Periodontal hastalıklar ya da türkçeleştirilmiş şekli ile dişeti hastalıkları, diş köklerinin çevresindeki çene kemiğini eriterek dişetlerinin çekilmesi ve dişlerin sallanmasına (mobilite) neden olan çok ciddi bakteriyel enfeksiyonel hastalıklardır. Dişeti hastalıkları çok yaygındır. Yetişkinlerin %90'ında, çocukların %30'unda hastalığının çeşitli formları vardır. Toplumun %37'sinde şiddetli dişeti hastalığı görülmektedir. Çekilmek zorunda kalınan yetişkin dişlerinin %60'ında çekim nedeni çürük değil dişeti hastalığı olan periodontitistir.

Ayrıca periodontitis hastaları birçok tıbbi problem ile karşı karşıyadırlar. Dişeti enfeksiyonu (iltihap ) bulunması durumunda kalp hastalığı gelişme riski %168'e kadar yükselmektedir. Benzer olarak ölümcül (FATAL) Koroner Kalp hastalığı için de %50 daha fazla risk oluşturmaktadır. Felç riski %300 daha fazla ve kadınlarda erken doğum riski %700 oranındadır. Aynı şekilde diabet (şeker hastalığı) ve romatoit artrit risklerini de arttırmaktadır. Bununla birlikte aslında periodontitis gibi dişeti hastalıklarının ilerleyişi önlenebilir ve tedavi edilebilirdir.

Dişeti hastalığı ya da Periodontitis bir sefer oluştuktan sonra asla tam olarak giderilemeyen bir hastalıktır. Hastalığın ilerleyişi hasta- hekim işbirliği ile durdurulabilir. Buna rağmen periodontitisin tekrarlamayacağına dair bir garanti verilemez. Bunu diabet - şeker hastalığına benzetebiliriz. Nasıl ki bir diabet hastasının kan değerleri sürekli takip edilmek zorunluluğundaysa, bir periodontitis hastası da uzman hekimi tarafından hekiminin belirleyeceği aralıklar ile kontrol edilmelidir. Böylece periodontitits başlama veya tekrarlama riski gözlenen bölgeler için gerekli önlemler alınabilir. Bu kontrol programına uyulmadığı durumlarda hastalık müdahale edilemeyecek boyutlara ulaşabilir ve ne yazık ki dişlerimizi kaybedebiliriz.
Kontrol programında ya da idame tedavisinde yapılan işlemler; ilk hasta kabulünde alınan ağız içi bakım kriterleri, periodontal cep derinliği ve ataşman kaybı ölçümlerinin tekrarlanarak ilk durum ile karşılaştırılmasıdır. Böylece periodontitis oluşumu ve olası diş kaybı riski ortadan kaldırılmış olmaktadır. Kontrol programının, periodontitisin (başlangıç veya cerrahi) tedavisinin bile üstünde önemle takip edilmesi gereklidir. Periodontitis; ancak kontrol programına uyulursa tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Sağlıklı dişeti kanamaz. Periodontitis veya Gingivitis; Dişeti hastalıklarının en büyük belirtisi ise kanamadır. Çünkü bu rahatsızlıkların nerede ise tamamı ağrısız dolayısıyla da sinsidir. Dişeti kanaması alarm işareti olarak görülmeli ve bir an önce de “Dişeti Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı” olan bir doktor tarafından muayene ve tedavi edilmelidir. Ve uygun aralıklarla ömür boyu uzman hekim kontrolünde kalınmalıdır. Geç kalındığında ağızdaki dişler sallanmaya başlar; Bunlar yapacak pek bir şey kalmadığının habercisidir. Tüm dişler kaybedilebilir. Dişeti kanamasının üzerinde duralım ve gerekeni yapalım: İŞ İŞTEN GEÇMEDEN!

Dişlerimiz çürüdüğünde sıcak soğuk hassasiyeti ile başlayan ve gece uyutmayan ağrılara kadar varan birçok rahatsızlık hissederiz. Dişte oluşan enfeksiyon işte bu kadar açık bir şekilde kendini belli eder. Oysa dişeti tıpkı karaciğer rahatsızlığı gibi sinsidir, hiçbir ağrı sızı yaratmadan hızla ilerler. Hastalığın son fazında dişlerimiz sallanmaya başlayana kadar farkına varmamız nerede ise imkansızdır. Doktor arayışına girdiğimizde iş işten geçmiş olur. Buradan sonra bu dişler için yapılacak hiçbir şey kalmamıştır desek pek de yanlış olmaz.

Kanama, kızarıklık ve şişlik dişeti hastalığının çarpıcı belirtileridir. Dişeti hastalığında; çene kemiğinin erimesi sonucu dişlerin sallanmasına kadar geçen süreçte en rahatsız edici dolayısıyla da en dikkat çekici belirti kanamadır. Bu nedenle de dişeti kanaması çok ciddiye alınmalı ve görüldüğü anda takip edilerek doktora gidilmelidir.

Opr.Dr. Demet CAN
Periodontolog
Dişeti Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı


İzmir Genel Periodontoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!