Dişsizlik bireylerin hem fizyolojisi hem de psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler bırakır. Fiziksel olarak en önemli sorun hastanın besinleri iyi çiğneyememesi ve buna bağlı olarak sindirim problemleri ortaya çıkmasıdır. Ancak tam dişsizliğin psikolojik yönleri çok daha karmaşıktır ve hastalarda değişen düzeylerde etki gösterir.

Diş kaybının psikolojik etkileri;özellikle yeni ilişkilerde romantik durumların etkilenmesi, yapılan hareketli protezin kullanılamaması, konuşma sırasında zorluk çekilmesi, kişinin estetik görünümünden memnun olmaması, özgüven kaybı, sosyal temastan kaçınma... şeklinde sayılabilir.

Dişsiz bireyler için hem kendilerini dişsiz görmeleri onları etkilerken hem de başkalarının bu durumun farkında olmaları hastalar için ciddi bir travma oluşturabilir. Çünkü bireyler hangi yaşta olursa olsunlar estetik görünme kaygısı taşırlar ve dişsizlik veya diş eksikliği hastalarda estetik görüntünün bozulmasına neden olur.
Tam protezler birçok hastanın estetik gereksinimlerini karşılayabilmekle birlikte, sosyal yaşantılarının belirgin düzeyde etkilendiğini düşünen hastalarda vardır.
Hareketli protez kullananlarda tutuculuğun sağlanamaması ve protez uyumunun sürekli aynı şekilde sağlanamaması istenmeyen ve hastalarda rahatsızlığa neden olan durumların başında gelir.

Dişsiz hastalarda yapılan bir çalışmada hastaların %66'sının alt tam protezlerinden tatmin olmadıklarını belirtmişler. Bunun ilk nedeni de yetersiz tutuculuk nedeniyle oluşan ağrı ve rahatsızlıktır. Geçmişte yapılan araştırmalarda dişsiz hastaların sadece %80'inin her iki hareketli protezlerine alışıp kullanabildiklerini belirtmişlerdir. Bazı hastalar sıklıkla üst protez olmak üzere bir çenedeki protezlerini sürekli olarak kullanabilmektedirler. Bunlara ek olarak da hastaların yaklaşık olarak %7'si protezlerini hiç kullanmamaktadır. Protez kullanmayan bu hastalar genelde evden dışarı çıkmazlar, eğer çıkmak zorunda kalırlarsa dişleri olmadan insanlarla karşılaşıp konuşmak zorunda kalacakları için rahatsız olurlar.

Tam veya kısmi dişsizlik aynı zaman da hastaların konuşmayla ilgili problemler yaşamalarına da neden olur. Dişlerin olmaması veya eksik olması seslerin normal oluşamamasına ve hastanın konuşmasının anlaşılamamasına neden olur ki bu da yine hastaların sosyal ilişkilerini zedeleyen bir durumdur.

Hareketli protez kullanan dişsiz hastalar protezin çiğneme etkinliğinin gerçek dişlerine göre düşün olduğunu bildiklerinden birçok yemek türünden kaçındıklarını belirtiyorlar. Topluluk içinde rahat yemek yiyememe sonucu hastalar kendilerini soyutlanmış hissederler.

Dişsiz hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda, diş kayıplarının hastalarda bir arkadaş ölümü veya diğer organlardan birinin kaybı sonucuna benzer şekilde özgüven kaybı ile sonuçlandığı belirlenmiştir. Ve hastalarda bunun sonucu olarak da utanma veya yetersizlik hissine neden olduğu belirlenmiştir.

Piskolojik ve fizyolojik bu problemler diş hekimliği uygulamalarıyla estetik, güzel sonuçlar elde edilerek giderilebilir. Hareketli protez kullanıcılarının, tutuculuk eksikliği ve psikolojik olarak hala dişsiz olmaktan rahatsız olma riski bir sorundur. Ancak günümüzde implant uygulamalarıyla bu sorunlarda aşılabiliyor. Hastalar kendi dişlerine yakın rahatlıkta, estetik sonuçlara ulaşabiliyorlar.


Ankara Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!