Doğru bilinen yanlış diyetler !!!
Doğru bilinen yanlış diyetler !!!

Günümüzde artık her yerden, medya dan, televizyondan, komşularımızdan yeni diyetler duyuyoruz. Bu diyetler özellikle beslenme alışkanlıklarını değiştirmeyi göze alamayanlar için oldukça cazip. Diyetlerin etkisiz olduğu bilinse de kilo verme düşüncesi bir daha denenmesine yol açıyor. Peki Sonuç?? Boşa harcanan paralar, tekrar hatta fazlasıyla alınan kilolar, başarısızlık hissi ve bazen de sağlığımıza verdiğimiz zararlar..

  • Aç kalarak yapılan diyetler

Diyet denince akla hep aç kalmak geliyor..Kilo verme planlandığında aç kalmak hep iyi bir başlangıç olarak görünür. Ancak aç kalınması vücudun normal işlevini göstermesi için gerekli enerji ve besin öğelerinin karşılanmasında yetersiz kalıyor. Hızlı kilo kaybı çoğunlukla kas ve su kaybı ile sağlanır. Bu durumda beraberinde halsizlik, yorgunluk hatta uyku problemlerini getirir.

Bunun yanı sıra aç kalmanın vücuttan toksik maddeleri attığı gibi bir düşünce de vardır. Aksine vücutta yeterli KH alınmadığı için enerji gereksinimi karşılanamadığından keton cisimcikleri olarak bilinen kimyasallar oluşur, bu durumda başta böbreklerimiz olmak üzere sağlığımıza zarar verir.

  • Mucize diyetler

Çeşitlilikten uzak, tek bir besin veya besin grubu tüketilerek yapılan her lezzete ve tada uygun diyetler var. “Lahana diyeti, kiraz diyeti, greyfurt diyeti, Hollywood diyeti” gibi diyetler bilindiği gibi yağ yakımı sağlamasının aksine vücuttan su ve kas kaybına yol açarlar. Ayrıca bu diyetler kişiye beslenme alışkanlığı kazandırmaz.

  • Yüksek Proteinli Diyetler

Bilindiği gibi, protein içeriği yüksek diyetler kas geliştirme ve yağ yakma üzerine etkili değildir. Sadece düzenli fiziksel aktivite ve çalışma kas gücünü geliştirir. Et, tavuk, balık, peynir, süt, yumurta gibi proteinli besinlerin fazla alınması durumunda bazı vitamin ve mineraller karbonhidrat ve posa alımları yetersiz kalacaktır. Özellikle karbonhidrat miktarının yetersiz alınması durumunda vücut için gerekli olan enerjisi sağlanamayacaktır.

Bunun yanı sıra yüksek proteinli diyetlerde diyetin yağ ve kalori içeriğine bağlı olarak kolesterol değeri yükselir ve aynı zamanda karaciğere ve böbreğe de yük getirebilir, bu tip diyetlerde sağlıklı beslenme için iyi bir tercih olmayacaktır.

  • Düşük kalorili diyetler

Bu tip diyetlerde genelde vücut tarafından emilemediği için çok az kalori vermesi ve tokluk hissini artırması nedeniyle sebze baklagil,meyve ve tam tahıl ürünleri gibi posa açısından zengin besinler tercih ediliyor. Yüksek posa içeren diyetlerde protein yetersizliği görülebiliyor. Bunun yanı sıra eğer su alımına dikkat edilmezse kabızlık ve dehidratasyon gibi sorunlarla da karşılaşılabiliyor.

Kilo verme de posa açısından aşırıya kaçmamak gerek çünkü bu gibi besinler önce sıvı emilimini sağlayarak daha sonrada mideyi kaplayarak açlık hissini azaltırlar. Ancak sindirim yollarında tıkanıklığa ve sonrasında da bazı sorunlara yol açabilirler.


İstanbul Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!