Dondurmaya yakından bakalım
Dondurmaya yakından bakalım

Bir top dondurma yesem diyetimi bozar mıyım? Light olanından mı yesem? Yoksa meyveli olanlar daha mı masum? diye bir sürü soru yaz gelirken kafaları karıştırır. Dondurma, dünyanın en sevilen tatlılarından biridir. Günümüzde büyük küçük herkesin damak zevkine hitap edecek çeşit çeşit dondurmalar üretilmektedir.

Yazın vazgeçilmez serinletici tatlısı olan dondurmanın tarihsel geçmişine kısaca göz atacak olursak; İlk ticari üretimi 1851′de Jacop Fussell tarafından Baltimore’da yapılmaya başlanmıştır. Yemekten zevk aldığımız çıtır çıtır kornetler ise 1876 yılında New York’ta İtalyan asıllı Amerikalı Italo Marchioni tarafından üretilmiştir. O dönemden günümüze kadar gelişen teknolojiyle birlikte dondurma çeşitliliğinde sınır tanınmamıştır ve üreticiler dondurmayı biz tüketicilerin beğenisine sunmuştur.
Uzun süren yaz sıcakları dondurmaya olan ilgiyi daha da arttırmaktadır. Modern teknolojilerde üretim yapan firmalar dondurmayı sadece yaz tatlısı olarak görmeyip, her mevsim tüketicilerin beğenisine sunmaktadırlar.Yapılan istatistiklere göre dünya genelinde, kişi başına düşen yıllık dondurma tüketimi, ABD’de 24 Lt., Avrupa’da 15 Lt., Türkiye’de ise sadece 1,5 Lt. düzeyindedir. Bu oranlardan da anlaşılacağı gibi ülkemizde ki dondurma tüketimi alt seviyelerdedir.

Günümüzde çeşit çeşit dondurmalar üretilmektedir. Ama ‘Sade Dondurma’, Dünyada en fazla üretilen çeşit ünvanını hala korumaktadır. Bunun dışında dondurmanın lezzetine lezzet katmak ve istenirliği arttırmak için; çikolata, kurabiye, meyve ve meyve parçacıkları, fındık, fıstık ve ceviz gibi kuruyemişlerle çeşitlendirilmiş dondurmalar, yağı azaltılmış veya tamamen alınmış sütten yapılmış dondurmalar, süt yağları yerine bitkisel veya diğer hayvansal yağlardan yararlanarak hazırlanmış dondurmalar, kalp damar ve şeker hastaları için özel formülle edilmiş dondurmalar ve hemen tüketilmesi gereken yumuşak dondurmalar da piyasada yer almaktadır.
Dondurmanın yapım aşamasında; süt, sütün yağsız kuru maddesi, şeker, glikoz şurubu gibi tatlılık verici maddeler, stabilizatör, emülgatör, bitkisel yağ ve/veya süt yağı, çeşidine göre çikolata, kakao, meyve, fındık/fıstık, karamel gibi besinler, sahlep, doğal ve doğala özdeş aromalar kullanılmaktadır.

Sadece lezzeti için tükettiğimiz dondurmanın besin değeri hakkında bilginiz var mı?
Dondurma, besin değeri yüksek bir tatlıdır. İçeriğinde; protein ve karbonhidratın yanı sıra A, B, C, D, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller bulunur. Diğer tatlılarla karşılaştırıldığında daha besleyici bir seçimdir. Dondurmanın kalori değerini, un ve şekerden yapılan diğer hamurlu tatlılara oranla çok daha düşüktür. 100 gram sütlü dondurma yaklaşık 190 kalori içerir. Normal bir külah ise yaklaşık 20 kaloridir. 100 gram sütlü dondurmada ortalama 148 mg kalsiyum, 115 mg fosfor, 63 mg sodyum, 181 mg potasyum, 0.1 mg demir, 440 IU A vitamini, 0.21 mg E vitamini, 0.21 mg B2 vitamini ve 0.1 mg niacin vardır.

Kilo kontrolüne önem veriyorsanız light olarak üretilen dondurmaları tercih edebilirsiniz. Böylece yağı ve şekeri azaltılmış, çok daha düşük kalorili bir seçim yapmış olursunuz. Fakat nasıl olsa light dondurma tüketiyorum diye, üstüne karamel veya çikolata sos, krema, fındık yada fıstık parçacıkları eklettirirseniz. Masum gözüken dondurmanızın kalorisini en az 75- 100 kalori artacaktır.

Dondurma özellikle çocuklar için de önemli bir besin kaynağıdır. Yoğun süt içeriği nedeniyle çocuğun büyüme ve gelişimine de destek olmaktadır. Dondurma, süt ile kıyaslandığında; karbonhidrat, yağ, protein ve enerji bakımından sütten daha zengindir. 100 gramındaki kalsiyum oranı sütten daha yüksektir. Bu nedenle çocukların yaz aylarında kalsiyum gereksinmelerini dondurma ile karşılamak mümkündür.
Dondurma tüketilirken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri ise;
Dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanıp hazırlamamasıdır. Süt mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Kolay bozulur ve sağlık için tehlikeli bir duruma gelir. Bu nedenle dondurmaların mutlaka pastörize sütten yapılmış olması gerekmektedir. Hijyenik koşullarda üretilmemiş veya saklanmamış dondurmalarda Salmonella riski doğabilmektedir. Ayrıca güvenilir olmayan yerlerden veya sokak satıcılarından alınan dondurmalara da dikkatli yaklaşılmalıdır. Paketlemiş ve etiketlenmiş dondurmaların bulunduğu soğutucuların, yeterli soğuklukta ve çalışıyor olması da göz ardı edilmemelidir. Üretim sırasında Gıda Kodeksine uygun olan katkı ve renk vericilerin kullanılması, paketleme ve etiketlemelerin titizlikle yapılmış olması, üretim sonrası dağıtımda da soğuk zincire uyulması büyük önem taşımaktadır.

Sağlıklı beslenme, yeterli ve dengeli beslenme anlamına gelmektedir. Eğer yeterli ve dengeli beslenip, egzersize gereken önemi veriyorsanız dondurma tüketiminde hiçbir sorun yoktur. Dondurma haftada 2-3 kez günlük diyete eklenebilir. Burada önemli olan tüketilen besinlerin sıklığı ve miktarının ayarlanarak günlük diyete konmasıdır.
2 top light dondurma= 1 porsiyon meyve
3 top normal (sade) dondurma= 1 dilim ekmek+ 1 su bardağı süt+ 1 porsiyon meyveye eşdeğerdir.

Formuna dikkat edenler!!!
Unutmayın; Lezzet arttıkça buna bağlı olarak kalori ve yağ oranı da artmaktadır. Dondurma almadan önce etiket bilgilerini okumayı unutmayın. Meyveli ve sütlü olanlar genelde daha düşük yağa sahiptirler, yine de seçim sizin…

Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak

Moso Diyet ve Beslenme Danışmanlığı


İstanbul Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!