Daha önce sezaryen ile doğum yaptıysanız; bir sonraki doğum için, size özel tıbbi durumunuz ve doktorunuzla beraber, olanaklara ve risk-yarar oranınıza göre karar verebileceğiniz iki doğum şekli seçeneğiniz var;

Tekrar, “planlanmış sezaryen doğum yapabilirsiniz

Sezaryen Sonrası Normal (vajinal) Doğum (SSVD) yapabilirsiniz.

Eskiden “Bir kere sezaryen eşittir hep sezaryen” kuralımız vardı. Bu daha önce sezaryenle doğum yapmış bir kadının, sonraki doğumları da sezaryenle gerçekleşmek zorunda anlamına gelirdi. Ama günümüzde, cerrahi tekniklerin değişmesi ve yapılan çalışmalarda, korkulan, rahmin yırtılması gibi olası risklerin düşünülenden daha az olduğunun tespit edilmesi, bu görüşü tekrar gözden geçirmemizi gerektirdi.

Ama önemli olan ve değişmeyen gerçek şu ki; az da olsa, “Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum” (SSVD), planlanmış sezaryene göre artmış bazı riskler taşımaktadır. Bu risklerin iyi yönetilebileceği, acil durumlarda, hem anne hem bebeğe gerekli tıbbi koşulların sağlanabileceği, iyi donanımlı bir hastane gibi şartlar sağlanmadıkça, normal doğumun denenmemesi gerekir.

SEZARYEN SONRASI VAJİNAL DOĞUMUN YARARLARI

Tekrar cerrahi bir işlem (sezaryen) yapılmaması, daha kısa sürede toparlanma ve günlük yaşama dönme, enfeksiyon riskinin ve kan kaybının azlığı olarak sayılabilir. Bunun yanında, çok sayıda çocuk sahibi olmayı planlayan çiftler için, tekrarlayan sezaryenin arttırdığı risklerden korunulmuş olunur. “Sezaryenle en fazla, 3-4… doğum yapılabilir” söyleminin açıklaması da şudur;

Tekrarlayan sezaryen sayısı arttıkça; komşu organlar olan, mesane ve barsak yaralanmaları, plasenta ile ilgili aşırı kanama ve kan kaybına hatta rahmin alınmasına kadar gidebilecek komplikasyonlar artar. Bu nedenle, her tekrarlayan sezaryen, ciddi riskler taşır.

SEZARYEN SONRASI VAJİNAL DOĞUMUN RİSKLERİ

En çok korkulan konu; rahim yırtılmasıdır. Bu şu anlama gelir; Sezaryen sırasında, rahme bir kesi uygulamak zorundayız. Bu kesi, dikildikten sonra, bir iyileşme periyoduna girer ve vücuttaki her yara iyileşmesi gibi, vücut bunu bir iyileşme dokusu (skar dokusu) oluşturarak sağlar. Bu skar dokusu ise, normal rahim dokusu kadar sağlam ve dayanıklı olamayabileceği için, bir sonraki doğumda, rahim kasılmaları (doğum sancıları) başladığında, yırtılma riski taşır. Çünkü, normal rahim kasları kadar güçlü olmadığından, şiddetli kasılmalara dayanamayabilir. Rahim yırtılma riski çok yüksek oranlarda olmamasına rağmen (% 0.5); oluşursa, hem anne hem bebek için hayati riskler taşır. Dolayısıyla, muayeneniz sonrasında, doktorunuz böyle bir riskin yüksek olduğunu düşünürse, asla normal doğum denenmemelidir.

KESİ TİPİ VE ÖNCEKİ SEZARYEN SEBEBİ

Hangi doğum şeklinin deneneceğinin kararında, daha önce yapılan sezaryende rahme uygulanmış olan kesinin tipi çok önemlidir. Eskiden, rahme, yukarıdan aşağı, dik bir kesi uygulanırdı, sezaryenlerde. Bu kesi, yırtılma riskinin en yüksek olduğu kesidir ve asla normal doğum denenmemelidir. Ama günümüzde genelde, rahmin alt kısmına yatay bir kesi uygulamaktayız. Bu kesi, yırtılma ihtimali en düşük olan kesidir. Bu nedenle, bulabilirseniz, önceki sezaryeninize ait hastane ve ameliyat kayıtlarınız çok önemlidir. Her ne kadar, doktorunuz, önceki kesi tipini muayeneyle anlayabilse de, neden sezaryen gerektiği konusunda, tıbbi kayıtlara ve sizin anlatımınıza ihtiyaç duyacaktır.

SEZARYEN SONRASI GEÇEN SÜRE

Kararda önemli olan bir diğer faktör de, iki doğum arasındaki süredir. Sezaryenle, ikinci doğum arasında, 12 aydan daha kısa bir zaman varsa, rahim yırtılması, annede ciddi komplikasyonlar oluşması ve kan nakli gerekmesi SSVD de 2-3 kat daha fazla görülür.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!