Kilo vermek için elinizden geleni yapıyor ama bir türlü veremiyorsanız bir yerlerde yanlış yapıyorsunuz demektir. İşte o yanlışlar;

*Çok düşük kalorili beslenmek:

Bu şekilde diyet yapıp zayıflayacağını düşünenler çok fena yanılıyorlar çünkü vücut düşük kalorili beslenmeyi açlık metabolizması olarak algılar ve vermek istediğiniz yağları depolar. Kısa sürede kas ve sudan verilen kilolar uzun vadede fazlasıyla geri alınır.

*Öğün atlamak:

Ne kadar az tüketirsem o kadar kolay kilo veririm düşüncesiyle öğün atlamak (özellikle de kahvaltı) metabolizmayı yavaşlatır, konsantrasyon problemi yaşatır. Kan şekerindeki düzensizlik ile daha fazla açlık hissi yaşarsınız ve bir sonraki öğünde daha fazla tüketmenize neden olur. Ayrıca öğünlerin düzenli olması metabolizmayı % 30 hızlandırır.

*Ara öğün yapmamak:

Ara öğün yapmak mideyi dolu tutarak bir sonraki öğünde fazla ve hızlı yemeyi engellemektedir. Ayrıca metabolizmayı da hızlandırıcı etkiler göstermektedir. Aksi takdirde azı ile yetinen metabolizma biraz fazla yenilmesi durumunda depolama eğilimine başlayacaktır.

*Su yerine çay/kahve/light içecekler tüketmek:

Günde 2-2.5 litre su içmemiz gerektiğini hepimiz biliyoruz ama çay/kahve tüketiminin artmasıyla hem içmeyi unutuyoruz hem de çay/kahveden de su alıyorum düşüncesiyle tüketmiyoruz. Ancak çay, kahve, gazlı içecek vb idrar söktürücü özellikler taşıdığı için suyun yerini tutmamaktadır.

*Az kalorili besinlerde çok kalorili soslar kullanmak:

Dışarıda tükettiğiniz öğünlerde salata tercih ederek diyete sadık kaldığınızı düşünebilirsiniz. Ancak kullandığınız soslar ile ana yemekten daha kalorili salatalar tüketebilirsiniz. Kremalı, mayonezli, İtalyan/Sezar gibi soslardan uzak durun.

*Etiket okumamak:

Yağsız diye reklamı yapılan bir ürünün şekersiz olduğu anlamına da geldiği düşünülmemelidir. Ya da 0 kalorili light içecekler ne de olsa kalorisiz diye lıkır lıkır içilmemelidir. Çünkü bu daha fazla acıkıp daha çok tüketmenize neden oluyor. Yapılan bazı araştırmalara göre, diyet içeceklerin içeriğinde bulunan tatlandırıcılar, şeker tadı verdikleri için pankreasta insülin salınımına yol açıyor. Ancak ortada kanı yükseltecek şeker bulunmadığı için, iki saat sonra kan şekeri hızla düşmeye başlıyor. Bu da acıkma, tatlı isteği ve yorgunluğa sebep oluyor. Bu nedenle araştırmaların sonunda, diyet içecek tüketenlerin daha fazla kilo aldığı ortaya çıkmıştır.

*Ekmeği kesmek:

Diyet yapmayı karbonhidrat tüketmemek zannederek başta ekmek olmak üzere tüm karbonhidrat kaynaklarını keserek sağlıklı kilo verilmez. İhtiyacınız olan karbonhidratı glikojen deposu ve kandaki şeker bitince kas içerisindeki karbonhidrattan kullanmaya başlar, bu da kas kaybı anlamına gelir ve vücut beraberinde su kaybeder. Yani diyette karbonhidratı kesen kimse tartıdaki sonucu görünce kilo verdiği yanılgısına düşer ancak gerçek olan vücudun kaybettiği yağ değil, kas ve sudur.

*Yağsız beslenmek:

Yağ tüketimini azaltmak mantıklı olabilir ama yağsız beslenmek yağda eriyen A-D-E-K vitaminlerinin emilimini bozar bu da gece körlüğü, raşitizm ve kanamalara neden olur, bağırsakların çalışmasını yavaşlatacağından kabızlığa neden olur, beyin gelişimini olumsuz etkiler, cinsiyet hormonlarının metabolizmasını bozar, doygunluk sağlanmadığından iştahın artmasına neden olur.

*Tek çeşit besinlerle beslenmek:

Kalorisi az olduğu için her öğünde sebze/meyve tüketmek ya da protein ağırlıklı beslenmek vücudun ihtiyacı olan makro ve mikro besin öğelerini karşılamaya hiçbir zaman yetmez. Bu yöntemle başlangıçta biraz kilo verdiğinizi görseniz de, bir süre sonra su ve kas kaybı yaşanacağı için vücuttaki yağ oranı da artmaya başlayacak. Protein, yağ ve karbonhidratı dengeli alacak şekilde beslenin.

*Bitki çayları ile zayıflamaya çalışmak:

Bilinçsizce içilen bitkisel çaylar vücuttaki suyu atma ve bağırsak hareketlerini hızlandırma gibi süreçler oluşturarak tartıda geçici yanılgılara sebep olabilir. Üstelik bitkisel de olsa bu tip çayların bilinçsizce ve fazla tüketimi; karaciğerde toksik etki, kalp ritminde düzensizlik, tansiyonda ani değişimler, böbreklerde hasar ve vücuttan aşırı su atımı gibi ciddi zararlara yol açabilir.

*Aşırı spor yapmak:

Yeterli enerji ve protein almadan, spor öncesi ve sonrası öğünler belirlemeden bilinçsizce ve uzun saatler yapılan spor; kas kayıplarına ve metabolizmanızın yavaşlamasına neden olur. Diyet yapmadan aşırı tüketimleri aşırı spor ile dengelemeye çalışmak da oldukça yanlıştır.

*Sağlıklı yağları aşırı kullanmak:

Sağlıklı yağların başında zeytinyağı gelir. Ancak sağlıklı olması kalorisini azaltmaz tüm yağların 1 gramı 9 kalori enerji içerir. Bu yüzden tüketiminde aşırıya kaçmamak gerekir.

*Her gün tartılmak:

Diyet programı uygulayan birçok insanın yaptığı en büyük yanlış her gün tartılmaktır. İlk bakışta kişinin kendisini kontrol etmesini sağlıyor gibi gözükse de, her gün hatta her yemek sonrası tartılmak motivasyonunuzu düşürebilecek en önemli unsurdur. Çünkü gün içinde vücudumuzda değişimler meydana geliyor. Ödem artışı ve kabızlık gibi durumlar toplam kiloyu etkileyebildiği için, tartıya çıktığınızda kendinizi kilo almış olarak da görebilirsiniz. İdeali; haftada bir gün, aynı kıyafetlerle, aynı baskülde, sabah aç karına, dışkılama sonrası tartmak ve ağırlığı bir kenara kaydetmektir.

*Popüler diyetleri uygulamak:

Popüler diyetler uygulayarak kısa sürede kilo verebilirsiniz ancak size uygun olarak düzenlenmediğinden uzun süre uygulayamazsınız ve diyeti bırakarak daha fazla kilo almaya başlarsınız. Kısa süre içinde vermiş olduğunuz kilolar da kas ve su kaybıdır.

Beslenmeyle ilgisi olsun veya olmasın herkesin bu konuda söyleyecek bir lafı vardır. Ancak beslenme bir bilimdir ve kişiye özeldir. Siz ona değil o size uymalı.


Bolu Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!