülüğünde yürütülen “Harekete liderlik et.” programının gönüllülerinden biriyim. Bu programın farkındalığı sayesinde konu ile ilgili hatırı sayılır tıbbi dokumanı da inceleme şansına erişmiş oldum.
Son zamanlarda tıbbın ulaştığı bilgi düzeyi neticesinde yapılan araştırmalar hastalıkların altında yatan nedenin çok faktörlü olduğunu ortaya koymaya başladı. Bu faktörlerin biri de “inflamatuvar süreç” diye nitelendirdiğimiz bir kısır döngünün devreye giriyor olmasıdır. Sitogenetik araştırmalar, kronik hastalıkların oluşumunda inflamatuvar sürecin en önemli rolü üslendiğine dair kanıtların oldukça fazla olduğunu göstermektedir.
Günümüzde egzersiz ile ilgili yapılan kanıt değeri güvenilir çalışmalar; söz konusu olan bu inflamatuvar sürecin geri döndürülebileceğini iddia etmektedirler. Yani egzersizin etkisiyle sadece hastalığın ilerleyişini durdurmakla kalmıyorsunuz, aynı zamanda meydana gelmiş olan tahribatı da geriye döndürebiliyorsunuz.
Bu kadar önemli bir eylemin elbette ki yararlarının yanında, dikkatli olunması gereken özellikleri de mevcuttur.
O halde sorulması gereken soru “Nasıl ve ne kadar egzersiz?” şeklinde olmalıdır.
Genel prensip olarak egzersiz; aerobik aktivite, kuvvetlendirme ve ağırlık aktiviteleri ile denge ve germe aktiviteleri şeklinde üç gruba ayrılmaktadır. Özellikle biz hekimlerin herkese önerdiği aktivite; organizmayı aşırı zorlamayan ve stres yaratmayan aerobik olarak tanımlanan yürüme, bisiklet, yüzme ve tenis gibi aktivitelerdir. İlave olarak söz konusu aktivitelerin bireyin yaşı, kilosu ve var olan sağlık sorunlarına göre hafif ya da orta şiddette ayarlanmasının, bir hekim tarafından kontrol edilmesi daha doğrudur.
“Ne kadar egzersiz?” sorusuna gelirsek, haftada en az beş gün ve 150 dakika olmak üzere, düzenli olarak her gün, en az 30 dakika şeklinde ayarlanmalıdır. Egzersizin, sabahın ilerleyen saatlerinde yapılmasının da önemi; günün o saatlerinde hava sıcaklığının ve neminin en uygun saatler olması dolayısıyladır.
Sağlıklı yaşam için tıbbı profesyonellerin danışmanlığında yapılan egzersizin sağladığı faydalar uzun bir liste oluşturmaktadır.
Etkinliğine dair ciddi kanıtların ortaya konulduğu bir eylemin, ilaç olarak tanımlanması şaşkınlık yaratmamalıdır.
İşte bu yüzden “Egzersiz ilaçtır.” demek durumundayız.


İstanbul Aile Hekimliği uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!