Stresin çevresinde gerçeğe uygun olmayan düşünceler dolaşmaktadır. Sorunlarımızı anlamamız ve gidermek üzere harekete geçmemiz için önce onlarla ilgili kuşkuları dağıtmamız gerekir. Şimdi onlardan bazılarını inceleyelim:

1. Yanlış: Stres Herkes İçin Aynıdır.
Stres herkes için farklıdır. Biri için stresli olan bir şey ya da durum, bir diğeri için öyle olmayabilir. Hepimiz strese farklı tepkiler veririz.

2. Yanlış: Stres Her Zaman Kötüdür.
Bu mantığa göre sıfır stres bizi mutlu ve sağlıklı yapar. Bu düşünce çok çok yanlıştır. Stresin insanla ilişkisi, tıpkı gerilmenin keman yayıyla olan ilişkisi gibidir. Gerilme az olursa çıkan melodi yavan ve törpü sesi gibi olur, aşırı olursa da müzik kulak tırmalar ya da tel kopar. Stres ölümün öpücüğü de olabilir, hayatın tuzu biberi de. Asıl konu, onu nasıl kontrol edebildiğinizle ilgilidir. Kontrol altındaki stres bizi verimli ve mutlu yapar, kontrol edilemeyen stres ise bize zarar verir, hatta öldürür.

3. Yanlış: Stres Her Yerdedir, Bu Konuda Bir Şey Yapamazsınız.
Doğru değil. Yaşamınızı, stresin sizi alt etmesine izin vermeyecek şekilde planlayabilirsiniz. Etkili planlamanın yolu, önceliklerinizi belirlemek ve ilk başta basit sorunlar üzerinde çalışıp, onları giderdikten sonra daha karmaşık olanlara yönelmekten geçer. Stres doğru yönetilmediğinde, öncelikleri belirlemek oldukça zordur. Tüm sorunlarınız eşit gibi görünür ve stres artık sizin için her yerdedir.

4. Yanlış: Stresi Azaltmanın En Etkin Yöntemleri En Bilinen Olanlardır.
Yine doğru değil. Evrensel stres azaltma teknikleri diye bir şey yoktur. Hepimiz farklıyız; yaşamlarımız farklı, içinde bulunduğumuz durumlar farklı ve verdiğimiz reaksiyonlar da farklı. Yalnızca kişiye özel hazırlanmış bir program yararlı olabilir.

5. Yanlış: Belirti Yoksa Stres de Yoktur.
Belirtilerin görülmemesi stresin olmadığını göstermez. Psikolojik ve fizyolojik sisteminizdeki gerginliği azaltabilmek için, ilaçların baskı altına alarak gizlediği belirtilere ihtiyacınız vardır.

6. Yanlış: Yalnızca Önemli Belirtilere Dikkat Etmek Gerekir.
Bu yaklaşıma göre, baş ağrısı ya da mide asidi gibi “ufak tefek” belirtiler göz ardı edilebilir. Oysa bu minik belirtiler, yaşamınızın kontrolünüzden çıktığının ilk göstergeleridir ve sizin stresi daha başarılı bir şekilde yönetmeniz gerektiğini hatırlatırlar.

İnsanların karşılaştıkları problemler küçük olsalar bile düşünceleriyle o problemi o kadar çok büyütürler ki adeta altında ezilir hale gelirler.

Aslında yaşanan her şeyin temelin de düşüncelerimize hakim olan olumlu ya da olumsuz duygular vardır. Yani düşüncenin gücüyle yaşadığımız problemleri aşmamız mümkündür.

Düşünüldüğünde kişiyi toparlayacak, kendine getirecek, problemiyle başa çıkabilecek gücü hissettiren olumlu düşünce türlerine bir birkaç örnek vermek istiyorum:

§Ufak şeyleri dert etmeyin.

§Sorunlarınıza olan bakış açınızı değiştirerek ilk adımı atabilirsiniz.

§Kusursuz olamayacağınızı kabullenin.

§Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın. Öyle olabilir.

§Öldüğünüz zaman bile yapılacak işler listeniz hâlâ dolu olacaktır.

§İçinde bulunduğunuz ânı yaşamayı öğrenin.

§Karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.

§Daha iyi bir dinleyici olun.

§Eleştirme isteğinizi bastırın.

§Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin.

§Bilmemenin verdiği rahatlığı duyun. Her şeyi bilmek zorunda değiliz ve engin bilgi denizinde zaten her şeyi öğrenemeyiz.

§Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın.

§Olumsuz düşüncelerinize yüz vermemeye çalışın.

§Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu olduğu unutulmamalı. Elbet sıkıntılar yaşanacak ama bunların sonsuz olmadığı unutulmamalıdır.

§Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı
düşünün.

§Duygulara kulak verilmeli; çünkü genelde bir şeyler söylemeye çalışırlar.

Değerlerimiz verdiğimiz kararlarda önemli rol oynar ve onlarda bir çatışma yaşadığımızda stres kaçınılmaz olur. Kendi değerlerinizi gözden geçirerek yaşamda sizin için nelerin önemli olduğunu (başarı, sağlık, aile, arkadaşlık, kendine saygı, özgürlük, vb.) düşünün.

Sevgi dolu yuvanızda ailenizle neşeli, mutlu ve huzurlu anlar geçirmeniz dileğiyle…


Ankara Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!